

(3.04/08 1968)
ALLAH bu dünyayı yarattı
ve ADEM’i de O yarattı.
ADEM’le HAVVA’yı da O yarattı
ve bütün hayvanları ve haşeratı da O yarattı.
Dünyanın bütün alemini
yani dünyanın düzenini de O kurdu.
Ondan sonra da insanları bir zerreden yarattı.

ALLAH'ım SEN bende,
ALLAH'ım SEN tende,
ALLAH'ım SEN canda,
ALLAH’ım SEN her yerdesin,
ALLAH'ım SEN her şeydesin.
ALLAH'ım SEN talebimdesin.

ALLAH’tan gelir her şey.
ALLAH’tan gelir her şey.
ALLAH’tan gelir her şey.
ALLAH’ı tanı ki, geleni bilesin.
ALLAH’ı tanı ki, geleni yiyesin.
ALLAH’ı tanı ki, geleni açasın.
ALLAH, YARATAN,
ALLAH, YAŞATAN,
ALLAH’tan başka TANRI yoktur.
ALLAH’a eş yoktur.
ALLAH’a kardeş yoktur.
ALLAH hepimizindir, hepinizindir.
ALLAH, O'nu bilenindir.
ALLAH O'nu tanıyanındır.
ALLAH O'nu sevenindir.
ALLAH’a bağlan ki ferah bulasın,
ALLAH’tan geleni tanıyasın.

Var isem O'ndanım, yok isem O'ndayım.

ALLAH'ı yanında
bil, O'nu içinde gör.
Yüreğin dolu.
Yoğan
seni O, seven seni O, gören seni O.
O'ndan başka ALLAH yok,
YARATAN yok, YAŞATAN
yok.
O sevmese; seni yaşatmaz, seni ihya etmez.
ALLAH, her şeye kadir. Dileyene verir, dileyen bulur.

ALLAH’ımın ADINA sarındım,
O'nun ADINA büründüm,
O'nun ADI’nı kalbime
koydum.
ALLAH'ım her zerremde.
YARATAN’ım gönlümde, gözümde, dünyamda.
O'nun
yarattığı alemlerde yaşadığımı gören gözlerim,
O'nun
yarattığı alemde duyan kulağım,
ALLAH’ımın ADI diyen dilim;
SEN’in ESERİN.
SEN’in yarattığın, yaşattığın, yolunu verdiğin kulunum ben.
SANA şükürler olsun binlerce defa.
SANA olan sevgime,
bana verdiğin AŞK’ıma
binlerce şükürler olsun.
AMİN.

Oldurur, güldürür, coşturur; coşanı
ağlatır, ADI’nı andırır.
ALLAH'ım! Dünyada dayandığım, ahirette güvendiğim.
İnandım SANA; görmek SEN’i, ‘CANAN’ım.’ demek için değil.
SEN benim CAN’ımsın,
andığım YARATAN’ımsın.
Yumak dilemem, uzun olsa da olur, yunsa ne olur?
Dileğim
yunmak, SEN’den olanı uyandırmak,
gafil kullara bildirmek, SEN’in YOLUN’a çevirmek.
SEN’in yarattığını dilemem, helak olsun zerresi bile.
Son günü pişman
olsun, geldiğinde-bulduğunda mahzun olsun.
SEN’den gelen her kul,
Müslüman olsun, Hıristiyan olsun;
SEN’i bilsin, ’Yalnız SEN’i ALLAH'ım.’ desin.
‘ALLAH’ım.’ desin, şaşmasın, senin yoluna şirk koşmasın;
dünyada uyansın, öyle gelsin, ahireti dileğimizce bulsun.

Dünya
nimetini, yuvanın hikmetini düşünsen;
sana var mı faydası?
ALLAH
düşünsün.

ALLAH, KENDİ’ni
kullarıyla BİR SAYAR,
BİR VARLIK OLDUĞUNU SÖYLER.
Manasını
düşünsene. Felsefemiz bu değil mi?
‘ALLAH'ım benim, ben ALLAH’ımın.’ derken
ayırıyor muyum?
Kullar tek-tek olduğu için, ben de.
Ama ALLAH ve kulları TEK.
Neden kulunu sevin derim?
Çünkü her kul, ALLAH'ın bir PARÇASI’dır.
ALLAH’tan
geldik, O'na döndük.
O'nun kulunu dünyaya, “OL!” dediği an,
“OLSUN
GELSİN.” dediği andır.
|