![]() YUNUS’um der ki: "Yaprağı almadan, çiçeği görmeden, meyvesi ermeden yer misin? Yemeden sever misin? Yudum-yudum almadı isen, su başında durmadı isen; tefekkür aleminde dur, durduğun yerde otur. Oturmak, bilmeden yürümekten yeğdir..." ![]() her kulu gölgeden geçer. Ne var ki; bilenin geçişinde tevekkül, görenin gözünde tefekkür bulunur, geçişe öyle uyulur. ![]() YUNUS'um, severim; dağdaki çiçeği, ovadaki böceği, kainattaki gerçeği. Sabahı severim, görüşüm uzar diye; geceyi severim tefekkür artar diye. ![]() Uyumsuz tefekkür elbet olmaz! YARATAN düşüncededir! Tefekkür, düşünceyi oldurur, düşündüğünü buldurur. Bulduğun, hem gönlünü hem bedenini dinlendirir. ![]() BİR’likte çok bilgi TEK’te toplanır, kulun bilincinde katlanır. Tefekkür; her kulun tek-tek bilincini yoklaması, RABB’in ZATI’nı RUH’unda saklaması, GÜLÜ’nü o hal ile koklamasıdır... DOST, -o dosttur ki- sana seni buldurur, seni O’nun ile oldurur. ![]() Her biriniz ağaç altında oturup tefekkür ediniz. Göreceksiniz, sevginizi birbirinize ileteceksiniz. ![]() Meditasyon bedenin fikri, tefekkür RUH’un zikridir. ![]() Ağaç altındaki tefekkür, elbet bilincinizi geliştirir. ![]() Tefekkür, kulunu kainatta dolaştırır, gerçeğe ulaştırır. ![]() ‘Ağaç altında tefekkür ediniz!’ dedik. Niyazımız, yapraklara tabedilir. Sela vakti niyaz ediniz dediğimiz o idi. Hepimiz ayakta olur, yaprakları alırız; yani, niyazlarınızı toplarız. KAYGUSUZ |