Gölge
9
Mananın gölgesi, kulun mertebesine göre.
Mertebesi yükseldikçe, gölge netleşir.

10
Gölgeyi yolun düzeni bilirsen;
kayguyu silersin, ‘HAK’tandır’ dersin.
Gölge, HAK YOLU’nun ermişinden gelendir.
‘Nasıl?’ derseniz:
Çölde gölge ararsan ne bulursun;
ağaç gölgesi buldukta nasıl ferahlarsın.

17
her kulu gölgeden geçer.
Ne var ki; bilenin geçişinde tevekkül,
görenin gözünde tefekkür bulunur,
geçişe öyle uyulur.

23
 Yenmedik aştan, dönmedik baştan söz edilmez.
Sahrada gölgeden şikayetçi olunmaz.
‘Görmedik’ denende, görgünün sözüne uyulmaz.

13
Kulun gücü nedir, nerdedir?
Elbet imanında.
Kökü ve yapısı güçlü ise,
geçirdiği hiçbir olay, kulun ÖZ'ünde gölge oluşturmaz. 'Gölgeye söz geldi' denilir.
Gölge olmazsa güneş nasıl aranır?
Dostun dosta vereceği, her şüpheyi sileceğidir.
Görüşün oluştuğu, oluşanın buluştuğu yerde,
geçici düşünceler vardır.
Hakikate uyanı bulmak için aradığın,
gölgeden sıyrıldığındır.
(Gölge, gaflet mi?)
Gölge; duranı, durup aramayı özleten,
dört yönünü gözleten, VAROLAN'ı özleten.
AŞK'ın kıvılcımı, özleyiştir.

5
Gölge ne sana ne bana,
Güneşi bilmeyene, açığa çıkmayana.

24
Gölgeyi bilen, kendini bölendir.

15
Gölgeyi silmeden gülemezsin
MERYEM

30-2
Gölgede kalan ağaç, yaprağını er döker.
YAHYA

24
“Gölden balık beklersen, ovaya çalı ekersen,
gideni geleni dürtersen, yolun zorlu geçer;
kul, gölgeden aldığı ile göçer.”
dedi, YUNUS’um

13
Gölge; bulut ile gelirse rahmetine dönüşür,
ağaçtan gelirse hürmetine açıktır,
bilginden gelirse zahmetine katlan.

5 temmuz
“Düğüm oldu ise eldeki iplik, açalım;
doldu ise çöplük, seçelim;
gölgeyi sildi ise akıl, hayır diyelim;
HAK ADI’na, bilgi fistanı biçelim.”
dedi, YAHYA EFENDİ

25
Güneş’in gölgeyi görmediği değil,
kulun Güneş’e bakmadığı’ denilir,
her olay birbirine şahit tutulur.
KAYGUSUZ