Duygu
13
Duygunu gönlüne uydur
YUNUS

25
Aymayı bilen, duymayı öğrenir.

1 kasım
Duyan gönüldür

14
‘Duygu ALLAH vergisi mi?’ dersen,
ALLAH vergisi olmayan var mı?
Ne var ki, duygunu mantığınla karıştırırsan;
ortamı bulmuş olursun, cemiyete uymuş olursun.
Mantık bir yerde, dünya öbür yerde olursa;
her şeyi karıştırırsın.

14
Uymayı bilirsen, duymayı öğrenirsin.

3
‘Duygu RUH’ta mıdır, bedende mi?’ denirse;
RUH gittiğinde, beden gereksiz eşya olmaz mı?

23
Duygu, vergiye bağlıdır; sevgi, çapını genişletir.

19
Duyanın aldığı, duymayandan çok mudur?
‘Duyan kim, duymayan kim?’ denir.
Duyan sesi alan diye bilinir.
Sesten değil, olaydan alabilen duyandır.
Ana konu nedir?
Seven duyar, sevmeyen duyana uyarsa, sevmeyi öğrenir.

27-2
OMAR der ki:
"Her aldığını veremezsin, duymayana.
Duvarı aşamayan, duymayı bilmez.
Duymaktan maksat;
çiçeğin verdiği, rüzgarın getirdiği değildir.
 Duymak; alabilmek yeteneğine sahip olmaktır. Neyi? Kainatta olan, var ila var olacağı belirten,
değişmeyen yorumları iletebilen kulu, duyabilendir. Duyduğunu alır, bildiğini iletir.
Çünkü duyguda şekil yoktur.
Halbuki, iletilebilen, kalıp ile anlatılandır.

26 mayıs
‘Duygunun öğütülmesi gerekli midir?’ dersiniz.
Duygu, varolanın sevgi ölçüsüdür.
YUNUS

20-2
'Meyil nedir?' dendi. Hal, uyum; meyil, duyumdur; duyumdan maksat, halden şekle dönümdür.

11
(Duymak nedir?)
Duyan, bilmeden uyandır;
gördüğünü bilmeyen, bildiğini çözmeyendir;
AŞKI ile dönen, AŞKI'nda kainatı bulandır.
Ne var ki, bulduğunu bilmeden uyandır.

11
Duyanın duyduğu gerçektir, yorduğu hayal.

6 temmuz
(Duyandan maksat nedir?)
Alıcı verici. Verenin alıcısı.
(Yani medyum mu?) EYVALLAH.

13
duyana duymayan yön vermez.

29
Oyma, elin meziyetidir; duyma, gönlün safiyetidir.

5 ocak
Yol yürüdük uyum ile, hali bulduk duyum ile.
Duyduğumuz nedir dendi: Duyan, her hale uyandır. Duyan; olumunu bildiği, gördüğü,
sevdiği, her varolanı sevendir.
Görmezsem bilmem, bilmezsem sevmem,
sevmezsem duymam.
Uyum, bildiğimiz haldir.
Duyuma ulaşalım, duyumda buluşalım.

11
Duyan doğuşu bilir, seven uyuşu bilir, gören cümleye verir.

9 temmuz
Yaprağı dökülmeden gör,
meyveyi duyanın dediği gibi al.
 'Duyanın dediği nedir?' dendi:
Meyve ermeden yenmez,
ereni bilmeyen görmez.
Gözünü açan, gönlünü duyana verir.
Duyan her hal ile uyandır, ereni bilendir,
bilen hatalardan uzak kalandır.

21
İki adım öteye bildiğindir, on adım öteye gördüğündür,
yüz adım öteye duyduğundur.
KAYGUSUZ

5 eylül
Duymayı dilersen, doymayı dene.
Kuyuya verdiğin ses sana gelir, duymana yardımcı olur.

22
Akacak su besleyendir, duyacak kul Kainatı süsleyendir.
KAYGUSUZ

14
“Siniyi koyduk sofraya, örtüyü serdik tafraya.
Açmadık kayguyu seçmedik arsız duyguyu.”
dedi, BEHLÜL’üm

15 mayıs
Doymayı dilersen duymayı denemelisin
KAYGUSUZ

12
Duymayı dilediğimiz gibi, uymayı deneyelim
VEYSEL

21
Doymayı, duyandan bilelim; doğmayı, uyandan.”
dedi, YUNUS’um