Şirk
18-2
OMAR der ki:
“Kul nasibi kulda olsa,
kulun elinden alınsa;
yalnız kuvvetli olanın nasibi bol olurdu.
Kulun nasibi, ALLAH’ımın takdirindedir;
kulun hatası, ALLAH’ımın tekdirindedir.
ALLAH’ıma eş koşan,
‘Nasip elimde, kılıç belimde.’ diyen;
görün ki belindeki kılıç, kendini vurur.”

27
Kul kendi dahi ölçemez,
gönlüne ölçü vuramaz.
Ne mutlu ölçmeye çalışmayana,
ALLAH’a şirk koşmayana.
Yolda yolcu görse,
‘Ne güzel.’ der sevinir;
ayağını çarpsa, yanındakinden bilir.
Biraz evvel sevinir, ve sonra yerinir.
Dünyada kulun ölçüşü,
yolda yolcu ile belli olur.

22
 Yolumuzu, ‘Yargılanacağız’ diye yürürsek,
hatalardan kaçınırız.
Hata işleyeni sen suçlama,
ALLAH’ım görür.
ALLAH’ımın gördüğüne söz etmek,
O’na ortak koşmaktır.

21
‘Ben.’ diyen şirk koşandır.
Ne sen, ne ben; sadece O.

22
Ben, hiçim.
KUDRETİ’nin verdiğini, hiçliğim ile bildim.
KUDRETİ’ni hiç olduğum için bildim.
Hiç olmasaydım,
KUDRETİ’ne ortak koşmuş olurdum.

17
YUNUS’a söz veren diller,
MERYEM’e toz veren eller,
bilseler, gerçeğe küfrederler,
günlerini silerlerdi;
her zerrelerini bölerlerdi;
HAK SOHBETİ’ne gelirlerdi.
(Gerçeğe küfretmek ne demek?)
Şirk.
HAMZA DOST