Kanal
17
MEVLÂNA’nın sözü, tek kanaldan verilir.
YÜCE’den güne, gündeki kullarına, tek kanal.
Sadece güne verilir.
Tekrar verilmesi, asra dayanır.

(Başkaları da RUHLAR’dan almaktadırlar?)
Yazan çok olur, söyleyen çok olur.
Ne var ki hiçbiri kanala bağlı değildir.

Niyet kuran, ‘Yazayım’ diyen yazar.
Ne var ki bilinmesi gereken,
kanala bağlı olmayandır.
Dediğim gibi, kanal döşenmiştir.
Kanalın başında olanlar,
asırdan asıra seçilmiştir.
Bunun dışında olanın,
niyetine kapıldığı görülür.
‘Hatalı mı?’ dersen, Hayır.
Ne var ki, vergiden uzaktır.

29
Duyanın duyduğuna,
bilenin gördüğüne uyduk.
Bağda yemeni, dağda çizme giydik.
Bağ, mürşidin müridini götürdüğü meydandır.
Dağ, mürşidin ötesinde,
YÜCE’den doğrudan doğruya alandır.
Evet kanal.
‘GARİB’e çizme giydirdik’ denilen odur.

19
Olağan üstü buluşlar denildikte;
buluş, sinyali veren kanal ile bağlanmıştır.

16
GARİB'in dilinden veririm; vasıta asla olmaz.
HAK ADI'na verilende, vasıtaya gerek yoktur.
Köprü açıktır, kanal tektir.

6 aralık
O kadar geniş toprağa ektik ki,
ancak yedi yüz yılda oluştu.

21
Kuluna verilen,
her sergide okunan değil tek kanaldan sunulandır.

22
“Kapalı yerde değilsen, aynayı unutma!
Dayanmayı dilersen, kanaldan verilenin,
‘Şüphesiz…’ denilenin gayretine sığın!
‘ALLAH’ım!’ de, sadece O’nun ile olduğunu unutma!’
dedi, HACI BAYRAM

7
“Altın iğne ile gümüş ipliği birledik,
dokuduğumuz ipliği zorladık.
Güzellik odur ki, altın ile gümüşü birlemek,
emeğini zorlamak.
Meyveler oldu toplayacağız,
ipekler dokundu katlayacağız,
her gönülden geleni paklayacağız.
Diyeceğiz ki: ‘Bizden O’na ulaşan,
O’ndan bize bulaşan,
bilgimizde TEK KANAL’da birleşen
O BİR’dir,
O bizdedir, O bizimledir.
Bizden alır, bizden aldığını her zerremizde görür.
BİR’liğe yöneldikte, YUNUS misali buldurur’
‘ALLAH’ım!’ diyelim,
her anımızda O’nun ile olalım,
her anımızda O’nun ile dolalım.
Her sorumuzun cevabını alırız,
öylece huzurda kalırız.”
dedi, HACI BAYRAM