Aydın
7-1
Masanın üstü yiyecek dolsa,
her kul midesi aldığınca yer.
Kimi kolay hazmeder, kimine ağır gelir,
kimi daha olsa der.
Aydın aştan, masa taştan olsa;
her iştahı olan âlim olurdu,
her taşı bulan hayatını kurtarırdı.
Nasibe boyun eğin.

11
Aydın olmak kalem ile defter ile değil;
dost bilmek, dost saymak, dost sevmek iledir.

15-1
 Aydın, niyazını cümleye verir,
aydın cümlede selameti görür,
aydın eli ele verir,
aydın aldığını
almayana bilmeyene bulmayana da dağıtır.

21
Aydın olan bilsin ki,
yerini kimse almaz,
eğer verebiliyor ise;
gönlünde nokta kalmaz,
görebiliyor ise.

18
"...YEMEN’den söze geldik,
söz aldık size geldik,
günün yorumunda dize geldik;
aydın olan her kul ile,
gönül ağı kurduk."
dedi, İBN-İ SİNA

13
Aydın, sende olanı sana açar;
yobaz, kendinde olanı sana yama yapmaya çalışır.