Ay
18-2
Aydan gelen ışık, süs misali;
güneşten gelen ışık, yaşantının ta kendi.

4-2
Kulunun gecesini yıldızlar ay süsler.
Gündüzde sormaya ne hacet?
Gönlünde Güneş var ise;
ayından aldığını bilirsin, ‘Güneş’ten gelir’ dersin.
Yıldızları taklit eden, sokakta yanan lambaya benzer. Yıldızlar EVLİYALAR’dır.
Yumağın demeti, Güneş,
PEYGAMBER EFENDİMİZ,
alemlerin PEYGAMBER’i,
yeri değişmez.
Aydan gelen, ALİ’ye uyandır;
yıldızdan gelen, VELİ’ye uyandır.

10
‘Aya mı gideyim, yıldızlarda mı arayım?’ diyene de ki; gönlünü aç, yıldızları orda seç.
Kainatı öyle görürsün,
verilene EYVALLAH dersin.

12
Her alış veriş, kendini bilmene yardımcıdır.
Gökte ve yerde bilinen senden sana iletilendir.
Her yıldız altı günün dengidir.
Yedinci günün doğuşu, aydan alacağı,
güzeli öyle bulacağı bilinir.
Elbet bizim bilgimizdir.
Nedir dendi:
Altı gün yıldızların,
yedinci gün ayın tesiri altındadır.
Yedinci gün hangisidir dendi:
Cuma.

şubat
Dünya gününü cumadan verelim.
Aydan aldığı, kulunun haline uymasını dilediğidir.
Aydan gelen enerji, buhar şeklinde yoğun gelir,
her kulu nasibini alır.
Eğer bedende yapıcı etki kaldı ise, birbirine eklenir.
‘Gözle görülür mü?’ denildi.
Görmeyi dilersen görürsün.
Sadece, kendinde asla menfi akım bulunmasın.
‘Menfi akım nedir?’ dendi.
Olumlu, olumsuz.
Kulun her olayı, olumlu yönden görmesi gereklidir.  Olumsuz görmeye alışan kul,
bedene menfi akım yükleyen kuldur.
Her yazımızda ‘Olayları güzele alınız’ dediğimiz odur.
Gülü dikeni ile, toprağı çamuru ile,
toprağı taşı ile seversek,
aydan gelen yoğun enerjiyi görmüş oluruz.
(Ay tutulması ne oluyor acaba?)
Günün dönüşü, dünyaya verişi asla değişmez.
Konuyu değerlendirirken olduğu gibi almak,
asla çeşitli konularla yorumlamamak gereklidir.

1 mayıs
Aydan söz edene daha önce verdik,
‘Taş toprak bile yetersiz…’ dedik.
‘Arayalım bulalım, dünyayı zengin yapalım’ denildi. Dünyanın maddesi dünyaya,
Ayın maddesi Aya gereklidir.
Ne onu buraya, ne bunu oraya tabedemezsin.
Edilmez, el ile tutulmaz.
Gerçek değil midir Ay?
Gerçektir amma, senin gerçeğin değil.
Sana sadece söz ile saz ile verir,
ÖZ’ü kendinde kalır.

3
 “Deymeyi deneyenler, aydan haber arayanlar;
akımına uysalar, doğruya bağlasalar,
yazılanın değerini bulurlardı.
YUNUS diye geldik söze,
‘Ay’ dedik, ‘Yıldız’ dedik verdik size.
Her yaratılmışın birbirinden ayrı frekansı vardır,
ona uymazsan bulduğun dardır.
Yani, sana dilenen bilgiyi vermez.
YUNUS ile söze gelen, yerden göğe dize duran,
her gönülde konaklasın.” dedi, YUNUS’um

26
kamerin merkezinden gelen akımda,
alacağın dostluk yakında.
EYYÜB

10
YUNUS’un verdiğinde, niyaza durduk;
Aydan yıldızdan geçtik, kendimiz ile olanı seçtik. (YUNUS’un verdiği, KUR’AN’ı KERİM mi idi?)
EYVALLAH.