![]() Duygunu gönlüne uydur YUNUS ![]() Aymayı bilen, duymayı öğrenir. ![]() Duyan gönüldür ![]() ‘Duygu ALLAH vergisi mi?’ dersen, ALLAH vergisi olmayan var mı? Ne var ki, duygunu mantığınla karıştırırsan; ortamı bulmuş olursun, cemiyete uymuş olursun. Mantık bir yerde, dünya öbür yerde olursa; her şeyi karıştırırsın. ![]() Uymayı bilirsen, duymayı öğrenirsin. ![]() ‘Duygu RUH’ta mıdır, bedende mi?’ denirse; RUH gittiğinde, beden gereksiz eşya olmaz mı? ![]() Duygu, vergiye bağlıdır; sevgi, çapını genişletir. ![]() Duyanın aldığı, duymayandan çok mudur? ‘Duyan kim, duymayan kim?’ denir. Duyan sesi alan diye bilinir. Sesten değil, olaydan alabilen duyandır. Ana konu nedir? Seven duyar, sevmeyen duyana uyarsa, sevmeyi öğrenir. ![]() OMAR der ki: "Her aldığını veremezsin, duymayana. Duvarı aşamayan, duymayı bilmez. Duymaktan maksat; çiçeğin verdiği, rüzgarın getirdiği değildir. Duymak; alabilmek yeteneğine sahip olmaktır. Neyi? Kainatta olan, var ila var olacağı belirten, değişmeyen yorumları iletebilen kulu, duyabilendir. Duyduğunu alır, bildiğini iletir. Çünkü duyguda şekil yoktur. Halbuki, iletilebilen, kalıp ile anlatılandır. ![]() ‘Duygunun öğütülmesi gerekli midir?’ dersiniz. Duygu, varolanın sevgi ölçüsüdür. YUNUS ![]() 'Meyil nedir?' dendi. Hal, uyum; meyil, duyumdur; duyumdan maksat, halden şekle dönümdür. ![]() (Duymak nedir?) Duyan, bilmeden uyandır; gördüğünü bilmeyen, bildiğini çözmeyendir; AŞKI ile dönen, AŞKI'nda kainatı bulandır. Ne var ki, bulduğunu bilmeden uyandır. ![]() Duyanın duyduğu gerçektir, yorduğu hayal. ![]() (Duyandan maksat nedir?) Alıcı verici. Verenin alıcısı. (Yani medyum mu?) EYVALLAH. ![]() duyana duymayan yön vermez. ![]() Oyma, elin meziyetidir; duyma, gönlün safiyetidir. ![]() Yol yürüdük uyum ile, hali bulduk duyum ile. Duyduğumuz nedir dendi: Duyan, her hale uyandır. Duyan; olumunu bildiği, gördüğü, sevdiği, her varolanı sevendir. Görmezsem bilmem, bilmezsem sevmem, sevmezsem duymam. Uyum, bildiğimiz haldir. Duyuma ulaşalım, duyumda buluşalım. ![]() Duyan doğuşu bilir, seven uyuşu bilir, gören cümleye verir. ![]() Yaprağı dökülmeden gör, meyveyi duyanın dediği gibi al. 'Duyanın dediği nedir?' dendi: Meyve ermeden yenmez, ereni bilmeyen görmez. Gözünü açan, gönlünü duyana verir. Duyan her hal ile uyandır, ereni bilendir, bilen hatalardan uzak kalandır. ![]() İki adım öteye bildiğindir, on adım öteye gördüğündür, yüz adım öteye duyduğundur. KAYGUSUZ ![]() Duymayı dilersen, doymayı dene. Kuyuya verdiğin ses sana gelir, duymana yardımcı olur. ![]() Akacak su besleyendir, duyacak kul Kainatı süsleyendir. KAYGUSUZ ![]() “Siniyi koyduk sofraya, örtüyü serdik tafraya. Açmadık kayguyu seçmedik arsız duyguyu.” dedi, BEHLÜL’üm ![]() Doymayı dilersen duymayı denemelisin KAYGUSUZ ![]() Duymayı dilediğimiz gibi, uymayı deneyelim VEYSEL ![]() Doymayı, duyandan bilelim; doğmayı, uyandan.” dedi, YUNUS’um |