
Zalim odur ki;
kendi yarım bilgisinin arkasından,
YARATAN’ın yarattığı kullarına,
kendinde büyüklük görerek,
yoldan çevirir.
Uğrunda YARATAN’a gidilir,
gidilirken CANLAR’a uğranır.

Zalime zulüm neşe verir,
yemini etse de dönüşü kolay gelir.
Onun için zalimden söz almaya değil,
ona söz vermeye çalışınız.

Halkına zulmeden şahın,
başı er geç düşer.
Her zulmün sonu, kahır ile biter.
Zalim olan, kendini kuvvetli görür.
ALLAH’ım güçsüze YARDIMCI OLUR.

Zalimde görülen zulüm,
alimden gelen ilim;
O’nun şerhidir.
Zulmün eğittiği, ALLAH’ımın öğüttüğüdür.
‘Zalimin hatası nedir?’ derseniz,
(Zalimliğe niyet kurması dendi) Elbet.
Zalim, kulundan değil mi?
O da kuludur.
Ne var ki,
zulmüne son verdiği yerde kulluğu başlar.
Unutmayın ki FİRAVUN,
HAZRETİ MUSA’ya babalık etti.
Babalık hakkından değil.
Onun zulmeti,
HAK YOLU’nu yanlış bilişindendi.