Aynaya mümin kul baktırılır;
bakan görür, bakmayan yürür.
Aynayı eline verdik, ‘Ne mutlu sana’ dedik. Sana dedim. Yalnız aynaya, aydın yüzle bakman gerekir.
Aynayı eline almak, her kula müyesser değildir.
Ne var ki, bakmasını bilmek gerekir.
Ayna niye aldığını sabitleştirmez?
Her geleni içine aldığından.
Düzen kurulur, aynada istenilen görülür.
'Her istediğim mi?' dersin.
Öyle oldukta, elbet aynada dilediğini görürsün.
Unutma; ayna, elinde tuttuğun değil,
gönlünde tuttuğundur.
"...Ayna sadece seni sana gösterir.
Aynada kendini gördüğün kadar bilgiye sahipsin.
AŞK dolan gönlün, bilgi dolan ömrün; yapını tamamlar. Kendini kendine sor, kendini bedene sor,
kendini sevene sevmeyene sor.
Alacağın cevap elbet sana zor.
Ne var ki, gönlüne ateş kor." dedi, YUNUS'um
ÖZ'ünü bilmen için, aynaya bakman gereklidir.
('Ayna'dan murat nedir DEDE’ciğim?)
Ayna her bakana, baktığı yönü gösterir.
"...her kulu, birbirine sadece aynadır.”
dedi, KAYGUSUZ
Ayna odur ki, senin ile olur, seni sana gösterir.
Ona nasıl bakıyorsan, kendini öyle görürsün!
Gerçeği görmek, kendinde gerçeği bulmak.
Yanılma yok; madde ile düşünürsen,
manaya dönüştürürsün.
Eline aynayı aldığında yüzüne çevirirsen,
oluşumunu görürsün;
güzeli çirkini öyle ayırırsın.
“Aynaya gül de bak,
çerağı bil de yak,
eteğindeki taşı dur da dök.”
dedi, PİR SULTAN ABDAL
"...Dumandan ayrı kalmadan aynaya bakamazsın,
baksan da kendini göremezsin."
dedi, HACI BAYRAM
"...Aynada gördüğüm kendi yüzümdür,
kainatta duyduğum kendi sesimdir,
bedende uyduğum kendi nefesimdir;
almayı dilediğim kadar vermeyi dilersem,
dengesini kurduğum kendi nefsimdir."
dedi, YUNUS’um
"...Aynayı ele alsan, yüce dağın başına çıksan,
gördüğün ile benliğini silersin;
karanlık odaya girsen, aynayı eline alsan,
kendini karanlıkta görürsün, tövbeye öyle girersin."
dedi, HAZMA DOST her gelenin,
cümleyi, yüce dağın başına gidip
aynaya orda bakılsın diye
YARDIMCI olacağını söyledi.
"...Her ayna yüzünü aynı gösterir,
değiştiren bakışındır."
dedi, MISRİ
|