![]() Umut güzeldir, bulut kötü. Dumanı düşün; üflersin bir yana gider, duman dumanı takip eder. ![]() Umut, dünyayı müsterih yaşamanın en büyük anahtarıdır elbet. Umut kimdendir? Kuldan umut eden, daima yanılır elbet. ![]() ‘Rüyada olsun tahta çıkarma, odunu taşıyana büyük umut verme ALLAH’ım.’ dedim, niyaz ettim. Niyazım dünya içindi. Ahiretimin yerini düşünmedim, çünkü gönlümü layık bulmadım. YUNUS ![]() Adam yavrusu yol bilir, yön bulur. Sanki anaya-babaya dayanmazsa devrilir. Zavallı gafil kullar nasıl da yanılır? Umut verin yavrularınıza kötü misal değil. ALLAH’ın VARLIĞI’nı bildirin, kendi büyüklüğünüzü değil. Büyüklüğünüzü âtâ olarak öğretin ![]() Umut, bulutu dağıtır. ![]() Umut dünyayı hoş gösterir, kuluna hizmeti olur. ‘Sadece umutla yaşanır mı?’ derseniz; umut, yaşamanın değil, hayalin pembe rengidir. Yaşamanın değişmeyeceği bilinir. ![]() umutsuz olan, umutluya koşar. ![]() Umduğunu bulmazsan, YARATAN’ı yaratana şikayet edersin. Ayağını vurursan, taşı suçlarsın. YUNUS ![]() umudun bittiği yerde, kul somutlaşır. Buradaki somut anlamı, gerçeği bulmadır. ![]() Umut; bedenin değil, gönlün nasibidir. Beden, nasibi ne ise onu görür. Gönül, umut ettiği kadar alır. Ne var ki umudunuz, çapımız kadar olsun. Umut ne ile beslenir? İman ile. İmanınız üstün olsun, umudunuzu buldursun. YUŞA ![]() Yeşilin verdiği, kul gönlünde umuttur. Umut nedir? Umut, aydına açılan kapıdır. Demek ki yeşil, dilenen kapıdır. ![]() Umut kimdedir? HAKK’ı bilende, ‘VERİR.’ diyendedir. ‘Ne oldu, ne olacak?’ dersen, umut kapısını kaparsan; HAK’tan uzaklaşmış olursun. ![]() Gerçek nedir? Olanın görüldüğü, olanın yazıldığıdır. Umut, gerçek olmayandır. ![]() sevgide umut var ![]() ‘Umut nedir?’ denildi. Verdiğini değil, vereceğini beklemek, vermezse kaderine küsmek. Vereceği değil verdiğidir güzel olan. Kaderinde vereceği yoktur, sadece verdiği vardır. ![]() RABİA “Umutsuzluk, imanın sakatlandığı an…” olduğunu söyledi. ![]() Umutsuzluk, inkardandır! O'nun KAPISI her kuluna açıktır! |