Asaletin temeli, soydan değil huydandır.
Soydan gelen, aslı istenen nedir?
Soyun kula verdiği isim, kulun
kula verdiği.
Sözünü gönle göre dediğin an, kulun gönül asaleti
görülür. Ayağını çekersin, ‘Çimeni ezmeyeyim’ dersin;
o andaki
düşüncen, senin RUH’unu niyetini bildirir.
Yoksa günde yüzlerce defa çimen
ezersin.
Asalet,
bedende değil gönüldedir.
Adalet, kulun maddi hakkını korur; asalet, şanını.
Mümin kul da,
imanını korur.
İmandan nasibi olmayan;
önce asaletini, sonra adaletini
kaybeder.
Korumak, eline verilmez ki.
İmanını kaybeden;
önce ahiretini,
sonrada dünyasını kaybeder.
HAZRETİ İSA,
asaletin
değil, yetimliğin örneği.
Asaletten maksat, feragat olmalı,
feragat nefsinde dolmalı.
Öyle
dolmalı ki, nefsini yok etmeli.
'Her asıl olanın şekli var mıdır?' dersen;
asalet
şekilden isim alır.
Ne var ki, ne isim alırsa alsın,
her hali ile asılda
kalır.

Asi kulunun asalete dönmesi,
kendi nefsini
yenmesi ile gerçekleşir.
|