Dünya
23
Yumak muadildir hayata.
Adalet muadildir, ahlaka.
Ahlak muadildir mertebeye.
Mertebesine göre, damağındaki atâya göre.
Damaktaki atâ, ağızdan gönüle kadar olan büyüklük

Kulun yarattığı değil, ALLAH’ın yarattığı gider güzel.
Giden yok; dünya bir alem, alemler aynı.

10 ağustos
OMAR der ki:
“Dünyanın selametini, kulun kelamı bozar;
günün saadetini, kulun dumanı bozar.”

21
O'nun kulunu dünyaya, “OL!” dediği an,
“OLSUN GELSİN!’ dediği andır.
Kulun dünyaya gelişi;
gelip tecrübe edilişi, dünyadan mertebe alışı.

7
Olmuş dünya; olanı-EREN’i ahireti bileni,
SAHİBİ’ni seveni sinesine almış,
ALLAH’ımın nimeti ile bezenmiş.

 ‘Öyle mi, böyle mi?’ deyip korku almayın,
dünya derdine alev koymayın.
Ne olsa geçer, MEVLÂ’m suyundan içeni seçer.

dünyada nasip, ahirette mertebe alsın.

Dünyada olana akıl takana aşarım.

Dünya hanesi ne yapalım, bize ALLAH'ın KABE’si lazım.

6
Olayı büyütmek, dünyayı kötülemek, kula yaraşmaz 

7
Yunmak dünyada

9
 ‘Yalan dünya’ demeyin, gününüzü yaşayın.
ALLAH yarattı, sizlere verdi.
Nasibinizi alın. Yalnız, şükretmesini bilin.

15
Ağız, dünyaya açılan bedende kapı.
Dünyayı almayı değil dünyaya vermeyi bilesiniz.
Dünyaya verdiğin seni yüceltir,
almayı dilediğin seni küçültür.

16
Gelenler ‘Dünyanın sırrını çözelim’ derler, acele ederler. Sırrını alsalar, dünya mı yaratırlar?

28
Bu aleme galip gelmek, dünyayı galip yaşamak ile bulunur. Galip yaşamak kula üstün olmak değildir,
dünya gailesinin üstüne çıkmaktır.
 
Dünyanın hesabı dünyada kalır,
kulun borcu boynunda gelir.

Dünyaya geliş, kulun gönlünü eğitir.
Olumu güzel olan, dünyayı iyi bilir, gailenin üzerine çıkar.

4
dünya ile ahireti ayırmalı.
‘Dünya’ deyip ahiretten geçme,
ahirete dönüp dünyayı silme.

5
Derya deryadan içre, dünya alemden içre.
Dünya alemde, alemin elinde oyuncak.
Oldurduğu, YUĞAN’ına sordurduğu,
sadakate erdirdiği kulun yolu açılır,
dünyanın dönüşünde dışarı çıkılır;
olduğun andır bu.

fakirlik, gelen kulun cümlesinde.
Ne var ki, kulun kimi emanetçidir, kullanır gelir.
Dünyadan geçen VELİ bunları düşünür:
‘ALLAH’ın EMANETİ’ni, hak yolunda mı kullanırsın
YUNUS

5
Nedir dünya malına bu hırs bu tamah,
dünyaya kazık mı çaktın a ahmak?
Dünyanın bir dönüm toprağı gelmez seninle.
Ahirette senin için şahadet etmez,
senin günahların için affını dilemez.
YUNUS

18
Dünyanın oluşuna, ADEM’in doğuşuna şaşmak ne garip. “OL!” dedi, oldurdu, bir ADEM’e dünyayı uydurdu.
ADEM’in yaratılışı, dünyayı doldurdu.

25
Yaratılmış gelmişse, gönlü yerin bulmuşsa; sevmek güzel. Mesafeyi aşmışsa, korkmasın kul, dünya bilsin okul

29
Dünya olağan işlerin dünyasıdır

2 temmuz
Geldik toplandık, kimin gayesine?
ALLAH’ımın NUR’landırdığı dünyaya,
dünya değil kainata bakmaya.
Olmamış dünyalar olduracak, kulu kula bulduracak,
dünya yolu uzayacak.

‘Maddi dünya’ demeyin, maddeyi kul yaratır.
Dünyada yalnız güzellikler vardır görene.

8-1
Dünyaya gelip, yalnız ahireti bilmek yetmez.
İkisini de sevmek, tanıyıp bilmek gerek.
‘Dünyayı bilirsen, ahirete giremezsin’ diyene sözüm. ALLAH’ımın VERDİĞİ’ni görmeyince, ahireti neyleyim? ALLAH’ımın VARLIĞI’nı bilmeyince, ahirette ne edeyim? ALLAH’ımı göreyim, VERDİĞİ’ni bileyim,
her şeyiyle seveyim ki NURU’na ereyim.
Eşyayı bile değişik görürsün,
kul yapısı olduğu halde ne güzel dersin;
ya dünyanın her günkü çeşitli güzelliklerini görmekten
niye kendini mahrum edersin?
Doğru bilinen, vicdanına yük olmayan hiçbir iş
günah değildir.

13
Yaratıldık, bedenin müştemilatına ne katabildik?
CAN’ını emanet verdi, bedene koydu.
Dünyanın oluşundan bu yana değişiklik yok.

5
Nasıl ki yavruna ev açarsın, dayarsın döşersin,
sonra evlendirirsin;
dünyanın da yaratılışı, kulun yaratılacağı içindir.
Dünyanın süslenmesine de
MELEKLER vazifelendirilmişlerdir.

7
Yusyuvarlaktır dünya döner, ayniyle olayları sürer.

Dünyanın verdiği kula, ölçülmez.
Sevmesini öğretir, ALLAH’ımın VERGİSİ’ni gösterir.
İnkarı yoktur.
Veyahut elden aldığına, kula verdiğine şahittir.
ALLAH’ım şahit istemez. Çünkü her olayın GÖRÜCÜ’südür. Dünyanın şahadeti, daha sonra gelen nesledir.
Denir ‘Tarih döner, aynı yönde yürür’
Ne var ki; nesiller değişir, görgüler gelişir.

28
Sakın kırılma. Bana değil, dünyaya.
Kırılmaya bölünmeye değil, olmaya gelinir.

23
Ayılmak niyetine dünyaya geldik, geldik güzellik gördük,

25
Dünya ne güzel, önce orayı bil bul,
sonra burayı nasıl olsa bulursun.

26
Dertsiz olsa bu dünya;
kulun yönü bir olur, yalnız güzellik görür.

25
ALLAH’ım akıl vermiş, dünyada çok sır saklamış;
aklını yorsun, arasın bulsun diye.

3
Senin hesabına uysa, dünya toptan karışmış çileye benzer; her kul bir ipin ucunu çeker, çektikçe kördüğüm olur.

8
 Dünya kulun her dileğine uymaz,
kul dünyaya uyarsa huzuru bulur.
Geceye örtü koymaya değil,
geceyi gece olduğu için sevmeye çalışın.

17
Sevgi, dünyayı ayağa serer.
Sevgi olmayan yerde, dünya zulümdür.

Görünmeden baş olanı bildireyim.
İmzanın sahibi ALİ. HAZRETİ ALİ.
Bu dünyanın idaresinin kimde olduğunu sandınız. ALLAH’ım, dünya kuluna bıraksa. Hem de vahşice.

20
Hummalı yol sormasınlar. Dumanı dağıtmışlar.
‘Hummalı yol’ dedim, sizleri söylemedim.
Hummalı yol; ahireti unutan,
kendini dünyanın malı sayanlara derim.

Dünya görüp bilmek için, gördüğünü sevmek için,
sevip de varmak için.

23
‘Razıyım kulluk edeyim, yerlerde sürüneyim;
ALLAH’ıma varmak için’
Ne var ki ALLAH’ım; kulunu sevmek için sürünsün dilemez, mahrumiyetine yol vermez.
‘ALLAH’ım SANA varayım diye dünyayı sildim’ diyen yanılır. Çünkü dünyayı silmekle değil, sevmekle ALLAH’ıma varılır.

3
Sevdik, sevilelim, derdimizle bir olalım, yüke ortak gelelim. Zaten kulun dünya yükü ağır.
Olmuşsa gözün yaşı, almışsın derdi.
Dert dünyanın, dünya bedenin, gözyaşı bedenle.

8
Dünya kulu, bir geldi milyarlara yükseldi.

21
Dünyanın yaşını öğrenmek istersen, yıldızları say.

22
Deme ‘Günüm boş geçer’ Dolu olan kul var mı?
Mümin isen bilirsin, dünya haline uyarsın.

27
 Kendini ara. Bulmak için kâinata ne hacet?
Kâinat ispatı değil.
Dünya kâinatın kaçta biri ki, ispatına virgül olsun?
Dünyayı virgül dedim, kâinat içinde.
Onun için, dünyanın verdiğinde arayamadığın zaman, kendinde olana bak.
Kâinat, kul için yaratılmıştır.

6 nisan
ALLAH’ımın ULU kulu dertli olur, dünya bağı çözülür.
Dert alan, nasıl dünyaya bağlanır?
Halbuki dünya gelip geçicidir.

8
Uyumayın dünyada, açın gözlerinizi.
Demeyin ‘Elde mi?’ Elbet eldedir,
niyetin var ise; ALLAH’ım, gönlündedir.
Derde düşende, ‘ALLAH’ım’ dersen;
öyle YÜCE’dir ki, yardımındadır.
Demez; ‘Kulum derde düşende arar BENİ,
derdi olanda sorar ADIMI’
Kul misafir olduğunu bilse, dünyada bağı olmaz.
Misal vereyim.
Misafir gittiğiniz yuvada, yayılıp dökülür müsünüz?
Her odaya yerleşir misiniz? Kul için dünya öyledir.
Gelen, göçer. Göç vardır, ölüm değil.

29
Beden yapısı gönül kapısını kapamasa,
nefis mücadelesini her kul kazansa;
ne savaş olur, ne kul dünyaya meydan okurdu.
Çünkü ne kul dünyayı kurdu, ne de kaldırabilir.

20-1
Huzurun yolunu soran, gönlünü duman sarandır;
yumuşak yol bulan, dumandan sıyrılandır.
Dünya budur, kulun imtihanıdır.
‘Olan hayırdır’ diyen, huzura kavuşandır.

21
Manayı ALLAH’ımdan dile, mürşidi ayağına gönderir. Dünyayı mantığınla ara, kesat olsa da.

22
Dünyayı düşünün, kainatın ortasında.
Her kul, dünyanın ortasında.
Köprü başı bende, hepinizin ortasında.

4
Ne senin ne benim için dünya kurulmadı.
Cümle kullarınındır.

8
Manayı dileyen; maddeyi silmesin,
‘Dünyadan geçeyim’ demesin.
Dünya, yaşanmaya; mana, varılmaya. Cümleye.
Başkasını zarar vermeyen kazanç.
Dünyadaki tutumun değil midir, ahiret yolun

28
Dünya; merhamet dilemek için değil,
layık olmaya çalışmak içindir.

1 ağustos
‘Sen ile ben, dünyanın malı iken;
yumuşak yol ile aldık, yumuşak hali bildik,
şikayetçi olmadık, ‘Halin nedir?’ demedik.

26-1
Dünyada ne görürsen, nelere katlanırsan;
dünyanın sana nazıdır.

26-2
CAN bedende oldukça, ‘Dünya güzel’ dendikçe;
gezmek görmek helaldir.

1 eylül
Düğümü dolan, dünyaya bağ atmasın,
kement ile bağlanmasın.
Dünyaya sevgimiz, ALLAH’ıma AŞK’ımız olsun.
Dünyayı da, ALLAH’ım yarattığı için sevelim.

14
Dünyayı cehil yıkar, ahireti ehil arar. Arayan bulur.

15
Dünyanın, indi-çıktı, oturdu-kalktı derdi olmasa,
güzellik bilinmezdi.

21
Dünya vergisi, tatbikat dersi.
Kul vardır tatbikattan kazanır,
kul vardır ilimden kazanmış olur.

29-2
Olamayan görülmez, dünya kulca çözülmez,
halbuki bilmece de değil.

1-2
Dünya derdini silelim, HİKMETİ’nden sual etmeyelim. ALLAH’ıma emanet olasınız, dünyada ahireti göresiniz. Çirkini değil, güzeli seçesiniz;
dünyada çirkin yoktur, bilesiniz.

8-1
Ya huyu ile, yahut beden gücü ile;
her yaratılan, dünyadaki yerine oturur.

8-2
Kul, ‘Dünyayı çözdüm’ dese de, kendini çözemeyen, dünyayı gözden çıkarsın.
Kul kendini dahi çözemez ki, dünyanın neyini çözsün?

10
Dünyayı dolaşık çileye değil, döner çarka benzetesiniz;

11-1
Dünya kulundur.

Dünyanın haline gülünmesin, ‘Nereye gider?’ denmesin. Dünya aynı dünya, değişen olaylardır.

‘Bu mudur dünya?’ diyen, pencereyi örtendir.
Dünyayı, öbür alemi düşünmekle temaşa edersen; güzelliğine doyamazsın,
o zaman ermişin ele gelmişi olursun.

19-2
Dünya ile ahireti ayıran çoktur.
Ne var ki, dünya ile ahireti beraber yürütmek,
kerametin en yüksek mertebesini bulmaktır.

22
günümde dünya yükünü eğer saydım

4-1
‘Dünya zorlu’ diyene sözüm, ‘Zor’ diyen kul.
Dünyayı kendine mal edersen zor.

4-2
Mantık, dünya ile ahireti ayırıncaya kadar çalışır.
Ahiret yoluna bağlayınca, mantık yerini gönüle bırakır.

Lazım olmayan dünyaya verilmez,
verileni bedene mal etmeyen dünyayı tanımaz.
Dünyayı tanımadan eren, ele gelmeyen meyveye benzer. Dünyayı bilip de eren, dünyaya kendinden verendir.

26
Dünya kula açık gibi gelse de;
sadece görüntüsü açıktır, oluşu sırdır.
Dünya kula sır, kul dünyaya sır.
‘Göğün altı-üstü’ denir, kainat, meydan misali konuşulur. Ne var ki, kainatın ne tavanı ne tabanı vardır.
Nasıl ki havada gördüğün kelebek uçar, dünya da öyledir. Kainatta döner-döner. Gezindiğinin ispatı açıktır.
Yıllar evveli düşünün, hava değişimi olmadı mı?
Daha yakın günler, çocukluğunuzda bildiğiniz günler.

10
dünya da kul ile ölçüsünü alır,
kul olmasa top örneği ortada kalır.

28
‘Yaşamak güzel’ denir, dünya yaşamaya örnek gösterilir. Aslında dünya, yaşamaya niyet edenlerin imtihan odasıdır. Bir kapısından girer, öbür kapısından çıkarsın.

4
Dünyanın sorusu, dünyanın kuruluşundan beri bitmemiş, kıyamete kadar da bitmez.

27
Hoş olan, YÜCE’den gelendir;
dünyaya gelen, dünyaya uyandır;
dama taşı olan, mantığını uykuya yatırandır.

Ahiret dünyanın aslı, dünya ahiretin gölgesi.

22
Dünyayı dilersen, sevmesini öğren.
Unutma ki dünya, senin içindir.
Ne kuş ne de kurt içindir.

29
Kuşku, dünyayı kuyu bilendedir,
kuyuyu da boş görendedir.
Yumuşak yol dilersen, dünyayı okul bilesin.

‘İmtihansız gideyim’ diyen, özellik arayandır.
Dünyaya gelen, özellikten uzak kalandır.
Özellik MELEKLER’dedir.
Dünyaya gelen imtihana kayıtsız şartsız
uymaya mecbur olandır.

5
Dünyayı sevmen için, O’nu içinden çıkarman gerekir. Çünkü bir gönülde iki AŞK olamaz.
Dünyayı O’ndan diye seversen,
AŞK’ını kuvvetlendirmiş,
O’nu dünyada bilmiş olursun

25
Dünyada yaşamak, cemiyete bir şeyler verebilmektir.

12
Dünyayı cin taifesine asla nasip etmez.

23 nisan
manaya geçene şeytan karışmaz.
Çünkü şeytan dünyaya karışabilir.
Manaya uzak kalır.

10
Her göçen dünyaya döner,
ne var ki dönüş RUH olaraktır, beden asla.

19
Sahip olunmadık dünyaya, ‘Kök atayım’ denmesin

27
Dünya malını bırak dünyada kalsın.
Sen onu götüremezsin, ne var ki o seni alıkoyar.

8
Kulluk; her yaratılana nasip olsa;
dünyanın değeri kalmazdı, kul dünyayı terazi bilmezdi.
Yeğ mi açalım, hoş mu geçelim;
geldik, dünya terazidir bilelim.
Dünyaya gönderilişin sebebini merak ettiniz.
RUHLAR’ın ayrımını terazisiz ayırdıkta,
ADALETİ’nden şüphe edilirdi.
Onun için, dünyada ERMİŞ kullarına;
cefayı çok verir, onu öyle dürür.
Vaktaki cümlesi BİR olanda, kıyameti bulanda,
her kattan ses gelende,
ALLAH’ım der ki;
“BEN SİZE SİZİ VERDİM,
SİZE BENİ BİLDİRDİM,
DÜNYADA SIFATIMI GÖSTERDİM.
ZATIMI ARASAYDIN, SEN DE GELİRDİN,
‘SIFATIN YETER ZATIN SENİN OLSUN’ DEMEZDİN.
ZATIMI DİLEYEN,
SIFATIMDA KAHRINI ZEVK EDENDİR.”

15
Dünyaya kök salmadık, ‘Toprak’ deyip almadık.
SAHİBİ’ni tanıdık, ‘MÜLKÜN SENİN’dir’ dedik.
Ben O’nun oldukça, dünyayı bizim bildik

18
Dünya; hazinenin bir noktası olduğu biline,
noktada kainat dahi buluna.
Dünya mı kainatı yarattı, kainat mı dünyayı bezetti?
Kul, gönlüne söz etti. Yanlışlık çözümünde.
‘Dünya nokta olduğunda, kainat ona nasıl sığar?’ dersen; dünyadan da kainattan da yücedir her bir kul.
Çünkü kainatı gönlüne sığdırabilir.
O’nun hazine anahtarı budur.
Kulun kül olması. Hazine kulun gönlüdür.

28
Varlığa katılan, varlıktan çözülmez.
Onun için dünyaya, tekrar-tekrar geliş olamaz.

dünya ile ahiretin özetini verdim. Hayal ve hakikat. Hakikati bulan, tekrar hayale döner mi?
19
Cümleniz dünyayı çiçek bahçesi biliniz.
Gül bahçesine gönül koyunuz.
‘Orda durak verelim, dünyadan sıyrılalım’ deyiniz.

16
Kainat ışığını güneşten değil, YÜCE’den alır,
O’nun NURU ile aydınlanır.
Dünya maddeyi, kainat manayı besler.

 Dünyayı sevmeyen, ahirete uyamaz.

1 aralık
Dünya yolu. Aymayı bilen, RAHMET’e uyandır. RAHMET’i bilmeyene, dünya ziyandır.

15
Dünya da O’nun, ahiret de. Ahreti baki bilenin,
dünya mekanı olmaz.

29
Dünyayı sana-bana, kainatı cümleye.
Cümleden maksat; canlı-cansız, tenli-tensiz.
Ayrılık, dünya yaşantısındadır.
ÖZ’de hep BİR, gözde sadece NUR.

3
Dünyanın zevkini; ne yemede, ne giymede,
sadece sevmededir

23
dünyayı böldüm, bölüşte hatalı olduğumu bildim.
Biliş de buluştur.

2 nisan
Dünya kıyamete kadar var olandır.

4
Adı bilinmedik ulular,
dünya ile kıyamet arasındaki RUHLAR’ın yardımcısı olurlar. Onları dünyada bilmenin gereği yoktur.
Dünyada adı bilinenler, dünyanın kuluna hizmet eder.
YUNUS

26
Dünya sana ne verdi? Elbet hizmetinin karşılığını.
Sen ona ne verdin? Sadece sevgini.
Sev de çalış, sev de gör;
O’ndan gelen her varlığı, aynı yakınlıkta sar.
YUNUS

11
Ne dünya senin, ne sen dünyanın

7
 Oymaya el atarız, gönüllere göz atarız,
her dileyen eli tutarız.
Dünyayı dileyene, bir pula satarız.
‘Dünya senin mi ya YUNUS?’ derseniz;
madem kulu için yarattı, elbet benim.
Dünyayı dilersin, ‘Sat bana’ dersin;
al derim, dileyene veririm.
Kendini bulsun, dünyayı dileyene satsın diye.
YUNUS

19
Dünyanın gidişi, senin ile benim ile kaimdir.
Dünyanın dışında yaşayan varlıklar, senin çok üstündedir. Sen nerde yaşıyorsun?
Öyle ise her varlığın bir dünyası vardır.
Ne var ki sizlerin düşündüğünüz gibi değil.
Beden sendedir, senin üstünde olanda beden ne gezer? Senin madde dediğin, hayal değil midir?

7 haziran
Dünyada tekamül, üç yöndedir.
Kanda, CAN’da, tende.
RUH’un tekamülü geliştedir,
HAKK’ın ‘OL!’ dediği anda oluştadır.
Ten silinir, kan bölünür, CAN bilinirse;
tekamüle vardığı görülür.
Dünyanın oluşunda her var olan, adı ile bilinir.

27
Akım almayan RUH uykuludur.
Dünyaya geliş, akım alıştır, uykudan uyanıştır.
RUH’un bedenden ayrılışı, akımın ötesine geçişidir.
Ne var ki, artık her RUH, akım ile yüklüdür.

Kulun dünyaya gelişi,
CEMAL-CELAL vasfı ile hemhal oluşudur,
onu beden ile alışıdır.

16
Dünya sözdedir, dünya gözdedir,
dünya bizde değil sizdedir.
Biz ÖZ’de, siz sözde.
Ne var ki söz ÖZ’e getirir.

Dünyayı dünyaya bırakmak,
olayların O’nun iradesinde yol aldığını bilmektir.
Öyle oldukta kendine dönmek, yazıya uymaktır.

11
Nimet dünyaya geliştir, ziynet dünyayı biliştir,
kıymet dünyada oluştur, dünyayı buluştur,
dünyada uyuştur, öylece dönüştür.

15
Dünya, kainat değildir.
Kainatta varolan gerçeği apaçık görenler vardır.
Dünya ilk merhaledir.

12
Dünyayı, geldik gideceğiz diye değil, geldik bulacağız, bulduğumuz ile olacağız, öylece döneceğiz diye bilelim. Yolumuz uzundur, yolunda olaylar tozundur;
kendini bilirsen, elinde kozundur.
Dost diyelim, taşı dahi dosttan bilelim.

4
Dünya han ise, sen hancı olma yolcuya düzen verme. Yolcu yolunu bilir, dünyadaki yerini bulur.
YUNUS

Dünya bana ben dünyaya verdiysem,
ben dünyada erdi isem,
güzele de özele de sevgimden erdim,
dünyada öylece durdum.
YUNUS

1 şubat
Dünyanın her olayı, dilenenden değil düzenlenendendir.

15
dünyayı sahipsiz görmeyelim.

6 haziran
Birim, varım.
Dünya ve ahiretin özüdür.
Dünyada birim, ahirette varım.

27-1
Dünya gözü öbür alemi göremez!
(Frekans değişik olduğu için mi göremez?)
Dünyadaki enerji kesimi buraya uymaz.

22
Dünya, deneyene güzeldir, eleyene değil.

8
"...Dünya malının sahibi kul değildir.
SAHİB, O’dur. O, nasıl dilerse, kul öyle harcar."
dedi, YUNUS’um

5 nisan
Doğmayan her zerre, eğitimsizdir.
Dünya, her zerrenin eğitim merkezidir.
KAYGUSUZ

29
Sakiyi bulduk, şakiyi sildik,
her hal üzere RESULÜ’ne uyduk, gönlümüzü duyduk, yeryüzü dedik seyre daldık,
‘Güzel, güzel, daha güzel’ diye sergimize koyduk.
Her gelen alır, güleni bulur, ne güzel olur.

17
O dünyaları bir-bir yarattı

20
Dünyayı genişleten; görgü değil, bilgidir!
Kainatı genişleten; bilgi değil, sevgidir!
KAYGUSUZ