
Kuşaktan darlık almadık,
yolunda şikayetçi olmadık.
‘Sorgu?’ demedik,
neticeyi aramadık.
‘EYVALLAH!’ dedik yürüdük,
selameti EYVALLAH’ta bulduk.

Mutluluk O’nu bilendedir,
mutluluk O’nu sevendedir.
Sadece O’ndan beklediğin,
O’nun verdiğine EYVALLAH dediğin andan itibaren,
huzur senin olur.
Günün gönlünce aydın olsun,
selamet 'EYVALLAH!' diyenindir bilinsin.

‘CAN!’ dedik CAN’ı bulduk;
‘CANAN!’ dedik, HAKK’a sarıldık,
EYVALLAH sözünde selameti bulduk.

Yasamız; olana uymayı öğretir,
kaderi bilmeyi öğretir.
‘Kader bilinir mi?’ derseniz,
YAZAN BİLİR.
O’na uydukta,
‘Ne YAZDI ise, EYVALLAH’ denilir.
Demek kader, EYVALLAH’tır.
Bunu deyince, kaderi bilmiş olmaz mıyız?

Yerince görülür, dünyaya verilir.
Gören göz ile, her olana EYVALLAH denilir.

Güneşten yerini alan,
‘Çizgide; yer mi hatalı, ben mi?’ demez.
Ne sen hatalı, ne ben.
ÇİZEN de asla hataya düşmez.
Öyle oldukta, her olana EYVALLAH demek;
bilene yaraşır.

Olumsuzluk YÜCE’den değildir,
kaderin geceden değildir.
EYVALLAH dedikçe, en güzeli olur;
diyen kul, selameti bulur.

'Dağınık’ diyene de ki:
Dağılandan değil, eğilendeniz.
ALLAH’ıma şükür olsun ki,
hak olanı bilendeniz,
düğüm denileni çözendeniz.
Çünkü eli elde biliriz,
HAK ADI’na her olaya ‘EYVALLAH!’ deriz.

AŞK'a susayan gelir, suyu dileyen verir.
Her seven SEVGİLİ'yi bulur.
Geldik gördük, bulduk.
'EYVALLAH!' dediğimiz günden olduk.