
Anılan zatın verdiği, yavrusuna
yandığıdır. (TELLİ BABA mı?) Evet. Telli-pullu kızını kaybından,
yumuşak yol buldu. Sabrı ile ALLAH’ımın lütfuna erdi. Onu teselli eden;
gelinlik kızlara, yardımcı olmasında bulması. Daha önce dedim, her kulun
dünyadaki emeli ne ise, varıştaki ameli odur. Günde de ‘TELLİ BABA.’
denir, anılır. Olmasını dileyen, ALLAH’ımın ADINA gider.
“Geldim söz ile,
doydum göz ile. ‘Bildim.’ demeyin, yanlış isim vermeyin. Kimliğimi
bilmez, adımı bulamazsınız. Telimden aldınız mı? Muradı dilediniz mi?
GARİB’e getirdiniz mi? Dumansız olsun gönüller, kayıtsız kalsın kullar,
ALLAH’ım her kulunu kollar. ALLAH’ımın HUZURU’nda ayrılık kalmaz. Hep
BİRLİK, hep dirlik.”
TELLİ
salındı geldi, gelin elinden tuttu. “Dumansız gönüllerde, yağsız kandil kalmasın; dileyen kuluna,
kapımız kapanmasın.” dedi, duacı oldu.
“Alacağız DOST elini, tutacağız
DOST belini, seveceğiz eldeki gelin telini.” dedi, TELLİ sözü aldı: “ ‘Yollar uzatır günü.’ diyene, de ki; ‘Kader
okutur yönü.’ Bayram sana gelirse, YUNUS sözü verirse; katıldığın her
sofrada gerçeği alırsın.” dedi, yoldan gelene TELLİ selamını iletti.

TELLİ adına yol verdik, TELLİ ile
yolu sorduk; dedi ki, “Gelenden selam aldık, Dostluğuna ayağa
durduk, ağaçtan ağaca ipi gerdik, gelene gidene sorduk; ‘Yaprağı
mı, GÜL’ü mü, dalı mı?’ Kimi dalı dedi, kimi GÜL’ü, kimi yaprağı; selama
gelene sorduk, dedi, ‘Kökü ile bütünü…’ Yolların, YUNUS’a benzer hallerin. MEVLÂNA’ya
YUNUS ile gelişim, MEVLANA ile bilişim, MERKEZ’im ile oluşum;
sebeplerin yazısıdır, birbiri ile dizisidir.” dedi, TELLİ selamını iletti.
“Geldik gelin var diye, dedik telin var niye? Dedi ki;
‘Tel mutluluğun bağıdır, güzel olanın çağıdır, bütünlüğü
bilenin çoğudur.’ Bağlarsan teli, seversin hali.” dedi, TELLİ
sözü aldı: “Sepetten aldım elma, gerçeğe verdim ayna. Alasın
doyasın, uyduğun halde bulasın.” dedi, TELLİ selamladı.
“Ayağımız yerdedir, sanılmasın başımız
zordadır.” dedi, TELLİ emaneti aldı, niyazınıza katıldı: “ER olana ER’lik yaraşır, kuldan kula hayır
bulaşır, YEMEN’de cümlemiz sizler için çalışır, dağlardan ses
aldıysak ovalara ulaşır. Selam aldık, şaka ile saldık, ustayı yola
sürdük, doğruyu söze verdik. Dost selamı cümlenize olsun, her birinin
selamı bahçelerinize dolsun.” dedi, TELLİ selamladı.
TELLİ der ki: “Üç öğünde BİRLİK
olduk, üç düğünde beraberliği bulduk, üç düğümde kayguyu
sildik.”