İbni Sina

21-!
"Ayağından kaygu almasın." der, İBNİ SİNA yolundan verdiğini, dayandığın kadar bulacağını söyler. Sevdiğin kadar sevilirsin. YARDIMCI'nı öğren, " Ona üç sözüm var, yolunu açacak." der. " Sabır, uyum, şüpheden uzak kalmak."

2-1
"Dertliye deva olur, hastaya şifa bulur, kendini susuz görür; ne var ki, suyun içinde, güzelin düşündedir. Kayguya ses vereni duymaz, aldığı ile verdiğini saymaz." dedi, İBNİ SİNA sözü, adı ile anılana, RESULÜ'nün adına sahib olana, elini aldığı günden verdiğini söyledi. "Yıldız ilminden, gök biliminden, yaprağın dilinden, kuşun halinden bilendendir. Hali ile hallendiğin günden, sevgisi ile dolacağın, kül hale geleceğin güne kadar el eleyiz." dedi selamladı. ALLAH'ıma emanet olunuz. (Resim verildi.) Çevre ile çehrede doyumu buldu, güzel ile çirkinde uyumu gördü; " Güzel dilde, çirkin halde bulur." dedi, olayın özetini verdi, çirkini öylece sildi. " Seymen olanın, yoldan gelenin kaygusu silinsin." dedi, selamladı, yürüdü.

30
“Bakır çaldım, pirince verdim, elde olanı bilekte saydım, her günün gecesinde yıldızlara sordum; ‘Geceden mi güzelsin, Güneş’ten mi özelsin?’ Dediler ki; ‘Bir bir oluştuğumuz, kainatta buluştuğumuz, VAREDEN’in SIRRI’ndandır.’ “dedi, İBN-İ SİNA sözü aldı:
“Yıldızdan yıldıza yol açalım, seferde olana ışık saçalım, DOST KAPISI’nda bekleyen her kuluna müjde verelim. Gölgesiz günün gecesinde, her yıldızın hecesini görürler. (Kime?) Gölgesiz gün geçiren cümle kullarına. Yapıya her kulu talib olur, ne var ki, nasibi olan bulur.” dedi, İBN-İ SİNA her yıldızın bir gölgeyi sildiğini söyledi, selamladı.

13
“Sağ ayak, sol ayaktan atiktir. Sol el, zaman içinde tetiktir.” dedi, İBN-İ SİNA sözü aldı: “Her damla suya baş eğdik, diz büktük, her bilginin önünde çöktük. Dedik ki; ‘Bilgimize sınır çizmeyen, gerekmeyen bilgiyi aklımızda çözmeyen, BİR’liğine yorum katılmayan, sevgisi gönülden atılmayan. Bağlıyız, bağımız AŞK’ın; bilmezse kulu SEN’i, döner halde şaşkın.’ Döne-döne oluşuruz, gider gelir buluşuruz.” dedi, İBN-İ SİNA düz ovada ekili ekinden her tanesine, bilgisini savurdu, selamladı.

19
“El ele olacağız, kapalı kapıda duracağız; açılsın diye bekleyecek, açılmazsa kıracağız.” dedi, İBN-İ SİNA sözü aldı: “Dost geldi ise kapıya, talib oldu ise yapıya; açmayan, kul değildir. Dayandık YÜCE’ye, gücümüz az değildir. Güzel dedik her olaya, sözümüz sadece haz değildir. Aşı ocağa koyduk, noksan gelen, tuz değildir. Sabır dedik, niyaz ile bekledik, her olayı niyaz ile topladık.” dedi, İBN-İ SİNA selamladı. 

21
“Duvarı öreceğiz, DOST gelsin diye kapısını açık göreceğiz. Her gönülde olanın gerçeğini, kendisince varlığını, VAREDEN’in yapısına diye seveceğiz.” dedi, SİNA söze geldi: “Kapıyı dar örmeyelim, YAR gelir bulur. Çatıyı kapatırsak, yerdeki çamur kurur. Aldığımız yolu bildik, RABB’imiz korur.” dedi, SİNA selamladı.

26
“Dümen olmazsa, gemi yürümez. Ocağı yanacak, yolunu bilecek, kaptan hazır oldukta yolu verecek. Dumanın yeri belli ise, kaygu asla gerekmez.” dedi, İBN-İ SİNA söze geldi: “Bir-bir aldık tayfayı, gezdik geldik Hayfa’yı. Oturanı sileceğiz, gösteriyi böleceğiz, hayır dedik güleceğiz. Hayfa; uyumsuzların bellendiği liman… Mayaladık hamuru, yıkadık çamuru; belledik toprağı, bekledik yaprağı. DOST yapısı bizdedir, cümle alem gözdedir, güzel çirkin sözdedir; gülmeyi biliyor isek, dilediğimiz eldedir.” dedi, İBN-İ SİNA selamladı. 

12
“İBN-İ SİNA geldi de, HAK aşını yedi de; bayrak aldı eline, çıktı TUR’un yoluna. Bayram oldu diyecek, sesini cümleye verecek. DOST KAPISI’nda durdu, kapalı kapıya vurdu. Gölgeyi sildi geldi, kapıyı açık gördü, oymayı ele aldı. Dal dedik, derya senin; hal dedik, güzel sende. Ne onda, ne bunda, yolun düzeni sevgide.” dedi, İBN-İ SİNA selamladı. "BUYRUĞU, sana bana değil cümleyedir. (HAKK’ın EMRİ?) EYVALLAH. Korur kayırmaz, sever ayırmaz, zoru verse de kolayı çevirmez. ALLAH’ıma emanet olunuz."

18
“Kaş ile gözde derinin eğitimi önemlidir, el ile ayakta iskeletin eğitimi önemlidir. YEMEN’den söze geldik, söz aldık size geldik, günün yorumunda dize geldik; aydın olan her kul ile, gönül ağı kurduk.” dedi, İBN-İ SİNA sözü aldı: “Beyin eğitiminde düşünce gerekli ise de, dağılana değil toplanana yer verilir. Bağlayıcı HÜKÜM’de, seyir halinde olan her bilginin, boşluğa yerleşmesi gereklidir. Doldurulmayan boşluk, geçerliliğini zaman bölümü içinde kaybeder. Oynak olmayan her kemik, koruyucu görevini yapar. Doğruya yönelmiş her varlık, her yenilenen bilgiye taliptir. Doyumsuzluk içinde olan kişinin, yeni-yeni konulara yönelip, beyindeki boşlukları doldurması gereklidir.” dedi, İBN-İ SİNA anıldığı günlerde, ananlar ile sevgisini paylaştı. (Beynin belirli bir yüzde ile çalışmasındaki boşluklar bunlar mı?) EYVALLAH. “Doğruya yöneldiğin gün, donmuş konuları Güneş’in sıcaklığı ile erittiğin anda, her konu sana açıktır. Her çiçek, her böcek, her yerden verginin düzenine taliptir; kul, kendi dilediğini almaya taliptir. Aklından geçen ile dilediğin her olayın gerçek düzene uyup uymadığını, mantığın ile bulabilirsin. Mantığını çalıştırmıyor isen, çiçeğin böceğin dahi yapmadığını yapmış olursun.” dedi, İBN-İ SİNA gölgenin olmadığı, NURU’nun dilendiği kadar paylaşıldığı yerden cümlenizi selamladı.

21
“ALLAH’ım, O’nun hizmetini yüklenenlerden RAZI olsun.” dedi, İBNİ SİNA sözü aldı: “Bağırdım ER yoluna, ‘Yol bizim…’ dediler; bağırdım her kuluna, ‘Gönül dizin…’ dediler, yoluna gönül verdiler, değirmene buğdayı taşıdılar. Sular akacak, değirmen dönecek, nasibi olan ununu alacak.” dedi, İBNİ SİNA DOST ADI’na üç öğüt verdi. Cümlenize. “Sürüyü biliyor iseniz, ÇOBAN’a uyunuz. Almayı diliyor iseniz, HAK SÖZÜ’nü duyunuz. Ayrıda kalana DOST elini veriniz. Dilerse tutar, dilerse arkaya adım atar. Zorlamayınız.” dedi, selamladı.

3 ekim
“Ömür, kulun kendine biçtiği fistan değildir dilediği zaman çıkarsın. Güneş’e bakarsan, her rengin onda yansıdığını görürsün. Amma, gine de renkler Güneş’in malı değildir, sadece verişteki halidir, ASLI’ndan yansıttığıdır. Gölgesine sığınsam, var ettiği duvarın arasına karışsam; yola saldığı davarın bir noktaya varabilmiş, HAK EMRİ’nde durabilmiş olurum.” dedi, İBNİ SİNA sözü aldı: “Öğüt verdik kuluna, selam dedik yoluna. HAK’tan geleni bilsin, duvarı ördü ise çatısını örtsün.” dedi, İBNİ SİNA cümlenize GÜLSUYU ile balı yumuşatıp içmenizi söyledi. (Stres için mi?) EYVALLAH. “Mana ile madde bünyenizde buluşur, DOST selamı her gönülde DOST ADI’na söyleşir.” dedi, selamladı.