‘Elim neyi çizer?’ denir.
‘Kaderim’ dediğin, ona uyduğunu.
Bulmayı diliyor isek;
her avucumuzda yazılı olan gerçeği okumalıyız.
‘Yazılı olan nedir?’ denildi;
Kainatın, nokta ile verilen gerçeği…
Seyirden almak istiyor isen, kendine sor:
‘Aldığını verdin mi?
Bir avucunda olanı, ikiye böldün mü?
Elin ile, zengini fakiri sardın mı?
Öksüzün sırtını sıvadın mı?
Hastanın başına koydun mu?’
O el, senin gerçeğindir.
Avucumda okuduğum,
aklım ile dokuduğum,
bu düzende gelişecek
YEMEN’den aldık geldik,
dost bağını sorduk bulduk,
el aleme DOST’u dedik,
eldeki alemin sırrına güldük.
Açtığın avucunda RABB’imin ADI yazılıdır!
O’na O’nu şahit tutarsan,
elinde niyazına katarsan,
BİR’liğine katılırsın;
on parmağın onunu da açtığında,
on birinci sen olursun,
gönlün ile son bulursun.
|