![]() ALLAH’ım her kuluna, kaldıracağını verir. ![]() Yükün uygunu, gücün aldığı kadardır. Manayı yüklenmek te aynıdır. Onun için ALLAH’ım, “HER ŞEYİN KARARI.” DER. ![]() Kul kula yük vermesin, ocağına taş koymasın. Ocak ne ile yanar? Ocaktan maksat; bacaya taş koyarsan, yuvada duman tüter. Kul onu temizler, ne var ki can sıkar. Yapan yaptığı ile kalır, gidişte o taş onun önüne gelir, yolunu kapar. Dünya yapısında, taş temizlenir; ahiret yolunun taşı asla. ![]() Her yaratılana, ALLAH’ım gücü kadar yük verir, kaldıramayacağı yükü vermez. ![]() Denir ki; ‘Kabre konan taşın, küçüğü-büyüğü olmasın, kıyamette kul yüklenmesin.’ Kul ne taşı, ne toprağı yük etmez; dünyada RUH’una mal ettiği yükü ancak alır, kıyamette o onu ağır yürütür. Dünya malı, dünyada kalır. Olanı veren, elbet ALLAH’ımdır. Hak yemedi isen, alın teri döktü isen; neden yük alsın? ![]() Bir lokma bir hırka günü geçeli asırlar oldu, günde kul kamuya uydu. Uyduğun kadarıyla güzel, gerisi gazeldir. Yaşantında kula yük olma yeter. ALLAH’ım KENDİ’ne yük olanı yaratmaz, yarattığını KENDİ’nden uzaklaştırmaz. Kulun yükü de, ALLAH’ıma değil dünyayadır. Ne var ki, dünya da kul ile ölçüsünü alır, kul olmasa top örneği ortada kalır. ![]() Gücünün yetmeyeceğini, ALLAH’ım kuluna yüklemez. Yüklediği zaman da, kendi haline bırakmaz. ![]() Kimseden yapamayacağını istemeyin, ‘Yapamam’ derse, üstünde durmayın. ![]() Meyhanede danışan, yolun gidişine uyamaz. Uymadıkça, kulundan bilemez. Bilse ki; VEREN O, ALDIRAN O, kulunun yüküne YARDIMCI OLAN O. ![]() Omuz, aldığınca yük kaldırır, alamadığı günde eğilir. Eğildikte hata eğilende değil, omuza ağır yük verendedir. Yükü önce kendin kaldır. Kaldırabildiğini kaldırabilene yükle. Bekleme eğilsin. Eğildiği, eğitildiği değildir. Unutma ki, eğiten de O, öğüten de O. Sen senden sorumlusun, ben benden. İşte gerçek budur. YUNUS ![]() Olumu gelişten bilen, bildiğini verendir. Sırtına yük alan, kaldırdığı kadar alır, kaldıramadığı kalır. ALLAH'ım kuluna kaldıramayacağı yükü vermez. ![]() Koşuya giden ata yük vurursan sırtından atar. |