![]() Var olan her şey, boşluğunu doldurur. ![]() Var olanın durduğu görülmez. Ne deryada, ne dağda, ne ovada, ne bağda. ![]() Niyazımız var olanı görmeye, VAREDEN'i bilmeye olsun 'Var olan nedir?' denildi. Var olan, kainatta yaratılan her zerre. VAREDEN elbet YARATAN. Var olanı görürsek, VAREDEN'i biliriz, doğuşu öyle buluruz. ![]() 'Yerini alan kimdir, nereden bilinir?' dendi. Kainatta her var olan, 'Varlığım yazıdan.' diyen, yerini bilendir. YUNUS ![]() Kuştan böceği sorarsan, 'Yerden' der. Böcekten balığı sorarsan, 'Deryadan' der. Her var olanın, bir mekanı, dar da olsa yediği imkanı olur. ![]() VAROLAN yaratır, var ettiğine aratır. ![]() Her var olan kendi içinde bütündür. ![]() Var olduk, kor bulduk, saydığımız her yaprakta YARATAN’ın İMZASI'nı gördük. ![]() “...Her varolan BİR’dendir, BİR’likten bulur. Dost görür ise her varolanı elbet şerbet sunulur.” dedi, HAMZA DOST her adımında gölgeyi sildi. ![]() Her varolan, yaratılmışlığın yorumunu bilir; ne var ki, örtülü perdeyle oturur. KAYGUSUZ |