Mal-Mülk
3
Mülk dileme, maliki olamazsın;
bir mum yaksan, dünyada kalamazsın.

5
Hangisi mülkünü ahirete getirmiş?
Herkes bir yer bulmuş sığınmış.
Her fakirim diyene bakma.
Fakirlik, gelen kulun cümlesinde.
Ne var ki, kulun kimi emanetçidir, kullanır gelir.
Dünyadan geçen VELİ bunları düşünür:
‘ALLAH’ın EMANETİ’ni,
hak yolunda mı kullanırsın
YUNUS

28
Duman kulu bunaltır.
Madende çalışanı düşün.
Nafakayı dipten alır, dünyaya bulanık bakar.
Üçe-beşe söz etme, ‘Şükür’ de.
‘Gecem-günüm aydın, nafakamı saydım’
‘Yeter-yetmez?’ dersen, yanılmış olursun.
VERMESİ eksik olmaz, kul nasipsiz kalmaz.

Dünyada olan, bedende kalan;
gönüle işlenmez.

OMAR der ki:
“ ‘Sahibim’ dediğine,
ALLAH’ın İZNİ ile sahip çık.
Yoksa sahipliğin, yetersiz kalır.
Şu demektir:
Her yaratılanın TEK SAHİBİ ALLAH’ımdır.
Sen O'nun YARATTIĞI’na,
elbet O'nun İZNİ ile sahip olabilirsin.
Elini dahi kaldırırken,
‘ALLAH’ım İZNİ ile’ dersen;
elinin indiğini görürsün,
anda ASIL SAHİBİ’nden korkarsın.

29
Hak, hakkı götürür.
Yeme kulun hakkını, seninkini de götürür.
Sahibine yaramayan, senin neyine yarasın.

7
SAHİBİ’nden söz almadan,
emanetine söz etmeyin.
YARATAN’dır SAHİBİ,
gözetendir emanetçi.

20
Hummalı yol sormasınlar.
Dumanı dağıtmışlar.
‘Hummalı yol’ dedim, sizleri söylemedim.
Hummalı yol; ahireti unutan,
kendini dünyanın malı sayanlara derim.
Meclisimize öyle kul gelmez.

13
Dünyada çok mal isteyen,
‘Çok oyuncağım olsun’ diyen çocuğa benzer.
Kement yapsan,
mülkünü yanına alsan;
gelişte gerekmez.
Cepte olsa seninle de gelse,
burada yayıntı diye atılır.

15-2
Yamalı fistan giysek, ‘Nasibimiz’ diyelim.
Altın sahanda da yesen, bakırda da yesen,
aşın tadı değişmez;
değişen, övüntü verendir.
Benim olmayanla öğünmek,
elde olmadığında dövünmeyi gerektirir.

27
Gözün görebildiği hudut, senin dünyandır.
Gözün hor gördüğü senin oldukta,
gönlüne öyle girdikte.
Dünya malını bırak dünyada kalsın.
Sen onu götüremezsin,
ne var ki o seni alıkoyar.
‘Dünyada mekan gereksiz midir?’ denirse,
gerekli olanı ALLAH’ım nasip kılar.
Tamaha yer yok.
Kaleye burcu niye yaparlar?
Askeri gizlemek için, ovayı gözlemek için.

11
VEREN’in VERDİĞİ,
kuluna layık gördüğü kadardır.
Kulun dünya mülkü, gönlünün ölçüsü değildir.
Kimine dünya mülkü, kimine kainat yükü verir.
Kainatta yükünü bırakan,
varışa hazır olur.

29
‘Salih yolu, sefil kul bilir’ demeyin.
Kulun görgüsünde EVLİYA daima fakir-sefildir.
Fakirlik, dünya malından sıyrılmadadır.
‘Benim’ deyip mal etmemek.
Senin olan, senin ile gelir.
Seninle gelmeyen, nasıl senin olur?
Seninle gelecek olan, sadece AŞK’ındır.
YUNUS

Zengin olsam sofra açsam,
kaç kulunu doyururum?
AŞK’ım desem sözünü etsem,
kainata duyururum.

13
" 'Sahibiyim' dediğin hiç bir mülk senin değildir,
aklından başka."
dedi, ALİ

2
Asmayı dikersin, üzümüne bakarsın;
kuşlar eşinir, arılar deşinir,
üzümünü yiyemesen de asma senindir.

20
Yerden gelen yerden olandır
YUNUS

8
"...Dünya malının sahibi kul değildir.
SAHİB, O’dur.
O, nasıl dilerse, kul öyle harcar."
dedi, YUNUS’um

1 mayıs
ÖZ’de gözde O!
Sözde sazda O!
Kışta yazda O!
Veren O!
Alan O!
Neyin sahibi oluşurlar,
hangi bedestende buluşurlar,
kaç metre fistan alışırlar?
Sadece selam alışsınlar,
selam ile oluşsunlar,
AŞKI ile doluşsunlar!
RESULÜ