Fatıma

20
(Resim verildi: HAZRETİ ALİ ve eşi HAZRETİ FATIMA)
Doğruyu idrak eden, ALLAH’ımın NURU’ndan olduğu için sevgisine düşen, O’ndan geldiği için hürmette kusur etmeyen HAZRETİ ALİ ve eşi HAZRETİ FATIMA. Kusursuzluk beklemeyelim, ‘Kusur.’ deyip dönmeyelim. Kusur gördü isek, kusurun sebebini arayalım. Yoksa hataya ‘Hata.’ demek, en kolaydır. Ne var ki seçilen, yolun en zorlusu. HAZRETİ ALİ’yi örnek alalım. Elbet PEYGAMBERİMİZ örneğimiz. Ne var ki, PEYGAMBERİMİZ’in ilk yetiştirdiği kul HAZRETİ ALİ’dir. HAZRETİ FATIMA’da, bütünlük mevcuttur. Kusur arayan kul, bütünlükte de bulur. 

11
(Resim verildi: HAZRETİ FATIMA) Yanımızda olanın, onbir’in biri, ‘Eşimin?’ dedi, ULU’sunu diledi. (t) HAZRETİ FATMA resmini verdi. ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun. Resmin özelliği merak edildi. GÜLÜMÜZ’ün gülü değil mi? Resmin bir özelliği de, kaynayan kazana benzeyişidir. HASAN-HÜSEYİN efendimizin ateşidir. “ Ne mutlu alana, layık olana. Cümlenize selam olsun, benden sorulan yerini alsın. Aslında beni bulan, adımı yandıkça anan, bilsin yolumdadır.”

8-1
(Resim verildi: HAZRETİ FATIMA) Aynayı aldığı günden, yolunu bulduğu güne kadar; 'Derdim!..' demeden, kayguya düşmeden, gidişe uydu, doğuştan yerini buldu. Sorana verdik; FATIMA. SEVGİLİ'den Sevgili'ye katıksız aldığını, katıksız verdi, cümlenizi sevgi ile kucakladı.

haziran
(Resim verildi: HAZRETİ FATIMA) “El ile övündüğümüz günden güzele geldik, oluşana O’nun gözü ile baktık” dedi, FATIMA selam ile resmini verdi. (HAZRETİ FATIMA mı?) EYVALLAH.

18
“Selam olsun gelene.” dedi, FATIMA selamı yoldan gelene iletti. “ÜÇ DOST’um diyesin, üç öğünde anasın, AŞKI ile yanasın, O’nun ile bulasın.” dedi, FATIMA selamladı. ‘ÜÇ DOST kimdir?’ denilir. ALLAH! ALLAH! ALLAH! LAİLAHE, İLAHE, İLLALLAH. 

1 şubat
Yapıya her gelene selam olsun. Gizli olan değil, açık gelen kulu sarsın. FATMA’nın üç öğüdü kuluna anahtar olsun: “ Yuvada ahenk, gönüldeki ahenk ile eşittir. Kul, bilirse doyumlu; bilmezse sadece taşıttır. Kadın, komşu ile ahenkte ise uyumlu; ‘Bilmeyen ile olurum…’ derse, eşit değil çeşittir. Kadın analığını bilirse; yuvada, çevrede, soyda kendini bilendir, hizmetini verendir. Gönülden analığa uydu ise, ALLAH’ım yardımındadır. Yoluna hiç taş gelmez. EYVALLAH cümleye.”

8
“Her gelene üç öğüt, her sevene bir söğüt…” dedi, HAZRETİ FATIMA cümlenize selamını iletti. Dedi ki: “Her gece on bir defa ‘YA ALLAH..’ diyesiniz, uykuya öyle girersiniz. Her seher uyandıkta, on bir defa ‘HAY  ALLAH..’ diyesiniz, güne öyle giresiniz. Her öğün, ‘ELHAMDÜLİLLAH..’ diyesiniz, şükrünüzü YARATAN’a bildiresiniz… Gün hayırlı başlar, gece aydın yürür, kul her öğün şükrettikçe rahmetini bulur.” dedi, RESULÜ’nün sevgisi ile cümlenizi kucakladı.

29
“Gelmeyi dileyen, yorumda kendini bulana selam olsun!” dedi, FATIMA selamını iletti.

19
“MEYDAN her kuluna açıktır, her yola kulu çağırır, dilersen yorumsuz getirir. Yağdan baldan söz alsak, her dileyene versek, BAĞIŞLAYAN ADI’na sofrayı kursak, elimizi açsak ‘ALLAH’ım!’ desek; kime hesap vereceğiz, kimden sorgu açacağız?” dedi, FATIMA cümlenize selamın iletti: “Her öğünümüzde şükür dedik, kuru lokmayı bal misali yedik; ne DOST KAPISI’ndan uzak kaldık, ne yolumuzu cümleden esirgedik. ESİRGEYEN, yolun taşından korur; BAĞIŞLAYAN, sanma hataları yüzümüze vurur. Sen seni bildiğin an, yargın da kendindedir!” dedi, FATIMA RESULÜ’nün selamını cümlenize iletti.

ağustos
“Komşuya el verildi ise, bil ki YÜCE GÖREN’dendir, sevdiğini sevdirendendir.” dedi, FATIMA selamın aldığı, durduğu her eşikte gölgesini sildiğini, cümlesine sevgisini yaydığını söyledi. “ Benden o’na selam olsun, o’ndan cümleye selam kalsın.” dedi, yürüyen her dosta muhabbetini iletti.

8
“Soğuktan sıcaktan beklediğini, yetenden yetmeyene eklediğini sorsalar, diyesin ki; ‘Her lokmanın bir nasiplisi vardır, bilmezsen zordur, bilirsen kardır.’ Açtığın her sandık gençliğin sesi ise, kapattığın her sandık bilginin özü ise; her gün arayana açasın, soran ile paylaşasın!” dedi, FATIMA MEVLANA ile selamını iletti.

28-1
(Resim verildi: HAZRETİ FATIMA) FATMA ile söze geldi, sözünü cümle ile gülledi. “Gönüller hoşnut olsun, her bacı sevgisinde buluşsun.” dedi, selamladı. 

17
“MÜHÜR RESULÜ’nündür, RESULÜ’ne RABB’imin armağanıdır; dilediğine yansıtır, asla rivayet değil gerçeğin yansımasıdır. Dile verilmez. Doğdu ise ölecektir, gölgesini bilecektir, ancak o zaman açığa verilecektir. Dayanmayı bilenden esirgediği olmaz, bilenden saklı kalmaz; RESULÜ’nün ismi geçende, ‘Gerçek mi, değil mi?’ diye yorum yapılamaz.” dedi, HAZRETİ FATIMA sözün özünü verdi: “ALİ ile geldik, birlikte bulduk, sağ ile solu bir bedene koyduk. Gelen gidene selam olsun, alan bilene selam olsun. Ayağımız toz almaz. Her bilen, kendinden kendine sorsun; ‘RESULÜ’ne ne kadar uydum? RESULÜ’nü ne kadar duydum? Nereye kadar götürdüm, benliğimi nerede bitirdim?’ ” dedi, ALİ ile FATIMA selamladı.

6 mart
“Latif adımıza uyalım, sevgiye cümle ile doyalım; zengin isek, kendimizi fakir yerine koyalım! Diyelim ki; ‘Tok ile tok olmayı bildiğimiz kadar, açı da doyurmaya yönelelim!’ Biz el ele verirsek, biz sevgiyi RABB’imizden bilirsek; olumsuzluk asla yolumuzda olamaz, sorunumuz bilgimizde kalamaz.” dedi, FATIMA cümlenize selamet diledi, HAK olan, hayır olan her yerde olduğunu söyledi, selamladı.

              

Resim