Son
24
Gönül yolunda ALLAH’ım huzur versin.
Senden evvel, KENDİ’ni bildirsin.

25
yürüyen sona varır.
‘Son ne zaman bulunur?’ dersen,
ölçüyü aşmış olursun.

14-1
Sondan iyisini verenin kuluyum.
Son nedir? Kıyamet günü.
O gün ALLAH’ım kulları ile kavuşur.
‘Nasıl?’ dersiniz.
Bedenden sıyrılmış, mantıktan ayrılmış,
O'nun NURU ile yoğurulmuş kullarını yerine verir.
‘Beden ayırır mı?’ dersiniz.
ALLAH’ım elbet ayırmaz;
ne var ki kul kafesten kurtulamaz,
tam benliğini bulamaz.
Onun için, anda perde olur.
Tam kavuşma,
kafesten uzak kalma iledir.

13
Sahibi olmadan, ‘Sahibim’ diyene,
gaflet uykusu tatlı gelir.
Uyandığında, boşa kürek çektim der,
geçen güne yanar.
Hangi istasyondan binsen,
aynı sona varırsın.
Yeter ki o trene yetişebilesin.

9
“Kendinden kendine aldığın konu,
yol alırsan bulacaksın sonu.
Elbet kainatın sonu değil,
kendinde oluşan son,
bilginde buluşan son…”
dedi, HAMZA DOST

31
'HAY!' dedik geldik hana,
niyaz ettik hep sona.
YUNUS

19
“...DOST KAPISI açıktır, sormadan gel;
gönüller cümle ile, sen de gir;
tende ayrı gelse de, son,
her yaratılmışa BİR.”
dedi, PİR SULTAN ABDAL

20
“Demir dövdüm, elimdeki emeği övdüm,
her ele geleni seve-seve saydım.” dedi,
İBRAHİM –(HAZRETİ İBRAHİM mi?)
EYVALLAH- sözü aldı:
“Demir tava geldiyse, yerden göğe hizmettedir;
gönül tava geldi ise, kainatta hizmettedir.
Güneş sevgiye yol verir, ağacın gölgesi hal verir,
ağaç suyunu bol alırsa gövdesine dal verir.
Hep el ele olalım, taş ta olsa, demir de kalsa,
gün geldiğinde tavlanır, bilelim!
Benim emeğim bana geçerlidir,
senin emeğin sana,
cümlemiz el ele olursak
sona geçerlidir.”
dedi, İBRAHİM selamladı.