![]() BİRLİK’i ben dürmedim, gelen ile gideni ayırmadım, olmayana kaygu duymadım. Yolumu aldıkta, gönlümü uyana verdikte; oturdum, bir kucak düğümü çözdüm. Düğümün çok ise, çözecek yok ise; kulluğunu ara bul ki, düğümün artmasın, gönlünü karartmasın. YUNUS ![]() Kapı-kapı gezelim, her sözü BİRLİK'te süzelim. Seyret güzeli, senle BİR'dir diyerek; seyret güzeli, sende BİRİ bularak; seyret güzeli, damla-damla sunarak; 'Konuk değilim kainatta' deyip, her zerrede düğümleri çözerek. Sır demedik. Sır; çözülen değil, verilendir. Düğüm; kendinde olanı bularak beklemek, verilene uymaktır. YUNUS ![]() Dünya denen afaktır, güzel denen şafaktır, düğüm denen nifaktır. Çöz düğümü elinle, bul bendini gönlünle. Para pul bizde değil, ham meyve gözde değil. Çözdüğümüz her düğüm, telli sazlarda değil. ![]() düğüm-düğüm olandan, yaprağa renk verenden, kaderini okudun. Okumak yeterli değil, dokumak gerektir! Yumuşak düzen bulalım, her düğüm çözülür bilelim. EYYÜB |