![]() OMAR der ki: “Kul nasibi kulda olsa, kulun elinden alınsa; yalnız kuvvetli olanın nasibi bol olurdu. Kulun nasibi, ALLAH’ımın takdirindedir; kulun hatası, ALLAH’ımın tekdirindedir. ALLAH’ıma eş koşan, ‘Nasip elimde, kılıç belimde.’ diyen; görün ki belindeki kılıç, kendini vurur.” ![]() Kul kendi dahi ölçemez, gönlüne ölçü vuramaz. Ne mutlu ölçmeye çalışmayana, ALLAH’a şirk koşmayana. Yolda yolcu görse, ‘Ne güzel.’ der sevinir; ayağını çarpsa, yanındakinden bilir. Biraz evvel sevinir, ve sonra yerinir. Dünyada kulun ölçüşü, yolda yolcu ile belli olur. ![]() Yolumuzu, ‘Yargılanacağız’ diye yürürsek, hatalardan kaçınırız. Hata işleyeni sen suçlama, ALLAH’ım görür. ALLAH’ımın gördüğüne söz etmek, O’na ortak koşmaktır. ![]() ‘Ben.’ diyen şirk koşandır. Ne sen, ne ben; sadece O. ![]() Ben, hiçim. KUDRETİ’nin verdiğini, hiçliğim ile bildim. KUDRETİ’ni hiç olduğum için bildim. Hiç olmasaydım, KUDRETİ’ne ortak koşmuş olurdum. ![]() YUNUS’a söz veren diller, MERYEM’e toz veren eller, bilseler, gerçeğe küfrederler, günlerini silerlerdi; her zerrelerini bölerlerdi; HAK SOHBETİ’ne gelirlerdi. (Gerçeğe küfretmek ne demek?) Şirk. HAMZA DOST |