

GANİ HAZRETLERİ, nasibin dağıtıcısı.

GANİ der ki:
“Rızk ile AŞK’ı karıştırmayalım.
Rızk almadığına gönül yatırmaz.
AŞK vermediğine gönül katılmaz.
Yerden aldığın, ele verdiğin O'ndandır.
Seferde olanın seheri beklemesi tabii olaydandır.
Ne var ki, bulut gelmezse.
Söz verelim, duman almakta
yolun gidişine çırpınmakta olana.
Dost acı dese de, kuluna GÜL’ü bildirir.
Arıyı ele alsan verimini görsen, elbet denilene uyarsın.
Kaçanı kovalar iğnesini gösterir.
Ne var ki, O'ndan olan kuluna, balını da verir.
Kaçma ki, iğnesine muhatap olmayasın.
Dostlukta kızmak yoktur.
Dost sadece sever, dedi ise sevgisini ispat eder.
Hatana ‘Adam sende.’ diyenden uzak kaç.
Gülün neden dikeni vardır? Hoyrat eller yolmasın diye.
ALLAH’ım cümleden RAZI olsun.”

GANİ der ki:
“Dünya ahiretin kapı eşiği, ne var ki nasibin beşiğidir.”

HAZRETİ GANİ’yi yoldan diledik, gönülle söyleş dedik.
“Suyun varışına, kulun barışına, davacıyım.” dedi.

GANİ der ki:
“Görüntü, çevreni darda bırakır.
Gerçeği ara, oyuna yer verme.
Aşacağın yolunu, gerçeği buldukta görürsün.
Her olayda görüntünü arama!
‘Mana mı?’ diye yorma (a’ya)
Önce gerçeği tanı, sonra manada ara.
Sen-ben denmedikte;
O’ndan olunur, yol öyle bulunur.

GANİ der ki:
"Çaydan büyük dere var,
dereden büyük nehir var,
nehir dahi deryaya akar."
Gönlünü ferah tut! 'Dere, nehre salar mı?' deme!
Akıntı güçlü ise, gelip geçtiği yerden
aldığını dahi kenara atabilir.
Nehirin, asla geri dönüşü yoktur.

GANİ der ki:
"Veren, ne anandır, ne baban;
gelecek sadece HAK'tan."
Ne dilersen O'ndan dile.
Önce O'na şükret, sonra vasıta kıldığına teşekkür et.

GANİ’yi diledik, söze gelsin dedik:
“ÖZ’deyiz söze gelelim,
gönülden gönüle güzeli görelim.”
dedi, cümlenizi selamladı.

OLUHA, İBRAHİM, GANİ:
“Merdane gelene gülen gözler bizdedir,
kaygu duman bilmeyende sözdedir.” dediler,
çarşı pazar gaflet ile dolana.
“RAB ADI’na kainata nazar, gönlündeki NUR’adır;
denilmesin ki; ‘Kimi ak, kimi karadır.’ ;
DOST ADI’na atılan her adım, YAR’edir.”
dediler, DOST gönlüne,
gönüllerde olan sevgilerini kattılar.
|