Kemâl
26-1
‘MÜRŞİT-İ KAMİL’im’ diyen,
kainatta irşat üstünlüğü olandır.
MÜRŞİT-İ KAMİL, ‘Ben üstünüm’ demez,
denene müsaade etmez.
Çünkü üstünlük O’ndadır,
O’nunla dolu gönüldedir.
Zaten kainatın sırrına vakıf olanın görebileceği,
kendinin sadece kum taneciği olabileceğidir.
Kendini kum tanesi kadar görenden,
üstünlük göstermesi beklenir mi?
Her kulu ‘Kamildir’ de, öyle sev.
Varsın öyle olmasın.

Kemâlat;
olayları yorumlamak,
güzellikte güzeli bulmaktır.
Yazıları yorumlamak değil.

25
(Kemâlin en son noktası,
AŞK başlayınca mıdır?)

Müyesser kulunun vücut bulduğu yerde,
sükuna vardığı yerde.

24
‘Kemal; kemale ermiş,
benliğini silmiş’ denir.
 ÖZ’ünün kendini ayna misali vurmasıdır,
gönlünün kainata yansımasıdır.
Sade,
kemale ermiş kulunun erginliği gözle görülür,
ölçüsü bedeninden bilinir.

4
KEMAL;
yaratılmış olmanın mutluluğudur,
ad değil.
EYYÜB

18
Kemal; VAREDEN’i bilip,
varlığını O’na adayandır.
YUNUS