Tarikat
10-2
Neden, ‘Tarikat.’ dersiniz,
bir ULU’ya bağlanırsınız,
zamanla yozarsınız.
ULU’nun yolunu
‘Yolum.’ diyen yürüyen,
yolun kenarında ağacı gören;
gönülden uymamışsa,
‘Yolun kenarına geleni
koparmak caizdir.’ der,
koparır yer.
Ondan sonra gelende,
bu söz yer eder.
Her gelen, söze bir söz ilave eder,
 böylece yozar.
Bilmez ki ALLAH’ım gönülü görür.
O kul, kendi kendini aldatır.

11
Her tarikatın kuruluşu bir yoldandır.

30
Yol kulun gönlündedir.
Mürşit gerekli,
ne var ki mürşit bilmek gerekli.

25
Tarikata girip, kula kul olursan;
günaha girersin.
Tarikat kurulmasından maksat,
ALLAH’ımın yolunu anmak,
sohbete dalmaktır;
kula kul olmak değil.
Kul kuldan üstün olamaz.

21
KUR’AN; ALLAH’ımı anmanın kitabı değil,
kula yolunu vermenin kitabıdır.
Benim tarikatım olmadı.
Yanılma!
ALLAH’ımı bulan,
yalnız tarikatla olan mıdır?

14
‘Tarikat’ deneni, bir daha izah edeyim.
Nasıl ki yıldızlar, bir mihver etrafında döner,
olsa-olsa mihver düzeni sağlar.
Yolunu bilenin, mihvere ihtiyacı olmaz.

5 aralık
Senin gayen nedir?
ALLAH’ıma varmak.
Tarikatın gayesi nedir?
O da varmak.
Seyahate yalnız da gidilir,
gurupla da gidilir.
Gurup ile giden, neşeyle varandır;
yalnız giden, gördüğünü bilendir.

7
Biz tarikat ehli değiliz.
Biz zümreye bağlı kalmayız.
Cümle söz alacak,
sözümüz cümleye bağlanacak.

2
Dünya günümde, tarikat ehli olmadım.
Tarikat, suyun deryaya akışıdır.
Her akan su, aynı deryada buluşur.
Akan suya katılmayan, deryaya varmaz mı?
Vardık ya.
Tarikat buldurur, ne var ki erdirmez.
Daha önce dedim;
MEVLÂNA’nın ahfadındanım diyen,
güne kadar övünen kullardan;
MEVLÂNA bir daha yetişmedi.
Neden? Sırtını MEVLÂNA’ya dayadığından.
Tarikat ehli de öyledir.
Bir yol tutar, bir PİR’e uyar,
ona dayanır gider.
Her tarikatın PİR’i, tarikat ehli değildir.
Ancak onunla ve ondan sonra tarikat kurulur.
Bu şu demektir.
PEYGAMBERİMİZ’den ve
ALLAH’ımın EMRİ’nden değildir.
Ancak o PİR’e duyulan
saygıya-sevgiye hürmettir
gönül yolundan alınan selamettir.
Olay budur.
Kul sükuneti o PİR’in yolunda gidende bulur.
Elbet zararlı değildir.

20
ben tarikat ehli olmadım.
Sadece sohbet ehli idim.
Sohbet ehli olanlar,
HAK AŞKI’na düşenlerdir.
Yanlışlık, yol bilmezse sormayanındır.
Kulun hatası, hatasızlık istemesindedir.
Çünkü hatasızlık, YÜCE’ye mahsustur.
‘Yol ehli.’ dersiniz; yaşantısına göz atar,
‘Örnek alayım.’ dersiniz.
Hata buradadır.

22
 Hiçbir zaman,
tarikatın doğrudan doğruya
bulduracağını düşünmeyin.
Ayı leğende seyretmeyin.
Ay, göktedir.
Bunu kim olsa bilir.
Göstereni ne ararsın?
Başını kaldır da gör.

17
Tarikat aramayın,
yorumda bulunmayın.
Hepsi ALLAH YOLU’dur.

12-1
'Dünya kulu, rüya ile ölçüsünü verir.'
denilirse de;
tarikat ehline öyle bir Şeyh gereklidir ki,
dosdoğru yorum yapabilsin.
Sen tarikat ehli değilsin ki.
'Tarikata intisap ettim.' diyen,
yolun yöntemini gösterir.