Nokta
23
 Ayılmak niyetine dünyaya geldik,
geldik güzellik gördük,
ALLAH’ımın YOLU’nda dönerek yolu bulduk.
Derseniz, ‘Döndüğünde neyi gördün?’
AŞK’ın delisi, yolun VELİ’si neyi görür,
DOST’una nerde varır?
Bir tek nokta varıştır, dünya kula barıştır.
Amade oluş, yolu biliştir.
İşte dönüş, noktanın kutbunu buluştur.
Kutup, ALLAH’ımın NURU’nun olduğu yerdir.
Bir tek nokta, gelmiş geçmiş,
dünyada gönünü yitirmiş
cümle kulların bir olduğu noktadır.
Nokta nedir bilir misiniz?
Gelmiş geçmiş cümle kullarının
RUHLAR’ının pres edilmiş şekli.

21
 Evrende dönenin sebebi sorulsa,
merkezde aradığını her kul bulsa;
yarım dünya olurdu.
Evrende dönüş, noktaya varıştır.
Noktayı silemezsin, ‘Olmasa.’ diyemezsin.
Dönüşü gaye edinen değil,
uymaya mecbur olan vardır.
Dönene uyar da dönersen,
perdeyi açmış olursun.
Dönenden habersiz kalırsan,
yaşamayı yanlış yerde bulmuş olursun.
Dönene uymak nedir?
Kainatta her şey döner elbet.
Pencereden vuran güneşte
toz taneciklerine bakınız,
hepsi döner durur.
Dönüşteki hikmet, noktayı buluştur.
Dedim ya nokta, gelişin açıldığı kapı.
Tabii ki dönüş de aynı kapıdandır.
Yalnız niyazımız,
kapıdan geldiğimiz gibi dönelim.

23 nisan
Noktayız.
Daireyi çizemeyiz.
Daireyi çizmek nedir?
Birçok noktaları cezbedebilmek,
ve o noktaların daireyi çizebilme cezbesine
sahip olmaları lazım.
Bir sinek ile bir kuşu yan yana koyarsan,
düzenli durmaz.
Gönül yankıları uymayan kullar da,
daireye nokta olamazlar.
Ancak o daireye nokta olabilecek kullar,
çembere girebilir.
Daire dedim.
Sanmayın kendimi daire kadar büyük gördüm.
Ben de aynı dairenin ortasında bir noktayım.
Ne var ki, AŞK’ımın cezp ettiği noktalarla
bir daire olabiliyoruz
ve daire içinde olabilenin ancak görebileceğidir.
HAK ADI’na mümin olan,
yahut kul gözüne mümin gelen.

16
Cahilde bulmadığını alimde arama.
Cahilin cehlinde ne tohumlar olduğu bilinmez.
Alimin ehlinde nereye vardığı asla görülmez.
Alimin aradığı nedir, verdiği nedir?
Aradığı bir nokta, verdiği bir noktada bulduğudur.
Kainata yeter mi?
Bir kul dileğince kainatı tutar mı?
Gözle görülmedik, elle tutulmadık her nokta,
kulun etrafında dolaşır.
Elin değdi ise;
‘Başarım’ dersin, gününü kutlarsın.

18
Dünya; hazinenin bir noktası olduğu biline,
noktada kainat dahi buluna.
Dünya mı kainatı yarattı,
kainat mı dünyayı bezetti?
Kul, gönlüne söz etti.
Yanlışlık çözümünde.
‘Dünya nokta olduğunda,
kainat ona nasıl sığar?’ dersen;
dünyadan da kainattan da yücedir her bir kul.
Çünkü kainatı gönlüne sığdırabilir.
O’nun hazine anahtarı budur.
Kulun kül olması.
Hazine kulun gönlüdür.

11
Sadece ‘Kainatta noktayım’ diyen, kendini bulur.
Eğer o noktanın içine, kainatı sığdırabilmiş ise.
Kainatı noktanın içine sığdırmak nedir?
Her yaratılanı karşılıksız sevmek,
hatasını silebilmek,
güzelliğini görebilmek.

3
Dünyanın kainattaki yerini,
sadece nokta dersek;
kendi yerini ara derim sana.

14
Kandan uzak isek, CAN’dan bilelim;
CAN’dan uzak isek, HAK’tan diyelim,
HAKK’ın verdiğine nokta koyalım,
nokta dahi O’nundur bilelim.

30
 DOST ELİ’ni alasıya,
DOST SÖZÜ’nü bulasıya,
ben ÖZ’ümle kalasıya kadar
noktayı bilemedim.
Noktayı bildiğim an, hata nedir göremedim. 
Çizgi çektim duvara, otu ektim davara,
‘Samanını cümlesi savura’ dedim,
hizmetimi ‘DOST!’ diyen her kuluna devrettim.
‘Bilgi nedir?’ diyene de ki:
‘Kendine dönme’
(Az evvelki noktadan murat nedir?)
Yaratılışın BİR’lendiği, her kulunun ER’lendiği andır.
ER olanın NUR ile oluştuğu,
ÖZ’ü ile buluştuğu anda,
zerreler nokta haline gelir.
(O’na varış mı oluyor?
O zaman öyle mi diyelim?)

HAK ile HAK oluş;
HAK ile HAKK’a BİR’leniş!
Çokluk BİR’liğin temelidir ‘HAK!’ denilir ise.
Nar ile verdiğimiz odur!
(Nar o zaman, vahdeti mi simgeliyor?)
EYVALLAH!
Söz ile ÖZ bir olmazsa,
kul kendi ÖZ’ünü bulmazsa;
noktayı defterde bulur,
kalemde sanır.

25
“Nokta ile noktayı bağlayamazsın,
değmezse birbirine ‘Neden?’ diye ağlayamazsın.
Çünkü, her nokta veya her zerre
kendine hürdür kendi bilgisi ile.”
HACI BAYRAM