Misafir
9
Misafir gelen, misafir olduğu yerde kalır.
Ev sahibinin yuvasında dolaşmaz.
Müsaade olunan, kula meydan verilen yerde.
YUNUS

1 mayıs
Misafir yuvayı aydınlatır, elbet kıymetlidir.
Hele sohbetimize katılmaya gelene ne mutlu.
Sohbetimiz ALLAH’ımız,
misafirimiz ALLAH’ımızın ADINA.
‘ALLAH’ım!’ dersen,
ADINA misafirini karşılarsan;
düşman gelen dost gider,
kötü niyeti gönülden siler.
Yuvanı açık tut gelene,
gönülü açık tut gülene.
Deme ‘Cümleye aç’,
yolunu yuvana bağlayanı seç.

25
Misafire nasip sofrası açılır.
Gelen nasibinize nasip katar.
Yanılan kul, düşünür.
‘Misafir gelmesi, aşı yuvada yemesi;
nafakamız bitmesidir.’ Gafil.
ALLAH’ımın VERİŞİ’nden şüpheye düşmek,
ne büyük hata.
Ganimetin kimden geldiğini unutma.
ALLAH’ımın kime verdiğini unutma.
Denir ki ‘Misafir nasibi.’ Elbet.
Gelenin nasibini kısma,
‘Yarına kalsın’ deme ki;
yarının nasibi kısılmasın.
Yediğini sayma

17
Kalmaya gelmedik dönmeye geldik,
doğuştan mukaveleyi imzaladık.
Misafirlik uzarsa, ev sahibine sıkıntı verir.
Kâinat, hepsi sana kusursuz hizmette.
Kalmak istersen, ‘Dayatayım’ dersen;
men edilene asıntı olursun.

8
Kul misafir olduğunu bilse,
dünyada bağı olmaz.
Misal vereyim.
Misafir gittiğiniz yuvada,
yayılıp dökülür müsünüz?
Her odaya yerleşir misiniz?
Kul için dünya öyledir.
Gelen, göçer.
Göç vardır, ölüm değil.
Yumak sararsın,
çileyi çözersin ‘Bitti.’ dersin.
Çile biter, yumak değil.
Yumağı türlü şekle koyarsın,
kulun ömrüdür bu.

4
‘Buyurun’ demek, misafire sevaptır.
Yudum alan bilir,
ne var ki
mümin olanın misafiri eksik olmaz.
Misafirin olması,
kulun gönül ölçüsüdür.

23
Mümin olan bilir, konuğunu sever,
bir dilim somunu, konuk ile paylaşır.

23
Misafiri sevmeyi bilenin, sevabında ölçü görülmez. Misafirden uzak duranın, yolunun taşı ayıklanmaz.

18 eylül
Misafir, uyduğu gün sevilir, uymazsa yerilir.
Onun için, gidilen yerde, yerini yönünü bilmeli!
Yük vermemeli,
kul kendinden önce kulları düşünmeli.