
“Yoğurt yedim güle-güle, güzel dedim
bile-bile, kar diledim yana-yana.” dedi, KAR HATUN adını öyle aldı. “Cenk
olursa, kazanan sensin diyeceğim. Kumdan aldığını bilecek, taş
gelirse kıracak; bilmediğin her konuyu kuracaksın, gün gelecek en güzeli
bulacaksın.” dedi, güzelden güzeli müjdeledi. ‘En güzel nedir?’ diyene sözümüz:
her yaratılanı güzel görmeye alışırsa gözümüz, güzelden güzeli bulmuş
oluruz.” dedi, KAR HATUN selamladı yürüdü.

“Üzüm aldım elime, sözü verdim geline, saçının her teline
HAK ADI’nı okudum, bilgisini gönülde dokudum.” dedi, KAR SULTAN selamladı
yürüdü.

“Fistan giydim telli, ALLAH’ım niyetim belli.” dedi,
LOHUSA HATUN söze geldi: “Komşuya niyaz ettim, sofrasına oturdum, yapısını
gönülden kutladım, aşına tuzunu kattım. Aldığını bildi, her lokmasını
‘O’ndan gelene…’ dedi, böldü. ‘Gelmeyen oldu ise, hatam var mı?’ dedi, mahzun
oldu. Her sofrasını açan, yanında bizi bulsun.” dedi, LOHUSA HATUN yürüdü,
selamını cümlenize iletti.

“Kar yağsa ayaz olur, kainat beyaz olur, yapılan
niyaz olur. Aldık geldik bilerek, her satırda bularak. Dert ile silmeyelim, ne
gelse kuldan bilmeyelim, açanın yerini kapatana vermeyelim.” dedi, KAR SULTAN
sözü aldı, selama durdu. Yanlış değil! KAR HATUN da, KAR SULTAN da
birdir.

“Kar yağdı kışa geldi, toprağı
buzu deldi, her yerde günü sordu, yaz günü helva kardı.” dedi, KAR SULTAN söze
geldi: “Bağladım dizimi, bekledim sözümü, HAK
ile ÖZ’ümü, renkten renge üzümü. ‘Yesem.’ dedim bilemedim, geldiğim hali
bulamadım, havuz gördüm dalamadım. Kardan medet bekledim, sözü kara ekledim.
Başımı bağladılar, ayakucumda ağladılar, soranın gönlünü
dağladılar. Bilmediler NUR’u ile yıkandığımı, bilmediler gerçek yöne
döndüğümü. Komşu aldı elimi, ebe sordu halimi, dediler ‘Rengi sarı
mı?’ ÖZ ile oluştum, ÖZ’de Sevgili ile buluştum; DOST ile dostluğunu
kurdum, bilmeden sözünde kaldım, her anaya yardımcı oldum.” “Hiç bir evlat YARDIMCI’sız değildir,
yalnız kalmaz.” dedi, KAR HATUN selamladı.

“ ‘Eken de sen, biçen de…’ denilir. Biz taneleri verdik,
toprağı gördük, RABB’imden RAHMET’ini diledik. El-ele oluşup ta, bir
çatıda buluşup ta, ekenlerle olduk. ALLAH’ım RAZI olsun, cümlesi NUR’u ile
dolsun.” dedi, MERKEZ’im sözü aldı: “LOHUSA ile sözü, BİRLİK’e getirdik,
yaprağına yazılanı beraberce okuduk. (Basılan
kitap mı?) EYVALLAH. Dedik ki; ‘Kulların ÖZ’ü de BİR, sözü de…
ALLAH’ım RAZI olsun, orucunuza oruç katsın.’ ” Selam ile geçtiler, selameti
sizlerle seçtiler.