İdrak
28
Burada eğrilik yok, çünkü idrak var.

17
MESNEVİ’den söz edilse, ‘Günde yerini bulsa’ denilse. Günde her olay, yerini bulabilir;
eğer kul, dolaya uyabilirse.
Günün kuluna, VEREN’i anlatmak yersiz.
Çünkü idraki, onu ölçüsü içine alabilecek kapsamdadır.
Ne var ki, vurdum duymazlık hali mevcuttur.

29
Gönlünü yokla, O’nu orada bulacaksın.
Kulun tek hatası, O’nu sadece düştüğünde idrak edişidir. ALLAH’ım kulunun hatasını AFFEDİCİ’dir.
İdrak ettiği an, bütün hatalarını siler.

22
Hak olan idrak, göç ile başlar.
Dünya idraki, mantığın alabildiği kadardır.
‘Her kul aynı idrake sahip midir?’ derseniz;
kul mantığını çok yere bölerse, idraki elbet kısa olur.
Men edilen her olay, kulun selametidir.

2 nisan
Her kul ‘ALLAH’ım!’ der, zulmette O’na sığınır.
Çünkü sığınılacak sadece O olduğunu,
ancak zulmete düştüğünde idrak eder.
İdrake, zulmetten önce varsa;
olana zulmet demez, dert deyip dövünmez.
Çevreni saran dumanı, gölge verdi diye sevmezsen; rahmete nasıl kavuşursun?

15
İdrakten önce, sadece CAN ve beden vardır.
İdrakte beden silinir, CAN ile CANAN buluşur.
Hakikate erişte, sadece O kalır.
CAN’dan da, CANAN’dan da öteye geçilir.
Çünkü CAN da CANANI da, maddeleşmiş halidir.

27
İdrak bedenden nakleder.
‘OL!’ denen, var olandır.
Ne var ki, beslenmeyen atmosfer, akım ile doludur.
Akım almayan RUH uykuludur.
Dünyaya geliş, akım alıştır, uykudan uyanıştır.
RUH’un bedenden ayrılışı, akımın ötesine geçişidir.
Ne var ki, artık her RUH, akım ile yüklüdür.

17
‘Kulun toprakta kaldığı,
RUH’un yolunu aradığı doğru mudur?’ denir.
RUH bedenden ayrıldıkta, hakikati idrak eder.
‘Beyin olmayanda idrak var mı?’ denildi.
İdrak, beyinde değil RUH’tadır.
Beynin idraki, RUH’un verdiğidir.

22
Yok olan anılmaz, var olan inkar edilmez.
Verdik. O her kulda var.
İdrak edebildiğin kadar, cüz’i iradeni kullanmış olursun.
O senin kulluğundur.
Elbet RUH O’ndandır.
Kendi halinde O’nu bilir.
Beden ancak idrak edebildiği zaman ölmeden ölür.

YUNUS’um der ki:
“Kül’li iradem yanar tutuşur,
cüz’i iradem arar koşuşur.
İdrakte ancak ikisi buluşur.
Beden ile RUH, ancak o zaman kavuşur.

25
CAN bedende oluşur,
RUH gidende gelişir, gittiği yerde bilişir.
Değişen olmadıkça, RUH ayrıya geldiğinin idraki içindedir. Ne acele eder, ne çekimser kalır.
Gördüğü aydınlıktır. Doğruyu görür.
'Ne demek?' dendi:
Her yaratılanın varacağı yeri idraki,
dünya perdesinin örtüldüğü anda başlar.
DOST dediği, var edilenle BİR'liğe gelir.
Varolanın idraki, gölgesiz ölçüsünü bulur.
Onun için, uzun yatanla kısa gidene dert etmeyin.
Örtü elde olaydı, dileyen açabileydi, kısa güne talip olurdu.

24-1
İçimizde O var.
Ve O’nu idrak edebiliyoruz.
ALLAH’ı idrak edebilmemiz için bedenli olmamız şart!
Diğer bedensiz canlılar O’nu idrakten yoksunlar.

16
Yedi kademe ve onsekizbin alem.
Bu kademe ve alemlerde idrak,
tekamülüne devam ederler.