Yuşa

23-2
YUŞA ALEYHİSSELAM,
NUH ALEYHİSSELAM’ın oğludur.

31
Uykuya niyet ettim, gönlümü ALLAH’ıma havale ettim ki;
yanlış yola bakmasın, mantığım sakat olmasın.
Çünkü uyku cansız kalır.

Yusa

20-2
YUŞA’yı düşünün.
Ne yerden, ne şerden korkmadı.
Doğrusu yazıldı, ALLAH’ımı bildi, O'na sığındı.
Düşündü, AŞK’ına dünya dar geldi.

22
Ovaya düzden bakan, yerine oturmayandır.
Dağın üstünden bakan, tam yerini bulandır.
Kuşa özenen, yerini özenti ile alayım diyendir.
Yerini özenti ile değil, meziyetin ile alırsın.
Yusa

8
Küçüğü büyüğe vurma, komşu kapısına sergini kurma.
Küçük gaflet, büyük kaygudur.
‘Kaygu gafletten doğar.’ denirse yanlıştır.
Kaygu; kulun mantığına uymayana isyanıdır.
Gaflet, nefsi yanıltan duygudur.
Onun için birbirine vurma.
Gaflet küçük dedim, unutulmasın;
küçük büyümeye namzettir.
Kaygu büyüktür dedim, elbet her an için olabilir.
Büyüme istidadı olmaz.

Yusa

15
Yuyanı olana, dünya yolu kumludur.
Yuyanını bilmezsen,
taşa ayak vurursun, yolunu şaşırırsın.
Yusa

2 ağustos
Adımı, ŞUAYİP ile karıştırdınız;
yumuşak yolumu, yolunuza bağladınız;
andınızı bilmeden, buldunuz sormadan.
EYVALLAH diyelim, her hale uyalım.
Silelim her olanı, kaderi gönlünce böleni.
Oymayı verenden bilelim,
elde dilde gönülde BİRLİK olalım.
Cümlenize selam olsun, HAK YOLU’na adım atılsın.
‘Atmadık mı?’ derseniz, durmak yok.
Her atılan adım, yeniden doğuştur.
Dursan attığın adım nerde kalır?
HAK YOLU’nda durmak yoktur.
Müsterih olasınız, RESULÜ’nün Şefaati’ne sığınasınız.
Cümlesine kanat açtım, gönüllerine uçtum.
Umut; bedenin değil, gönlün nasibidir.
Beden, nasibi ne ise onu görür.
Gönül, umut ettiği kadar alır.
Ne var ki umudunuz, çapımız kadar olsun.
Umut ne ile beslenir? İman ile.
İmanınız üstün olsun, umudunuzu buldursun.
Aynaya bakalım, ateşimizi yakalım,
ALLAH’ıma emanet edelim.

Yusa

9
Gelip gördüğüm, kâl ile bulduğum,
her vergisinde ‘Şükür ALLAH’ım.’ dedim,
nasibin ile sıfatlandım.
Yusa

23
 Ne YUNUS ne MEVLANA,
ne İSA ne YUŞA birbirine eklenmez,
her biri ayrı kapıdan beklenmez;
ne var ki, RESULÜ ile denklenmez!


19
Bir yakadan bir yakaya ‘ALLAH!’ dedik bağırdık,
ÖZ’den ÖZ’ü, sözden sözü çağırdık.
Koyunlar sürü-sürü geldiler,
kuşlar ağaçları buldular,
balıklar derinden derine daldılar,
gönüller HAK AŞKI ile kaldılar.
Yusa