Ummak
18-1
Umduğunu bulmak her kul diler,
ne var ki umduğunun ne olduğunu bilmek gerek.

1 kasım
Almayı her kul sever, alana yol sorar.
VEREN’i bilsen, umduğuna gülersin.

4 nisan
YUNUS'um der ki:
" 'Sen O'nu bilir misin,
yaptığını görür müsün?' diyene sözüm,
dağınık değil ÖZ'üm.
Dar geçitte kalmadım,
'Versem.' deyip dalmadım.
Günümü O'ndan bildim,
yarınımı umdum."

29 temmuz
 Orman görülse, 'Ne güzel!..' denilse,
'Yaprağı döküldükte?..' denir.

Gördüğüne uy, umduğuna değil.
Ormana güzel demeyen,
olanı silmeye çalışandır.
Yaprağının döküleceğini bahane eder.

1 ekim
 Sorulur:
‘Umduğumuzu sevdik,
sev denileni geçtik denilen nedir?’
Umulan yolumuza gelmez,
uyulandan olalım.
Ummak, kendine yer ayırmaktır.

1 mart
Ummak; VAROLAN'ın vereceği,
verecek diye beklenendir.
Ne var ki, ummak için soyunmak gerektir.

13
Duyduğun gördüğün,
umduğun değil elinde bulduğun olacak.

14 eylül
Ummak değil, VEREN'i bilmek gerekir.

9
Ummak ALLAH'ımı bilmektir,
ummak 'Verecek.'  diye inanmaktır.
HAMZA DOST

10
Ummak gerçeğe götürür.

19-1
'Maddeyi dilediğine, manayı dileyene verir.'
Elbet manayı dilemek, uymak ile olur.
'Hatalarımıza rağmen mi?' denildi:
Ummak, hatalardan uzak kalmayı getirir,
kulu dilediği yola götürür.