Resulü

19
ALLAH’tan dile, yola GÜL’e niyet et.
ALLAH dilerse olur.


4 kasım
GÜL mü güzel, yol mu güzel?
Gidene yol güzel,
GÜL’le süslenen yolda gitmek daha güzel.
GÜL’den maksat, yolun GÜLLER’i ALLAH'ın PAYGAMBERLERİ.
GÜLLER’in en güzeli,
MUHAMMET SALLALLAHU ALEYHİ VESSELAM EFENDİMİZ.
GÜL’den mi geçtik, yoldan mı geçtik?
Hepsini seçtik, ALLAH'a vardık.


ocak
Duanın başına sonuna, PEYGAMBER’inin Şefaati'ne sığın.
Sunduğum cümleye.
Şefaat, Ümmet-i MUHAMMED’e, zümreye değil.


18
Bilinenden ötesi söylenmek gerekseydi;
ALLAH’ım bildirirdi, sözü HAZRETİ MUHAMMED’e verirdi.


8-1
Cemiyetin baskısını, PEYGAMBER dahi bastıramamış.
Yaptığını, ‘ALLAH’ımın EMRİ.’ demiş, meydana çıkmış,
korkuyu gönüle koymamış.


7
...elbet her kul, YUNUS’tur MEVLÂNA’dır.
Yaratılışta eksiklik olmaz.
Kul nefsi ile o VERGİ’yi harcarsa, elbet uzak kalır.
Yoksa, RESULÜ’nden ve PEYGAMBERLERİ’nden başka,
kullarında özellik olamaz.
Harcayan ile harcamayanın yolu, aynı kalmaz.

Yunus

11
Gelişim gönüllere. Selam geldi sizlere, gönüldeki güllere.
GÜL’den geldim, Selam getirdim cümle mümin kullara.
“Sunduğumu bilsinler, selamımı alsınlar.
Şad olsunlar dualarına, kulluk etsinler ALLAH’larına!
Hepsiyle beraberim, ümmetimin yanındayım.
Dilediler, andılar. Şükür ALLAH’ıma, gönüllerindeyim.
Almışsam duaları, cümlesine veririm.
Yanlış yoldan döneni, ALLAH’ımın EMRİ ile görürüm,
Şefaatçisi olurum.
Tasa edilmesin, korkuya düşülmesin.
Ne cehennem ateşi, ne zebani sopası; kulunu korkutmasın.
Kulunun kolu, harama katılmasın.
Kulun kuldan korkusu, dünyada görülmesin.
Selam cümleye, hayırlı buluşmaya.”
‘Amin.’ dedim duacı oldum, ilettim diye sevince düştüm.
Sevincim büyüktür, verdiğim müjdem kadar.

Ali

16
‘KUR’AN açılsın, sahife okunsun.’ dendi.
ALLAH’ımın ADI’ndan RESULÜ ayrıldı.
Ha bir ayırdın, ha bin ayırdın, ölçüyle mi olur.
Zaten ayıramazsın ki.
Değil, niye suç olsun.
Dedim ya, ayırmak elinde mi?


26
Duamız soruldu, ‘Yanlışlık?’ denildi.
Yanlışlık, bilinmeyende.
‘MUHAMMEDEN RESULULLAH’,
ALLAH’ımdan, RESULÜ’nden dileğinde söylenir.
‘MUHAMMEDÜR RESULULLAH’,
‘ALLAH’ımın RESULÜ’dür.’ demektir.


11-1
“Gamdan uzak kalalım, gönüllerle gönül kazanalım.”
der RESULÜMÜZ.


19-1
GÜL müdür dünyayı bezetir, her kulu gözetir?
Yumağın o'nunla olsun, o'nun Şefaat’i cümleyi sarsın.
O'nun Varlığı, YM olan her kulun varlığını kapsar.

22
GÜLÜMÜZ çağıranda, “Ümmetim.” deyip bağıranda;
yönümüz o'na olsun


2 Kasım
Kâinatı veren kim? ALLAH’ım.
SERİ nerede? Kâinatta.
KENDİ’ni kâinat ile bildirmez mi?
‘FAHR-İ ALEM’ dedik, güllerin en güzelini sevdik,
çünkü o’nda kâinatın sözcülüğünü bulduk.
FAHR-İ ALEM ne demektir?
Alemin gönül sözcüsü.
Gönül sözcüsü ne demektir?
Kulun gönlünü, yolunu ALLAH’ıma bağlamak.
Bu vazife de yalnız FAHR-İ ALEM EFENDİMİZ’e verilmiştir.
Her PEYGAMBER bir yolu gösterir;
FAHR-İ ALEM EFENDİMİZ, bütün yolları bağlar.
Bütün yollar, aynı deryayı bulur.
Her PEYGAMBER kendi ümmetini peşine alır,
HAZRETİ MUHAMMED ALEYHİSSELAM EFENDİMİZ’in
huzurunda yerini alır.
O'nun “Ümmetim.” dediği odur.
(EFENDİMİZ, bütün insanlık alemi için mi
‘Ümmetim.’ diyor?)
Elbet.
Düşünseniz ya o’ndan evvel gelenlerin günahı ne?
Ve benim sözüm odur;
kim olursa, ne olursa gelsin, o’nu bulsun.
Çünkü o, ne senin, ne benim, FAHR-İ ALEM’in.
Her kul, gönlü ile bulur.
Ne yazık bulduğunu kaybedenlere,
verilen NUR’u harcayanlara,
ALLAH’ımdan öksüz kalanlara.


4-2
PEYGAMBER EFENDİMİZ,
alemlerin PEYGAMBER’i.


15-2
“Selam!” dedi GÜL’ümüz,
dünyadaki yolumuz, ahirette umudumuz.
Duaların edildiği an geldi. (Neden haber verilmedi?)
Heyecan büyük olurdu.
“Sofraları açık olsun.
Sohbetten ALLAH’ım mahrum bırakmasın.
Ümmetimin şüphesi, bütün olsun.
Kolumuz cümlesindedir.” dedi, selamladı, yürüdü.
Hepinizin sırtını okşadı.
“ALLAH’ıma emanet olsunlar.” dedi.

Göçünüz umduğunuz gibi olsun.
Okşanan sırtlarınız taşa gelmesin.
Mutlu gecemiz kutlu olsun.
ALLAH’ım kainatı NUR ile boğsun.
‘AMİN.’ diyelim, GÜL’ümüze FATİHA okuyalım.
Tevazuun en büyük örneğini bu gece gördünüz.
FATİHA’yı önce cümleye okuttu,
sonra kendine sunulanı cümleye dağıttı.
Onun elinden dağılan, cümlenin.
Cümle ÜMMET-İ MUHAMMED kullarının RUH’unu,
kat be kat şad etti.


              

         3     4     5

Resim