OMAR der ki:
“ ‘Yaratılan’ densin ayrılmasın,
ömürde olan gönülden geçen konuşulmasın.”
ALLAH’ımın, her yarattığı her kuluna
sonsuz SEVGİSİ vardır.
İstisnası olamaz,
ALLAH’ım kulunu kulundan ayırmaz.
Ayıran, kuldur.
...ayırmayın, kulu kula kayırmayın.
Senin ayırdığını, ALLAH’ım kayırır;
senin kayırdığını, ALLAH’ım ayırır.
Bu, değişmez kaidedir.
Ayırandan uzak durun, kayırandan uzak durun.
Günde onu ayıran seni kayıran,
gelende seni ayırır başkasını kayırır.
Ayıran, ayrılır; seven, kayırılır.
Cemaati ayırmadım, bir kulunu kayırmadım.
Çünkü haddim değil.
ALLAH’ım ayırmaz ki bana söz düşsün.
ALLAH’ım; seni de, beni de, cümleyi de,
KENDİ NURU’ndan HALKETTİ.
Ne ben senden büyüğüm,
ne sen öbüründen.
Kulun kuldan üstünlüğü,
sadece sene farkıdır.
Onun için; ne ULULAR’ı ayırın, ne kulları kayırın.
Cümlesini sevin, sevenden olun;
cümlesini görün, görenden olun.
"...Yoğurt yedim ekşimeden,
sütü aldım taşırmadan,
bir kuldan öbür kulu aşırmadan."
dedi, PİR SULTAN ABDAL
Dağlar aşınır durur, kumlar taşınır durur;
denizi gah sakin olur, gah göklere dek kudurur. Demeyelim ‘Nedendir?’
YÜCE’nin dileğinden, olanın hayrından.
Kulu kuldan ayırmaz, kulu kula kayırmaz.
ALLAH’ım yarattığını ayırmaz!
Her kulu O’nundur, O’ndandır
Kainatta her zerre BİR’liktedir.’
Öyle ise, akkuş karakuş der ise, kulu körlüktedir.
Sağdan soldan ayırma,
laleyi menekşeyi kayırma!
|