![]() ‘RAHMETİ bol olsun.’ dersen, zahmetine katlandın mı? ![]() YUYAN’ın aldığı; RAHMETİ’ni dilediğidir, zahmetine şikayetsiz katlandığıdır. ![]() Her kul, alıştığını diler. Ne var ki; alıştığını değil, bölüştüğünü bulur. Zahmeti değil, RAHMET’i dileyin. Zahmetin verdiğine katlanamayacaksan, yumuşak olmayı dile. Olumunu ALLAH’ım bilir. Katlanamayacak kulunu zahmete koymaz. Kulunun olmasın diye yalvardığını kuluna vermez. ![]() Dumansız gök ararsan, rahmetine yüz çevirmiş olursun. Zahmetin sefası, büyük olur, zulmetin cefasını zulmeden görür. ![]() Hiç bir zahmet, rahmetsiz kalmaz YUNUS ![]() Her şeyden elini çekmek, zahmet; ağacın gölgesinden almak, rahmet. ![]() RAHMET HAK'tan, zahmet kulundandır. Elbet her zahmet değerini bulur, değeri kadar RAHMETE nail olur. HACI BEKTAŞ ![]() Dost zahmete 'Rahmet.' der. KAYGUSUZ ![]() Her ânı bin RAHMET’tir, kul bilmezse zahmettir. ![]() “Atı yola süreceğim, buğday tarlasına gireceğim, sahibine soracağım; ‘RAHMET mi, zahmet mi?’ RAHMET olmasa zahmete gerek kalmazdı, zahmet rahmetsiz bilinmezdi. Öyleyse O verecek, ben bileceğim; O görecek, ben soracağım, böylece kulluğum ile övüneceğim.” dedi, YUNUS’um ![]() “...gördüğün her zahmette ‘Kötü!’ diye yorma!” dedi, EYYÜB’üm ![]() ne sağırda, ne körde, zahmet görmeyiniz. ALLAH’ım her zahmete RAHMET’ini ekler; kulundan, kulluk hizmetini bekler ![]() “...Sarılalım RABB’imin nasib ettiği RAHMET’e, geçelim getirdiği zahmete. Zahmette HİKMET vardır, gölgeni dağıtır, gönlünü eğitir, BÜTÜN’de yerini bildirir.” dedi, HACI BAYRAM ![]() “Değdiğim her çalıda, heybenin tozu kaldı; yerden göğe baktım da, aklımda RESULÜ’nün sözü kaldı. Dileyin de RABB’inizden RAHMET’ini, görürsünüz kaldırır üzerinden zahmetini.” dedi, EYYÜB’üm |