Fakir-Zengin
11
‘EVLİYA’ dersiniz, resmini temsil edersiniz,
çoğunun libasına yama koyarsınız.
Sorun konuşana, boş laf edene,
‘O yama nedir, kime ne söyler?
Her fakir EVLİYA mıdır,
her EVLİYA fakir midir?’
EVLİYA olmak için, fakirlik değil AŞK gereklidir.
Yamayı deyim, size manasını söyleyeyim.
Dünyada olan hizmetidir EVLİYA’nın.
Dünyanın bir ayıbını örter.
Evet, yama EVLİYA’dır.
Küçüğü-büyüğü derecesine göre.
‘Dünyanın ayıbı?’ dersen;
dünyalının, kulun.
Yama olmasa açık gezer, utanmayı unutur.
Kul vardır yamayı kendi diler, yamanır.
Kimi yamasız, yırtık, hırpani gezer.
Bu da kulların ölçüsüdür.

28
Dünya zengini, ahiret zengini olur mu?
Elbet olur, neden olmasın?
ALLAH’ımın, verdiği-vereceği bilinir mi?
ALLAH’la kul arasına girilir mi?

26
Fakir olan, dünyadan mülk almaya çalışandır.
Hakir olan, her kuldan kendini üstün görendir.
Dünya senin iken, ondan bir parça almak fakirlik;
NUR ile yaratılmış iken, onu nefis ile harcamak hakirliktir. Gününde yarınını düşünmek, hasislik.

7
"...Gönlüne olgunluk alandan, dünya mülkü sorulmaz."
OSMAN
Zembile koyduğun, alabildiğin kadardır.
Zengine yedirdiğin, gülebildiği kadardır.
Fakirin zengine verdiği, onu güldürür.
Güldükçe gaflete düşürür.
Eğer fakir ona verebildi ise;
candan vermiştir, verdiğini nasibinden kesmiştir.

29
Zengin olsam sofra açsam, kaç kulunu doyururum?
AŞK’ım desem sözünü etsem, kainata duyururum

28
YUNUS’um der ki:
"Yoksul kulu, ‘ALLAH’ım!’ der, ateşini diler;
zengin kulu, ‘ALLAH’ım!’ der ötesini diler.
Yoksul isen, O’nun ile ısınırsın;
zengin isen, O’nun için döşenirsin.
O’nun ile ısınmak mı evladır,
O’nun için döşenmek mi?
O’nun için yapılan, ikilikte;
O’nun ile BİR olan, TEKLİK’te..."

1 mart
 Güzeli görmek, aymaya başlamaktır.
Güzeli bilmek, içinde olmaktır.
Görmek basamak, bilmek aşamaktır.
Sevmek, sevimli bulmak değildir.
Sevmek; dolmak demektir,
manaya doğmak demektir.
Severim dediğinde, çeşit sayarsan
kendini aldatma derim.
(Çeşit saymak nedir?)
Kuldan-kulu ayırmak,
dostum-düşmanım demek,
fakir-zengin okumak,
kumaşta atlas dokumak.
Unutma! Atlas görümlük, patiska ölümlüktür.
Onun için, ayırdığın olmasın,
atlasın yanında patiskaya da yer verilsin.
Zengine sevap kapısı fakirdir bilinsin.
Sevabına ortak olana, senin yolundan taşını alana,
elini ver ki, selamına talib olanın çok gelsin.

18
OMAR der ki:
"Gönülsüzlük zenginliğe,
gönüllülük enginliğe götürür..."

18
Cümlenize selam olsun, gönüller AŞK ile dolsun.
Zengin fakiri bilsin, fakir haline uysun.
'Neden? Nasıl?' demesin, yelden selden sormasın.
Güneş zengini de fakiri de ısıtır.
Yeter ki dönmesini bilelim.

26
Zenginlik, gönüldedir.