Gönül-1
3
Gönül KABE’sine yolcular gerek,
yolculuğa çıkana hacılık gerek.

2 temmuz
 Yüzünü mümin kula dön,
gönlü karanlık olana bakma, mani olur sana.

23
Düşünüp dert etme, her gördüğünü mesut bilme.
Derdin çeşidi olur. Kulun gönlü etrafıyla açılır.

21
Dilekler daima uludur.
Ama dileğe varmak gönle bağlıdır.

15
Gönül uyarsa, ALLAH'ı bilirse,
yolunda giderse; elbet mertebe alır.
Alın yazısı toprak kazısına benzemez,
ne olacağı bilinmez.
Gönül KABE’dir, kulun ne olduğu bilinmez.
ALLAH’ına yakınsa, sevgisini kazanmışsa,
günahın o kadar aratır.
Kulun mertebesi bilinmez kul tarafından.
Gönlünü bilmezsin, mertebesini göremezsin.
Onun için mertebesi ne kadar yüksekse
kırdığın gönlün, günahın o kadar çok olur.
Mümin kullara sözüm.
Sana ona değil, yazıyı okuyanlara.

7
namazdan-yudumdan daha münasip eden gönüldür. Namazı kılarsın, yükünü atarsın; bilinmez ödeyemezsin. Gönül yoluna, mümin kuluna, ALLAH’ımın YÜCELİĞİ’ne; hepsi silinir, mertebe alınır.
Gönül gönüle uysa, gönüller hoş tutulsa, sevabı büyük. ALLAH’ımın yapısı, kulun gönlü KABE yapısı.
KABE’yi tavaf mümkün ise, ne mutlu gidene;
değilse, ne mutlu gönül kırmadan yaşayana.
Her gönül ALLAH yapısı, ayrılmaz kulun.
OMAR der ki:
“ ‘Yaratılan’ densin ayrılmasın,
ömürde olan gönülden geçen konuşulmasın.”
Gönül kula değil ALLAH'a açıktır.

13
Gönül yumağın düğümünden duman alırsa,
‘Manisini kaldır’ diye ALLAH’ından dilerse; manisi kalkar.

17
Şu anda bu günde mantığın ile gönlün savaşır. En güzeli bulduğun an; sevgide gönül, doğruda mantık kazanır.

19
Kim olsa, ne dese; gönül kırmayız,
kır diye gönülü otaya koymayız.

2
gönülden ölçü alırız.
‘Gönlü karanlık olana söyleyeyim’ derim,
‘Yolunu öyle çevireyim’ derim.

‘Mahzun olsun kul eğilsin, ALLAH’ını bilsin’ demek yanlıştır. ALLAH’ı bilmek, gönüle kalmıştır.

Dumanlı gönül, kokusuz güle benzer; solsun at.

6
Gönüller kasadır kilitli, anahtarı ALLAH’ımda.

Demeyin ‘Gönül geniş mi?’
Nasıl geniş bilir misiniz, sırrına erer misiniz?
Olmuşu görmez misiniz?
Coşar-coşar, boşalmaz dağlar aşar.
YUNUS

13-1
‘Olay’ dersin, büyütürsün, gönlünü çürütürsün.

13-2
‘KABE’ derler ziyaret ederler.
Her eden, ALLAH’ın mümin kulu mudur?
Gönülden anmak gerek.
ALLAH’ın KABE’si olan gönülü;
hoş anmak, hoşnut etmek, KABE ziyaretinden makbuldür. KABE ziyareti farz,
gönül ziyareti ALLAH’ın YAPISI’nı tavaf etmektir.

14
Geliş çok olsa da, kulun dönük gönlü değişmez.
Onun için ALLAH’ım kulunu tekrar-tekrar
dünyaya göndermez, kul olarak.
RUH’un gelişi olur, kul gönlüne uyulur.
Fani olarak asla!

18
Olumunuzun size kazandırdığı lütuftur, ALLAH’ımın LÜTFU. Bizlerden değil, gönüllerinizden buldunuz.

24
Gönülün ölçüsü; kuluna göre söz edende değil,
her kulu bir tutandadır.

28
Dünyaya geliş, kulun gönlünü eğitir.
Olumu güzel olan, dünyayı iyi bilir, gailenin üzerine çıkar.

8
Gamına ‘Yeter’ de, gönülü sustur. ALLAH’ına güç gelir. ALLAH’ım, sözünü söze bağlamaz.
Ağlayan yanık olup gönül dağlamaz. Nazını sevdiğine eder. Müstahak olur, alır; döner, unutur.
Gamını sil, yuvana öyle geleyim.
Şüpheni kaldır, sözümü sana vereyim.
Dert-dert, gönül mert.
Bilirim amma ALLAH’ımdan dilerim dualardan iyilik. Olmuşa söz-göz atma. Gönüle duman katma.

18
Gönül, RUH’un gülü.

24
Bedenin ölçüsü malum. Az uzun az kısa.
Gönülün ölçüsü bedene uymaz.
Küçücük bedene, sanırsın bu gönül sığmaz.
NUR’dan alırsın, gönüle doldurursun;
boşaltmak gerekince, boşaltır-boşaltır, sonuna varamazsın.

28
Sen de gönlüne mantığın ile hükmet.
Mantığını gönlüne esir etme.
Mantık her zaman aydın olmaz,
gönül bahçesine yol vermez.
Gönül RUH’un bahçesidir;
mümin kul gül yetiştirir, dönük kul diken yetiştirir.
Onun için gönül bahçendeki güllere su alırsın,
büyümesini dilersin.

6
İyi de kötü de, girmek için imtihana tabidir.
İmtihanını veren, mümin kul olur.
Gönlü dönük olan beklesin,
kendini boş mücadeleye hazırlasın.
Kendine güvenen, boş kum torbasına
yumruk sallayana benzer, boşuna çabalar durur.

11
Dönük RUH soruldu.
Dönüksen uyar sana, gönlüne göre gelir, telkin verir. Gönlünce düşünmek değil,
gününce değerlendirmektir makbul olan.
Kuvvetini gönlünde ara, yanına gelende değil.
YUNUS

27
ALLAH’ımın, hiç ama hiçbir şeyine,
kulunun gönlünden başka ihtiyacı yoktur.
Deme ‘Bir gönülcük mü?’ 
Başka ne ki? Neyin var senin olan?

MUSA’nın asası denizi açtı,
MEVLÂNA’nın hastası gönlünü açtı

24
Gönül ALLAH yapısı, MEVLÂNA’nın bankası.
Yatırımı ben değil, kendi yapar; ahiretini öyle açar.

27
‘Gözün var mı?’ deme; gönül gözümle gönlünü yoklarım. Gönlünde ALLAH sevgisi taşıyanın,
yabancı maddeyle kirlenmez gönlü.

13
Duygunu gönlüne uydur, sinirini bedeninden kaydır. 
YUNUS

26-2
Duman koyma, gönül çürür.

ULU, YÜCE’nin KATI’na gönülle varır.
Gönül ağır gelen, aşağıda kalır.
Ağırlıkları atıp hafiflemek.
‘Müsavat olsun, kul kuldan ayrılmasın’ denir.
Ne var ki, tertemiz gönülle gelen kul,
dünyada gönüle ağırlıklar koyar.
İrade kuvvetli ise, aldığından sıyrılır.

8-1
Dergahımız, gönülleriniz.

8-2
Namaz, gönülle değil bedenle kılınır.
Ağzında sesin duyulur.
Her azanın vazifesini yapması gereklidir.
Gönülle namaz kılınmaz, ALLAH’a varılır.
Namazı kılarsın, gönülle de ALLAH’ına varırsın.
 
31
Vezni mantıkla, kafiyeyi gönülle veririm.

25
Sözünü gönle göre dediğin an, kulun gönül asaleti görülür.

8-1
Gönül senindir, sen ALLAH’ımın.

17
Yumuşak gönülde, yumuşak niyet olur.

25
ALLAH’ım kulunun gönlündedir.
Ne mutlu gönüllerimize ki ALLAH’ımın NURU’ndandır.

26
Gönül almak, ALLAH’ımı hoşnut etmektir.
Zenginin gönlünü çok kul alır,
fakirin gönlünü al ki sevabı büyük olsun.
Zenginin gönlünü çok alan olduğu için çok yere bölünür. Fakirin gönlü bir sana verilir, onun için sevabı büyüktür. Nasıl ki bol olan mal ucuz olur, kıt olan mal pahalı gelir.

4
Görmeyi dilediğim kulu idi, kulunun derdi idi.
Dersen, ‘ALLAH’ımın kulunun derdi sana mı kaldı?’ haşa. İnsan severse, sevdiğine dönerse,
onunla dönmek ister, yükünü atmak ister.
Ben yüksüz, o yüklü, buna dayanmak ister.
Dayanman için, kapalı gönül ister.
Şükür ALLAH’ım, gönüllerimiz açık.
Her açık gönül, CAN’ından çok CANAN’ın yanına,
dostları ile varmak ister.

17
Gönül kapını da, şüpheni attıktan sonra aç.

25
Kula şahadet edecek, ancak gönlüdür.

14
Yumağın sarılışı, her kulun eğilişi; beden gücüne göredir. Eğitiliş, gönül gücünü gösterir.
Eğitmek benden, almak sizlerden.

19
Bedene hazırlık yaparsınız, aşı mideye katarsınız.
Gönülün aşını da düşünün. Gönülün aşı ibadet.
Gönül, ibadet ile beslenir.

23
ALLAH’ıma, elbet gönülle varılır.
Ne var ki, gönül gönülle beslenir, gönül ibadetle beslenir. Gönül almak bir sevap, gönül kırmak bin sevabı götürür.
YUNUS

27
Kul üzerinde, ALLAH’ımın ELİ var;
dil üzerinde, ALLAH’ımın ADI var;
gönül üzerinde, ALLAH’ımın NURU var.

28
Dünyada olan, bedende kalan; gönüle işlenmez.
Dert edersin. Gönül kırdın mı, hak yedin mi?
Bunlar gönüle yara açmaz, kulu yolundan almaz.
Sakın dert etme, içine kurt koyma. ‘Sinirim bozuk’ dersin. Gönül, kafese isyan eder; kafes, gönüle dar gelir. Suyumuzdan aldı, içti-içti gönül gelişti, beslendi,
kafes dar geldi.

her gönül gittikçe büyüyen çığa benzer.
Ne var ki her gönül derken, altın gönülleri kastettim.

6
Meydanın ağacını meyveli gördün mü hiç?
Elbette görülmez. Çünkü kullar bırakmaz.
Ağaca bekçi koyarsan kimse elini sürmez.
Kul da öyledir; gönlüne sahip çıkmazsan,
bekçisi olmazsan yabana gider.

6
Düzelen, gönül olmalı.
Dönük gönül, azap verir, uyan kulu da yanıltır.

8
Yüzde aranmasın güzellik, gönülde aransın.
YUSUF

8
Bende ben değil, bütün kâinat mevcut.
‘Nedir?’ dersen; gönül bu, açtın mı kâinatı kaplar.
Kapalı gönül yumrukta saklanır.
Sevgi gönülde oldukça, kâinatı içinde bil.

10
Geçeni unutmak için, hayırla anmak için.
Geleceğe umutlu ol ki, dumanı silesin;
gönüle kainatı koy ki, sevmeyi bilesin;
almayı değil vermeye çalış ki, sendeki kaynasın.

19
Kapalı olan, karanlık gönüldür. Açık gönüle, karanlık şey girmez. ‘Neden girmez?’ dersen; çünkü açık gönül, ışık alır, karanlık nasıl girer? Açık gönül, açık kapıyı bulur.

23
(İmanın, evvela kalp temizliği olup olmadığı
hakkında bizi aydınlatır mısınız?)

Gönül pak olmayan kulun, imanı hak olmaz.
İman, gönlün yıkanmış şeklidir.
Günün konusu, kula kanı olsun diye verdim.
Suyun akması nedir? Berrak akması için ne gereklidir? Yatağın temiz olması.
İman, su; yatağı, gönül.
Olsun da gönlüm temiz, ibadetim yumağıma borç kalsın. Bu muydu sorulan, her fırsatta denilen?

3
Sana ‘Sen’ diye gelene elini ver,
seni sen diye sevene gönlünü aç.
‘Ver’ demem.
Cümle yarattıklarıyla ALLAH’ıma verilir gönüller.

12
 Ben neyim?
Ben yerdeyim, ben buradayım, sevenlerin gönlündeyim. Ne mutlu bana ki,
ALLAH’ım bütün altın gönülleri bana açmış.
Benim gönlümün altın olması,
gönüllerinizin açık olması değildir.
Gönlü altın olanın, kapısı açık olur.

17
Gönüle yatmayan, doğruluktan uzaktır.

Gönülle varılır.
Gönül kula doğruyu buldurur, borcunu ödetir.

25
Tekkeyi günümde yaşamadım.
Toplantılarım, sohbet içindi.
İbadet; kulun kula gösterisi olmasın,
gönülden geldiği gibi yapılsın.
El açılsın, ‘ALLAH’ım’ denilsin, kendinden geçilsin.
‘Acaba hata mı var?’ denilmesin. Hata gönülde olmasın. Elde-dilde olan, affa uğrar, gönülde olan asla.
Gönülle oynama kırılır.
Kırılan gönül, ALLAH’ımın NURU’dur.

27
Açık olmayan gönül yol bulmaz,
niyete uymayan yola sefer yapılmaz.

4
Dünya malı, dünyanındır; dünya kulu, hummalıdır.
Düştü mü derde, der ki ‘Gönül darda’
Gönül dara girmez, kul öyle görür.
Gaileyi üstünden attı mı, gönlünü geniş bulur.

Olaya gönül takma, gönülü manadan çekme.

6
 Gönül ne terazi ile ölçülür, ne metreye vurulur.
Gönlü açık olan, ALLAH’ımca görülür.

8
Olgunluk, ne elde ne dilde; kulun gönlünde.
Gönül nerede?
CANAN’da!

12
olmuşun yolu sorulmaz, pişen aşa su katılmaz.
Serçe, yazı da kışı da bir yerde arar.
Ne açlıktan ölür, ne soğuktan donar.
Dumansız gönül, serçeye benzer.

14
Şüpheden uzak kalsın, içindekilerini atsın,
gönül bahçesine yeniden çiçek diksin.
Yanlış anlaşılmasın, çiçekten maksat yozluktur. Açayım. Gönül bahçesi açık.
Ne var ki gelişi güzel çiçek yeşermiş.
Yeniden çiçek diksin, dediğim odur.
Diktiğini bilsin, dermeye değsin.

16-2
Gönülden dilenen olur.
Gönülde olan da, kulun ölçüsünü verir.

29
Beden yapısı gönül kapısını kapamasa,
nefis mücadelesini her kul kazansa;
ne savaş olur, ne kul dünyaya meydan okurdu.

2 mayıs
gönlünüzü çürütmeyin.

CANAN’ın SEVGİSİ, yaratabildiği kadar.
CAN’ın sevgisi, gönüle katabildiği kadar.

6
Kırmak kolaydır.
Kırılan bardağın yerine yenisi alınır.
Kırılan gönül hiç bir şeyle ödenmez.

9 mayıs
Ahiret ne el bağlayanın, ne diz bükenindir.
Ahiret gönülden ‘ALLAH’ım’ diyenindir.
El bağlamak, diz bükmek, bedenin selameti;
gönlünü ALLAH’ıma açmak, CAN’ının selametidir.
Borcunu ödersen, gönlünü açarsan;
hem bedenini, hem gönlünü selamete götürmüş olursun.

Veresiye mal satılır, amma gönül alınmaz.
Mal sergiye konur, amma gönülü koyamazsın,
‘Gel, sende gör’ diyemezsin.
Gönlünün ölçüsüne, kulu şahit alamazsın.
Kulun gönlüne kefil olamazsın.

21
Gönülü eğleyen, kulunu hoşnut eder.
Gönül eğlemekten maksat;
dumanı atıp hoş söz etmektir,
kulun hatasına gülmek değil.

Çizmeyi ayağın korunsun diye giyersin.
Gönlünü neyle korursun?
İman duvarı ile hale kurarsın.

31
Mantığa toz kaçırmayın, gönülle beraber yürütün. Gönülleriniz öyle zengin ki,
mantık hatalarını örtmeye çalışır.
Gönülde leke yok.
Mantığı dünyaya değil, gönüllerinize çevirir.
Gönlünüz bir konu ile sarhoş.
Mantığınız; hem dünya, hem ahiret konusunda çelişir. Gönlündeki hazineye güven,
‘ALLAH’ım en güzelini verir’ de, şüpheyi sil.
Gönülle uymaya çalışırsın, mantığın ‘Acaba?’ der.
Acabayı sildiğin anda, ‘Yeniden doğdum’ diyeceksin.

1 haziran
Gönlü açık olan kula, KUR’AN’dan başka kitap, yol vermez.

19
Gücün üstünlüğü, ne bedende, ne yumakta;
sadece gönülde.
YUNUS

20-2
Seyahate giden, akçesine göre gider;
ahirete, gönül paklığına göre gidilir.

23
Avucuna su dolmuş, ayağı çamur olmuş. Yıkarsın, geçer. Geçmeyen gönül yarasıdır, RUH’un karasıdır.

26
Ayağını sudan, başını gölgeden ayırma;
mide ile gönülü karıştırma.

4
her kul, kendi gönlünün kolcusudur.

9
Güzellik, ne tahtta ne de taçta.
Güzellik, gönüle konan AŞK’ta.
AŞK ta; gönüle konmaz, doğar, büyür.
Bedene ölüm gelir, gönüle asla.

25
Gönülden gönüle, akım vardır.

28
Akçanı bozarsın, yerine koyarsın.
Gönül bozarsan, neyle ödersin?

22
Aklın ölçüsü, mideden geçmez.
Gönülün katkısı, kainata sığmaz.

16 eylül
kulun gönlü kollanmasın.
Gönül ile ALLAH’ımın arasına giren olmasın.

22-1
Bedene değil, gönüle adapte olunuz,
bedeni gönüle uydurunuz.

her kul gönlünce mertebe alır.

25
Kul kulu kendine köle edemez.
Gönül hoş olmayınca, önünde eğilemez.
Kula semer vurulmaz.

27
Körük olandan ateşi sor.
ALLAH’ım ateşini yakmaz.
Ateşin, senin malın.
Ateşini yakan ULU’ndur,
ULU’nu bulduran yolundur,
yolunu bulduran gönlündür,
gönlünü yoluna bağlayan AŞK’ındır.
Hepsi zincir olur, aynı daire içinde döner durur.

1-2
AŞK’ını, gönlün yaratır.

5
Zahire değil gönüle bakarız, gönül ile gönülü yakarız.

19-1
Aştığın yolu görmek istersen, geriye dönmeye ne hacet; gönlünü yokla.

19-2
ALLAH’ımın ADI diline geçti mi, şüpheye düşme.
Elbet yardımcı olur, YARDIMCI gönderir.
Gönül yoluna göre, ALLAH’ım seni sevindirir.

27
Gönül, NUR’dandır.
Bedenin hatasını, gönül ile ölçmeyin.
‘Sevmez’ diyeni seviniz ki, sevmesini öğrensin.
Kulu ayırmak, sevileni kayırmak;
kulun bedeninin değil, gönlüne düşen gölgenin hatasıdır. Gönüle gölge nasıl düşer?
Sözünü arı dili misali kullanan, gönülleri kıran,
kulda hata arayanların gönüllerine gölge düşer.

2 Kasım
Gönüllerin mekanı zamanı olmaz

13
Her kulun gönlü, müstesna günlerde
hamur misali yoğurulmaya yatkındır,
duası da kabul olunur.

14-1
AŞKI ile doldun.
Dolu gönül, dünya tamahına yer bulmaz;
çünkü gönülde, AŞK’tan yer kalmaz.

7
Kul dünyayı sevdiği kadar, ahireti de severse;
dünyayı gönülden siler, sadece bedeni görevli kılar.
Neden kul dünyada mutsuzdur?
Çünkü beden ile gönül savaştadır.
Bedenin ameline gönül razı olmaz,
kainata kendini bağlamaz.
‘Hür geldim, kafese girdim;
kafesin ameline esir olmayım’
der, mücadele eder.
Savaşı, kuvvetli olan kazanır.

28
YUNUS’um der ki:
“KABE olsa, tavaf etsen;
gönülü bir kenara koydu isen, aradığında bulamazsın.” Beden bedeni tavaf etti ise, bedende yol arama.

31
Kambur dert eder, sırtında yük var diye.
Gönlünde yükü olmasın kulun.
Dünya kısa gün, gelir geçer, kul nasıl olsa göçer;
kambur dünyada kalır, gönül ahireti seçer.

3 ocak
HAZRETİ DAVUD der ki:
“Kulun değerini; beden yapısına göre değil,
gönül yapısına göre ALLAH’ım verir.
Kambur, ‘Kamburum var’ diye üzülür.
Kambur gönülde olmasın.
Beden, kısa olan dünya gününü nasıl olsa geçirir.
Kambur beden, dünyada kalır;
kambur gönülde ise, ahret zindan olur.”

9
HAZRETİ OSMAN der ki:
“KABE her dileyende, her dileyen KABE’de;
benim gönlüm de, cümlenizde.”
HAZRETİ EBUBEKİR der ki:
“Suyun kaynağı KABE ise, kolları kul gönülleridir.
Sen kul gönlünü hoş et ki, kollar seni KABE’ye getirsin.”
HAZRETİ OMAR der ki:
“Kulunun kolunu zorlama ki, gönlü darılmasın...”

Eğer gönül kırdı isen, kırılan da gönül olur.
Gözün yaşı aktı ise, kul naz ile baktı ise;
ona gönül bağından çiçek der, eline ver,
gönlünü al, sevindir.

14
Ağmaya bilmeye, alemi tanımaya; gönül gücü gereklidir.

ALLAH’ım her kulunu aynı gönülle yaratır,
kul kendi gönlünü eğitir.

15
‘Dünya dar’ diyene,
‘Gönlünü evrene bohça diye sar’ derim.

16-2
‘Sevebildiğimce seveyim’ dedim, daldım;
dünyayı bir hoş gördüm.
Gönlümün göçünü, evrende buldum.
Sardım sarmaladım, ‘Ne kadar küçük’ dedim, YARATAN’ımın BÜYÜKLÜĞÜ’ne sığındım.
MERKEZ

19
Yoluna gitmeyen, AŞK’ına düşmeyen;
hiç değil ise gönül kırmasın, kulluğundan olmasın.

23
Altının değeri hamurundadır, kulun değeri gönlündedir.

26
Gönülleri YAHYA PEYGAMBER ölçer.

31
Gönül nedir? ÖZ.

6
‘Kaydını yaptıran,
nüfus kağıdı aldın diye yazdıran,
İslamiyet’i nüfusunda kalan kullardan olmayasın.
Gönlün kaydını ALLAH’ıma yaptırasın’
dediğim kuldan alacağım cevap,
‘Aramıza girme’ ise,
sözün doğrusunu söylemiştir.

13
Gönüller elma olsa, her gelen bir dilim alsa, sana ne kalır? Çekirdeği kalır.
Her çekirdek, bir elma ağacı yetiştirir.

Gönülde açılan kapı, ALLAH’ımadır.

Göz mü görür, gönül mü yürür?
Gönül yürümeyi diledi mi, göz arkadan gelir. 

14
Pak gönül hatasız bedene sahiptir.
'Hatalı bedenin, gönlü pak değil mi?' dersen;
‘Eğer hatasını meziyet haline getirirse,
gönül pırıl-pırıl olur’ derim.

Saz kulağın pasını, söz gönlün pasını siler.

15
Madem ki gönüllerimiz de RUHLAR’ımızın kasası;
onu altın ile dolduralım, değerini bulduralım.

22
Dünyayı dilersen, sevmesini öğren.
Unutma ki dünya, senin içindir.
Ne kuş ne de kurt içindir.
‘Benim’ dediğin yerde, sen yoksun;
‘O’nun’ dediğin her yer senindir.
Çünkü ‘O’nun’ dediğin yerde, senin gönlün vardır.
Gönlün olduğu her yer senindir.

26
Şah, her akçe ile alınanı alır.
Alınamayan, sadece gönüldür
FENARİ

29
Gönül aldığın her günde, yolunda çiçekler açtığını unutma. Her çiçeğin, cennet kokusunu saçtığını unutma.

Gönül vermeden edilen niyaz,
sepete su doldurmaya benzer.
AŞK ile edilen niyaz, deryaya denktir.
‘ALLAH!’ dediğinde; kainatı sarabiliyor musun,
gönlünü göçene kadar O’na bağlayabiliyor musun?

11
Suya giden, ‘Yumuşak olayım’ diyendir,
olgunluğu gönülde arayandır.
Dumanı gönülden at ki, olgunluğu bulasın.

17
Ne sen beni, ne ben seni yüceltemeyiz.
Seni de beni de yüceltecek olan, gönül yapımızdır.

21
Her gönül kendi çapında mürşittir, ne var ki yetersiz kalır. Onu besleyecek kaynak gereklidir.

25
Gönüllerin dolduğu yerde, akıllar durur. Durandan maksat, dünyayı dürür. Yoksa kainat durmaksızın yürür. ‘Duyduk, almadık’ diyenin almadığı, duymadığıdır. ‘Gördüm, bilmedim’ diyenin gördüğü, gönül gözünü açmadığıdır. Yoksa kainatta duyulmadık, görülmedik olmaz. Görecek göz, duyacak kulak oldukta.

26-2
gönül, her ne kadar kum misali ise de,
kristal kadar naziktir de.
Kırılanda değil, kırandadır kayıp.
Kırılan sıfattır, zaten yok olmaya hazırdır.
Amma kıran, elindeki kıymeti kaybetmiş olur.

27
Gönül hem yanar, hem de yakar.
Yanan gönlün etrafında olanlar da yanar.

2 nisan
Ne çekilen çile vardır, ne bozulan düzen.
Olanın O’ndan geldiğine inandığın an,
çile dediğin sana çiçek bahçesi gibi gelir.
Gönlüne ne tohumu ekilirse o biçilir.
Günün aydın olduğunu, gören göz bilir.
Gönül dumanlı ise, günün de kara olur.
Aslında kara yoktur, karayı kul yaratır.

Bahçeye her su gelir, gönle hak su.

4
‘Cümlenizin gönüllerini gezdim, dikenleri ezdim,
her gönüle dilenen çiçekten ektim’
Sizler deren olunuz, gönüllerde AŞK tohumu seren olunuz, her olaya gülen olunuz, derdi uzağınıza atınız

15
huzur gönülde olmazsa, gül bahçesine girilmez.
Günün olayları, gül bahçesinde olmuşu gösterir.
Ne var ki kul, dikeninden şikayetçi olur.
Dikenini yolayım deme, başa çıkamazsın,
kaideyi bozamazsın.
Unutma ki gül, dikeni ile sevilir.

17
Bedenin gelişmesi, gönlün oluşması için;
ALLAH’ım kainata düzen kurmuş.
Kulun gördüğü de, bu düzendir.

18
MESNEVİ’den arayan, güne nokta koyandır.
Halbuki noktayı, gelene koyacağız,
gönülde volkan akıtacağız.

25
Gönülde yaktığın ateş, öyle aydınlatır ki;
karanlığı bilmezsin, yolundan çıkmazsın.

12
Her ateş, kendi mangalında yanar;
her gönül, kendi bedeninde hafifler.

13
Sağlık gönülden başlar.
Gönlü hasta olanın, dünyası karanlık olur.

17
Dilden söylenen, gönülden geleni biler.
Gönül ile dil arasında mutabakat olmalı,
olduğu gibi görünmeli.

19
‘AŞKIN gönlümde, gönlüm ELİN’de ALLAH’ım. DİLEDİĞİN benim AŞK’ım ise, benim dileğim SEN’sin.

20
 KUR’AN cümleye verildi.
Alanın ölçüsü, gönlünün derecesindedir.
Kime sorsan, kendince mütalaa eder,
yorumunu öyle söyler.

24
kainatı gönülde bilesiniz.

25
Huzur dileyen; gönlünde güller açandır,
ALLAH’ımın EMRİ olmayandan kaçandır.

Sahipsiz olmadığımız dünyada, gönlümüze sahip olalım; SAHİP OLAN’ımıza, gönlümüzü katıksız sunalım.

30
Gönlünde ZATI, bedeninde SIFATI mevcuttur.
Gönlünü ZATI için, bedenini SIFATI için pak tutmalısın.

12
Söze saz karışır, kul sohbette görüşür,
gönüller sohbet ile oluşur.

14
Kulunun gönlünü hoşnut etmişsen,
KABE’yi ALLAH’ımın kulunda bil.
Kırma kulun gönlünü;
gönlün kırılmasın, yolun burulmasın, ömrün dürülmesin.

Ne sen, ne ben ayrı değiliz.
Ayrılık, her kulun gönlündedir, VEREN’de değil.
Eğer sende yok ise;
VEREN’i değil, kendini suçla ki doğruyu bulasın.

5
Aymayanda uygunluk görülmez,
gönle yazılan hoş olsun ki silinmez.

19
Yende darlık görsen de, gönülde bulmayasın,
katıya çatmayasın.

25
Her gönüle aynı ateş verilir,
ne var ki kulun nefsi ile harcanır.
Harcayandan olunmasın.

18
ALLAH’ım; kainatın cümlemizin, gönlümüz SEN’in.

‘Dünya nokta olduğunda, kainat ona nasıl sığar?’ dersen; dünyadan da kainattan da yücedir her bir kul.
Çünkü kainatı gönlüne sığdırabilir.

20
kulun gönlü bölünmez.
Hangi kulda ne gönül var bilinmez.

22
ALLAH’ımdan çirkin, sadır olmaz.
Kulun gönül gözü kör ise, güzelde çirkin bulur.

26
Gönlü bedene bağlamak, dünyayı bağış diye görmektir. Bedeni gönlüne bağlamak, dünyanın üzerine çıkmaktır.
O zaman bağış senden öte olandadır.

28
Kanımıza değil, gönlümüze hükmedelim.
YÜCE’nin EMRİ öyledir.

29
Kuş uçtuğu yerde, gönül geçtiği yerdedir.
Gönlünü sonsuza sal ki;
tutanak bulamasın, toprağa kök vermesin.

16
 Kaygu ne zaman gereklidir?
Kul hakkını yersen, gönlünü nefsine harcatırsan.

22
Aymayı bilmek, KABE’yi gönülden aramaktır.
Yol üzerine sözümü deyim.
Yazılı kitapları okumak, ALLAH’ımı öyle bulmak;
ayı leğende görmektir.
Aradığını gönlünde bul ki,
ayı gökte kendin göresin, görüp de eresin.
YUNUS

2 kasım
 Deryadan geliş olmaz.
Deryaya sadece gidiş vardır.
Aradığın kapı, senin gönlünde.
Orayı ara, orayı sula, orayı besle.
Hatasızlık arama,
‘Hatalıyım’ dersen AFFI’ndan geri kalma.

1 aralık
Hangi gönlü kırdı isen, ALLAH’ım ordadır.

11
PAMUK DEDE dendi.
Gözünün görmediği, kainatı bilmediğim sanılırdı.
Gönül bağında nelerin erdiğini kul bilse,
görmeyen her göze acımasa;
PAMUK DEDE’nin erdiği yeri görürdü.
Acımak, kulun görevi değildir.
Dediğim yanlış anlaşılmasın,
‘Merhametsiz olunuz’ demedim.
Her olayı, ALLAH’ımın VERGİSİ’nde bulunuz.
Sen O’ndan büyük müsün ki, VERDİĞİ’ne acıyasın?
Sen sana düşen kulluk görevini yap.
Yardıma muhtaç gördüğüne,
gücünce yardımcı ol.
Yapacağın odur.

25
Bedendeki dert, gönle şifadır.
Gönlün şifasını, beden hazırlar.

Gönle ekilen, gönülde biçilir.
Her kulun gönlünde, aynı ekin olmaz.
Onun için ektiğini biçesin, o aşı yiyesin.
Yediğin aşı bırakmayasın.
‘Gönlüme ekin ektim, gelin sulayın’ demeyin.
Kulun kuldan alacağı su yoktur.
Her kulun alacağı, YÜCE’nin EMRİ ile ULU’sundandır. Gönülden gönüle, yol daima açıktır.
Kulun gönül kapısı açık ise.

31
Gönlünü uykuya verme
YUNUS

3
kulun gönül yapısı neyi arıyorsa,
ona dünya kapısı öyle görünür.

18
KUR’AN, her kulun gönlüne göre yazılmıştır.

Her kulun niyeti, gönlüne göre değişir.

22
YÜCE’yi ararsan nerde bulursun? Elbet gönlünde.
Eğer gönlünde YÜCE var ise,
O’nun yarattığı da vardır, var olmalıdır.
YUNUS

25
Gönlün bahçendir, niyetin diktiğin çiçek.
Kimi diken eker, kimi gül.

11
GÜL’ümüz gönüllerde, gönüllerimiz ALLAH’ımda.

14
"...Kuşlara yolu soralım,
 ‘Mihmandar olur musunuz?’ diyelim.
Onlar bize ne derler;
‘Gönülleriniz yok mu?’ EYVALLAH.”
dedi, YUNUS’um

8
EVLİYALAR gönül yapılarına göre,
PEYGAMBER EFENDİMİZ’in ASHABI’ndan DÖRDÜ’nün seçtiği kimselerdir.

15
Gönüller birbirine denk geldikte, renkleşme olur.

18
ALEMLER gönüldedir. Gönüller hep BİR O’ndadır.

2 mayıs
Temizlenmeyen kir, gönül kiridir.
Aynayı eline alıp, aydın yüzünü kendine,
kara yüzünü başkasına tutanın; gönlü kirlidir.

4
HAKK’ı gönlünde bilirsen; dünyan da, ahretin de aydınlık olur.

23
Katrede kainatın ÖZ’ü bulunur,
bir gönülde kainatın tümü bulunur.

6
HAY VASFI’nda kulunun gönlünü,
bedeninden sıyırmayı anlayalım.

25
Her kul, gönlüne yatan ile gününü geçirir.
Murat; her kulun yolunda olması,
gönlünü her gönle uydurmasıdır.
‘Günüm yumuşak geçsin’ dersen,
gönül-gönüle yatkın olanı seç.
Yatkın olmayana ‘EYVALLAH’ de geç.

2 temmuz
HAZRETİ MUSA der ki:
“Men edilen meyvenin verdiği,
kulun gönlündedir koyduğu.”

8
Gömlek bedene dar gelirse, gönlünü geniş tut derim.

13
Unutma ALLAH yapısı, gönül kapısıdır.
KABE işte orası.
HALLACI

20
gönlünü yakarsan, yönünü bulursun.

Şeytanı kul kendi gönlüne koyar.
Eğer gönlün ALLAH ile doluysa, şeytan nereye girer? Yoluna dursa yanar, yönüne gelse donar.

27
Niyazın olduğu yer, kainatın durduğu yerdir.
Ne kilise ne de cami, gönül ile yöneldiğin yerdir.
Gönül ile yöneldiğin yer, HAKK’ın huzurudur.

10
‘Minareye çıkayım, cümleye ses vereyim,
HAK ADI’na çağırayım’ diyen müezzin;
gönlünce uydukta, sesini duyuramadık kul bırakmaz.

14
gönlünü eğiten, yudum-yudum aldığını içirendir.
MERKEZ

17
‘İlmi nedir?’ dersen;
O’nu bulman, O’ndan olanı bilmen, O’ndan gelene uyman. İlim, kitapta değil gönüldedir.
Kitapta sadece erkan bulunur.
YUNUS

29
Gölgeyi arayan, ağacı gözler;
gururu gözleyen, gönlünü kendinden ayırandır.

24
Vergiye inandık, sergide gördük, sevgide bulduk;
sevenin gönlünde, gölgenin silindiğini gördük.

16
Meğer gönül, sevgi ile alınırmış.
Madde, madde ile değişilirmiş.

3
Ayranı içelim, güzeli seçelim, PİRİ gelse soralım.
“Çizenden aldım, güzelden bildim, çizdim.”
Sözü alayım, sözün açığını vereyim.
Sözün açığı; gönül gözü ile görüşte oldu.
Anda sahilini buldu, tüy eline geldi,
çizdirene uydu, gönülden kimliğini duydu.
Çizdiren YUNUS ALEYHİSSELAM.
“Söz aldık bitirelim, deryayı gönüllerde arayalım.”

10
Şer gönülden silindikte, serilen çiçekler görülür. Seven sevdiği kadar sevilir, çünkü gönül sevdikçe açılır. Gönle darlık gelmez; ‘Dar olan’ dersen, öyle kul sevmeyi bilmez.

1 aralık
NUMAN der ki:
“Dinde aranan, gönle konulandır...”

7
Yalın ayak gidelim, gönlü hürde bulalım
YUNUS

Her kulun gönlünde, AŞK çiçeği mevcuttur.
Ne var ki su gerek, suyu verecek gerek.

O’nun olduğu yer, gönlündür.

25
Dumansız günlerden,
gönüller hoşnut olur.