![]() Cemiyet somut örnek dilerse, fertler tek-tek ayrı tutulmaz; fikirde uymayan olursa, sohbete katılmaz. Suyun akışına gelen, gidişinden uzak kalamaz. Onun için verdik. Sözümüz cümleyedir. ![]() Kulun hamı da olur, sohbeti tatsız gelir.; olgun kulun her sözü gününe göre olur, onun için tatlı gelir. Az der, özünü verir. ![]() Sohbete dalmayı, dumanı dağıtmayı bilelim. Sohbet, dumana yol verir, eğer hoş yönde ise. ![]() Yerini bilmeyenden sual açılmaz, yolunu bilmeyenle yürünmez, kendini bilmeyene danışılmaz. Kendi bilmez ki sana ne versin. ![]() Aymayı bilemeden yaymaya çalışanlar; yaygıyla düşerler, dertop olurlar. ![]() Unutulmasın, sohbet yol göstericidir. Sohbet ile kurulan sofra, huzura yol açar. ![]() Meclis kuruluşu, boş söze gelmez; sohbet, imtihana tabi olmaz. ![]() Ona de ki, ‘Kitap yazmakla, sohbet etmek nedir?’ Sohbet; gelenle kalanın, gönülden alanın-verenin, sözle anlaşması. Kitap; AŞK’ın en üstüne çıkıp, feryat etmesi. Sohbet, feryatla edilmez. ![]() ‘Çok bilirim.’ diyen, cehaletin pençesindedir. Bilmediğinden yakınandan, çok şey bekle. ![]() Mümin olanlar; sohbetten alır, sohbetten verir, yolunu sohbetten bulur. ![]() Sohbet, gönül yıkamaya benzer. ![]() Sohbet dinleyin, yola ışık verir. Her sohbet, bir adım öteye götürür her kulla ![]() Sohbetin tadını, gah tuz ile, gah şeker ile değerlendirirsin. Değerini bilmeyene, ‘Yolsuz.’ dersin. Varsın yolsuz olsun. Cevabını senden almasın. Çünkü ne desen, seni bilmez. Öylesinden bilgini uzak tut. ![]() Sohbet kula adım verir, her adım öteye götürür. ![]() Sohbetin olduğu yerde sükunet vardır, sükunet olan yerde selamet vardır. ![]() Sohbet yerinde kalırsa güzeldir. Aşın, ne çok pişmişi ne de hamur kalmışı makbuldür. ![]() Sohbet gerekmese, yol açılmaz. ALLAH’ım gerekmeyeni nasip etmez. Sohbetimiz, gereklidir. Yeri mekanı ayırmak, ne senden ne benden. Nasip kadar alınır, desti-desti doldurulur; ne dökülür ne yayılır, nasibi olan gelir. ![]() Yolunda ışığın var ise, sohbet her an gereklidir. Sohbet, kulu bir adım öteye götürür. ![]() Seçilen sohbettir, ayin değil. Sohbet sofrası, dileyenlerindir, davete ne hacet? Nasibi olan, kapıyı vurur, içeri gelir. Gelenin geçimi, bizden değil HAK’tandır. Sohbetin seçimi, kuldandır. ![]() Yumuşak sohbet, yumuşak olmayan kulu da yumuşatır. ![]() Sohbetimiz yozmasın, esastan çıkılmasın ![]() Tok olanın sohbetine katılırsın, neşeni bulursun. Aç olanla oturursun, kayguyu bulursun. ![]() Dumansız gök, dalgasız deniz olmaz. Münakaşasız sohbet, tuzsuz ekmeğe benzer. ![]() Huyda güzel aransın, yaprakta gazel taransın, sohbette söz her kula düşsün. Karar cümle ile verilsin. ![]() Manayı açmak, sohbetin tuzudur. Söz kesilmesin, sohbet dağılmasın dersen; masal kitabı okumuşa benzersin. YUNUS’um der ki: “Dergahımız sohbet meydanı, her yolcu hanı idi. TABDUK der idi; YUNUS dinlerdi, bilmediğin sorardı. Yaprağın dilinden, kuşun sesinden, mana alırdı; TABDUK’tan onu dahi sorardı.” ![]() YUVA’da gün bulduk, günde selamı verdik, sohbet ile yolunda erdik, cümlenize selam verdik. ![]() sohbetin en güzeli ALLAH’ımın ADI’na olanıdır. Her türlü sohbetin sonu gelir. Bir tek AŞK sohbeti hudut tanımaz, ‘Burada kalalım.’ demez, dalga misali sahile vurmaz. ![]() Almayı bilen, sohbeti seven; değerine değil, vergisine önem versin. ![]() Sohbet kulundur, kul yumuşak yolundur. Her kul söylesin, doğru olan bulunsun. ![]() Saadet, sohbetin açılanıdır. Sadece ben söyleyecek isem, tahtıma oturmuş olurum. ![]() Söze saz karışır, kul sohbette görüşür, gönüller sohbet ile oluşur. ![]() Yazımız bir olsun, sohbetimiz üç. Bunca yazımız kaç sohbete girdi? Unutmayın, her sohbetinizde aranızdayız. Sohbetten gaye, dünyayı çözmek değil, ahreti bulmaktır. ![]() Sohbetimiz öyle tatlı gelirdi ki, dört öğünde yemek ihtiyacı duyulurdu. Soframız açık olsun, sohbetimiz seçkin. ![]() Kayıtta sorulan, ‘Yazıldı mı?’ denilen, benden değildir. Çünkü ben tarikat ehli olmadım. Sadece sohbet ehli idim. Sohbet ehli olanlar, HAK AŞKI’na düşenlerdir. Sohbet seni senden ayırdı ise, kül haline getirdi ise; meşrebini bulmuşsun derim. ![]() Sohbetin en güzeli, tekrar-tekrar açılandır. Çünkü her açılışta, mana değişir. Her değişen manada, kul gelişir. ![]() sohbette acı söz edilmez. Çünkü sohbeti açan, dünyayı kötü görmez. ![]() Güzellik, sohbete girmededir. Yazı ile de olsa, söz ile de, hatta göz ile. ![]() Bal dilde, GÜL elde, AŞK gönülde olduğunca; kulun yeri sohbet sofrasıdır. ![]() Gönül bağları uydukta, sohbete yol açılır. ![]() YUNUS’um geldi: “Sohbete yol açtıkta, aşımız el ele dolaştıkta; ekmeği tuza bansan da olur. Sohbette sözün tadı, gönülleri doyurur...” ![]() Sohbetimiz yapıcı olsun, yıkıcı değil; toprağa dikici olsun, sökücü değil. ![]() Sohbet sohbeti açar, kul her sohbette bir adım öteye geçer. ![]() “Tepside yufka saralım, kazanda helva karalım, cümle sofrayı kuralım, sohbete katılalım. Sohbet ilme anahtardır, sohbet dünyaya ihtardır, sohbet kulun gönlüne muhtardır.” dedi, YUNUS’um ![]() Sohbetin en güzeli; gönüllerin bağlanışıdır, YAR’ine ağlanışıdır, güzelin en güzelini görüşüdür. ![]() Daha önce verdim, ‘Tekrar okuyun.’ dedim. Sohbetler tekrarlandıkça, değerini bulur. ![]() Sohbetin en güzeli, O’nun ADI’na olandır. ![]() Sohbetin özü nedir? Ayrı düşünen, toplu taşınan her kulun sözünün bohçalandığı, günü geldikte söze özünü buldurduğudur. ![]() Sohbetin en güzeli, gönüllerin hoşnutluğudur. ![]() Kervana katıldıkta, handa mülaki olundukta; YUVA’nın dışında, sohbet yapılabilir. ![]() YUVAMIZ’a gelenin, ‘Sohbet HAK’tır.’ diyenin; dostunu arttırdık. Arttıran, elbet HAK’tır ![]() Sohbetin olduğu yerde, sınır asla olmaz. sohbetsiz sofra doyurmaz. ![]() Ayna olduk, yüze vurduk. Sohbetin özü odur. ‘Sözü HAK; söyleşilen- dinleşilen, bilinen değil mi?’ denir. Elbet bilinendir. Ne var ki, ayna olmazsa yüzünü görebilir misin? Sohbet te kulun kula aynasıdır. Toprak, ağaç su. Sürersen, sularsan senindir. Bakmazsan her geçenin. Su, şeker, un. Tek-tek ne verir? Karıştırırsan, helva olur. Sohbet odur. Bende şeker, sende su, öbüründe un, kiminde ateş. Hepsi bir oldukta, el-ele karıldıkta, helva olur, ağıza gelir. ![]() Sohbet, sofra misali; ne devamlı yenilir, ne yemekten kaçılır. ![]() Derdin gamın olduğu yerde, sohbet az gelir. Derde gama sohbet tuz gelir. ![]() ALLAH'ıma emanet olunuz, sohbette aldığınızı ömrünüzde bulunuz. ![]() YUNUS'um sözü aldı: "Derdest olalım, sohbetleri gün-gün kuralım, kuran ile bir olalım, birlikte suyun akışını görelim." ![]() AŞK bülbülü öttürür, meşk sohbeti açtırır. Sohbet, Cehennemin bittiği yerdedir! Soframız kuruldu, aç olanlar gelsin, mana sofrasından nasibi alsın. ![]() Niyaz yek başına, sohbet çok yaşına olur. 'Ne demek?' dendi. Her yaşta her başta sohbete katılabilir, katre-katre alan bile nasib sofrasına oturabilir, güzel çirkin katılabilir. ![]() Sözlü sohbette akım, daha çok yüklü gelir. Söyleyende az olsa da, alanı yorar, her alanı. ![]() Yersiz olan gelmez, olmaz denilen bizden verilmez, sohbete EMİR gelmeden girilmez; ne var ki, asla kuldan kula söz edilmez! ![]() Sohbetin dönüşüne değil, gelişine uyunuz, yapıya bilen ile giriniz. Yapıyı bilen binayı kurandır. Aramayı dileyen sohbeti sohbet ile karandır. Tek söz ile yetinildi, sohbete sadece bir gecede yer verildi. Genişlik, yerini yönünü ayırmadan sohbete girmededir, birbirini ayırmadan dinlemededir. ![]() 'Kaşık aldık, sohbete geldik.' diyen her kulun kaşığı boş kalmaz, sohbetimiz asla tükenmez. ![]() Yargıya düşerek verdiğin sohbeti, kendinden bilesin. ![]() Denize sıcaktan yanan gelir; sohbete HAK SÖZÜ dileyen gelir. ![]() Her sohbet bal misalidir, yiyene şifa verir, gönlüne sefa bulur. ![]() 'Derdest olalım, BİR'liği bulalım!' denilende; döne-döne verilmezse, her konu ayrı-ayrı derilmezse; alan aldığını bilmez, kendinde olanı bulmaz. ![]() Sohbetin güzeli her gönüle aktarılandır. Asla nokta koyulmasın. Bilenden bilmiyen ayrılmasın. ![]() YUVA'da sadece HAK sohbeti yapılır. ![]() RESULÜ ile hemhal olunuz. Biliniz ki, Ahlakı en güzelden güzeldi; biliniz ki Sohbeti dinleyene misaldi. ![]() CAN ile CANAN'da BİR'lik sohbetle oluşur. Her kulu gönülden sohbette buluşur; yorum dileyenlerle dilendiğinde olur. Gerçek yönde gerçek gündeyiz! Düzeni AMİR'den aldık, sohbeti öylece kurduk. ![]() Sohbet gönüllerden gelen akım ile beslenir, nerde olursa olsun dilden dile süslenir. Yerde olsa topraktan, havada olsa aydan yıldızdan, deryada olsa balıktan sazdan söz edilir, sohbet öyle açılır. ![]() Her konuda şap ile şeker gibi ayrı-ayrı söyleşebilirsiniz, noktayı aynı anda koyabiliyor iseniz. ![]() “...Sohbet, düzene uyarsan götürür; sohbet, YAZAN’a, duyarsan, tattırır; sohbet, aldığını iletirsen buldurur. İletmekten maksat; zor ile değil, sözden değil, halden bilmek ‘Vermektir!’ dedik, her sohbette ilettik. Göz göze geldiğinde kim olursa olsun sevgi ile bakıyorsan, el ele verdiğinde anandan bacından, babandan ağandan ayırmıyor isen, ‘Hale geliyorsun.’ derim. Öyle oldukta sözüm yerini bulur. Halden verenin, sözünde güven görülür.” dedi, YUNUS’um ![]() ‘YA ALLAH!’ diyelim, RAHMETİ’ne zahmetine, gönülden şükredelim. Sohbete girelim, olumsuz her halimize nedamet getirelim. ![]() Dört duvar oturana, sohbetimiz kotarana güzel gelir. YUNUS ![]() “...Gerçek sohbet, YEMEN’de yapılan sohbettir.” dedi, RABİA SULTAN ![]() SOMUNCU sözü aldı: “SOMUNCU niyaz ocağını yakar, anahtarı kilide takar; dileyen gelsin kapıyı açık bulsun diye, sofraya otursun somun ile doysun diye, gönüller birbirine katılsın, sohbete girilsin diye...” ![]() “...Sohbet sofrası öyle kurulur, kin nefret kaygısızlık anında silinir.” dedi, RABİA ![]() DOST sohbeti güzeldir; sözü söze katmazsan, gönlüne geleni birkaç pula satmazsan. HACI BAYRAM ![]() HACI BEKTAŞ sözü aldı: “Düğünden dernekten söz ettik, sevgimizi saz ettik; her bilgiyi eledik te, ‘Bir senden, bir benden!..’ deyip, aklımızı koz ettik...” ![]() Her gelenden selam aldım, her sevenle sohbete daldım. HACI BAYRAM ![]() ÖZ’den sözden ayrı kalınmasın, her birinin sözüne öbürü toz koymasın. ALİ |