![]() Ağaç sana şahitlik eder. ‘Burada biri vardı.’ der, o da nasip ise eğer. Kula şahadet edecek, ancak gönlüdür. ![]() Kuvvet elden değil, gönüldendir. Şahadet sözden değil, izdendir! ![]() Ses ile ÖZ, kayıttadır; hal ile ÖZ, şahitte. Şehadet, O'ndan sana, senden banadır. YUNUS ![]() RABB’in DOKSANDOKUZ İSMİ, ADEM’e nasip olmuş. S: (GARİB’e hitaben) Sen, ADEM’i nasıl yorumluyorsun? C: ADEM bütün İSİMLER’in gerçeğini bilmiş, biz ötesine gayret etmemişiz. S: Biz, ADEM’in bildiklerini bilmiyoruz? C: Evet. Bilmemiz, öğrenmemiz için her şey açık. S: HAZRETİ MUHAMMED’in durumu nedir? C: KUR’AN’ı yazan o. S: CEBRAİL’e ne ihtiyacı vardı? C: RUH'un, araca ihtiyacı olmaz. S: Bedenli halde iken mi, serbest halde iken mi? C: Güneş’e çıplak gözle bakamazsın, ateşi elinle tutamazsın. RABB’in RESULÜ’ne muhabbeti, RESULÜ’nün RABB’ine merbutiyeti ezelden ebede kadar olduğu halde, gine de O’na bakabilmesi için gözüne yeşil perdeyi örtmesi gereklidir. S: Perdeden murad, CEBRAİL mi? C: EYVALLAH. S: CEBRAİL, ona perde mi oldu, onun NUR’unu ateşten korumak için? C: ADEM’e yedi rengi şal yaptılar, sırtına örttüler. S: Yedi perdenin açılması, insanın sırlarının açılması mı? C: ‘Gözünün gördüğü yerde, aklının erdiği günde; her birini al, talip olana ver!’ dediler, insanda yedi hevesi ADEM ile inşa ettiler. S: Yedi hevesi isimlendirir misiniz? C: EDEP, MUHABBET, ASALET, ADALET, SAHAVET, MERHAMET, ŞAHADET. (‘Şahadet çıktı. Edeple başlayıp, şahadetle bitirdi.’ diye konuşulur...) Yedi renk her kulun arkasından koşar, kimi gönlünü açar, kimi ‘Bana ne.’ der kaçar. |