İnsan beyni alıcıdır,
güzeli aldığı gibi çirkini de alır, çirkin düşünenden.
Kul vardır bahçeye girer, her türlü çiçeği sever.
Yanlış düşünen kula rastlar,
kul ona kimi çiçeğin uğursuzluğundan,
kiminin zehrinden bahseder, kulu o çiçekten soğutur.
Olur mu hiç?
Her yaratılan bir hayır sebep için yaratılır.
Uğursuzluk olur mu? Elbet olmaz.
Kulun gönlü bulanır, çiçeğe olan sevgisi söner,
kaybeden kendi olur.
Elden-koldan-beyinden aldığını veremezsin.
Verilen akımla, beynin yumuşaklığı ölçülebilir mi?
Beyin alım merkezidir.
Vermek, akıma tabi değildir.
Şu demektir. Beyin, trafo merkezidir.
Beyin, damarların muhafaza işini yüklenir.
Eğer sert kaslar olsaydı, daimi kontak halinde olurdu.
Beyni düşündün mü, yapısına göz attın mı?
Ne gördün, neden yumuşaktır?
Sert akım alır da ondan.
Bilgini sen nerde saklarsın.
Değil tabi. Sende nerde ise, bende de öyle.
Beyin değil.
Beyin olsa, geçende geleni değil, unutur.
Yanlış anlaşıldı.
Beyin, alıcı istasyon.
‘RUH’ dersiniz, gelir, aranızda olur, sizlere çok şey verir. Bunu bazen bilirsiniz, bazen aklınıza güvenirsiniz.
Aslında her şey RUH’ta toplanır.
Alıcı ve bedene mal edici.
RUH’tan alır beyin
Beyin, hatasız hesap makinesi.
Kul yersiz hesap yapar, komşunun hesabına bakar. Dedikodu, yanlış hüküm.
Kainattaki milyonlarca beyin,
TEK MERKEZ’den EMİR alır, o yolda yürür.
Elden verilen, beyinden geçer evvel.
Elbet beyinden.
Akım merkezi beyindir çünkü.
Ne var ki; ele verilen güç öyle yüksek akımlı ki,
idrake varmadan ele varır.
Beyin alıcı, el verici.
Daha önce soruldu, ‘Niyet iki alemde geçer mi?’ dendi. Niyet, dünya halidir, kulun beynidir.
Beyin yere gittikte, toprak onu örttükte;
niyet toprağın altında neye yarar?
“Beyin eğitiminde düşünce gerekli ise de,
dağılana değil toplanana yer verilir.
Bağlayıcı HÜKÜM’de,
seyir halinde olan her bilginin,
boşluğa yerleşmesi gereklidir.
Doldurulmayan boşluk,
geçerliliğini zaman bölümü içinde kaybeder.
Oynak olmayan her kemik, koruyucu görevini yapar. Doğruya yönelmiş her
varlık, her yenilenen bilgiye taliptir. Doyumsuzluk içinde olan
kişinin,
yeni-yeni konulara yönelip,
beyindeki boşlukları doldurması gereklidir.”
dedi, İBN-İ SİNA
|