Resulü

11
Yürüdüm, anda GÜL’ümü gördüm.
“Gelenden hoşnuduz, getirdikleri ile.”
dedi, NUR ile kucakladı.
HAK ile BİR olduk, HAKK’ı dileyene günde sunduk.


25
RESULÜMÜZ der ki:
“Gününe uy. Cemiyet ne derse, onu duy.
Uymazsan, seni ezer geçer.”


25
-RESULÜ-
“Yaratılan her kulda, gösterilen her yolda;
ALLAH’ım vardır.” Dedi,
cümlesine niyazını bol Verdi.


10
HAZRETİ MUHAMMED SALLALLAHUALEYHUVESSELLİM,
ilmin özüdür.
Ona sadece bir perde verilmedi ki, ilmini vereyim desin.
Onu, ilmin özü yarattı.


20
MUHAMMED ALEYHİSSELAM HAZRETLERİ,
ÖZ olarak yaratıldı, temsilci değil.


28
ALLAH’ımın EMİRLERİ, KUR’AN’da verilmiştir.
KUR’AN ile kainatın sırrı derilmiştir.
Ne var ki anahtarı,
HAZRETİ MUHAMMED ALEYHİVESSELLEM EFENDİMİZ’e
verilmiştir.
Sırrına sadece o vakıftır.
 Gerekeni kuluna bildirmiştir.
Ümmet-i MUHAMMED’in Şefaatçisi olduğu için,
sırrının anahtarı o’ndadır.


28
“KAİNATI KURDUM, GÜNEŞ'İ VERDİM.
GÜNEŞ'İN VERGİSİNE KULLARIMI SERDİM.
ONUNLA OLUN, ONDA BULUN, ONUNLA ERİN,
BANA ÖYLE GELİN”
DER, YÜCE ALLAH’ım.


2 kasım
HABİBİ O’ndan bunu dilemiştir.
Eşyanın aslını bileyim, hataya düşmeyeyim diye.


3
Gelmeyi diledim.
ALLAH’ımın İZNİ ile,
HABİBİ’nin Selamı’nı getirdim.
Kaynayan kazandan nasip alsınlar,
kaselerini kepçe ile doldursunlar,
her oluşta bizi bilsinler, bildikleri gibi bulsunlar.

Umutsuzluk ummayanda olur,
ALLAH’ımın AFFI’nı bilmeyende olur.
O’nun kulu olana, Şefaatimiz namütenahi olduğu bilinsin.
‘Kulunun yokluğuna kıyamaz.’ denilsin.
YARATTIĞI eğitir, kulunun hatasını öğütür.
Gam edilmesin, ‘Buluşmak yok mu?’ denilmesin.
Buluşacağız, kavuşacağız.
Ali

16
Gelişten göçe kadar, kul yolunu seçer.
Hangi ULU’nun yolunu seçeyim diyen şaşar.
Çünkü yol ULU’nun değil YÜCE’nindir.
‘Örnek alayım, öyle olayım.’ diyeceğin tek varlık,
HAZRETİ MUHAMMED’dir.
Her ULU, o’nun bir tek Vasfı ile yolunu bulmuştur.
O bütün Vasıfları’nı bünyesinde toplamıştır.
Her bir ULU, o’nun Yolu’nun tozunu tamamlar.


14
Kâl, halin ötesidir.
Dünyadaki kulun, en yüksek mertebesidir.
O da sadece bir kuluna nasip kılınmıştır.
RESULÜ’ne.
“KALEMİ VERDİM ELİNE.” denen AYET odur.


5
EYVALLAH’ta selamet görüldüğü,
HAZRETİ MUHAMMED efendimizden gelmiştir,
KİTABI’na yazmıştır.
Onun verdiğini deriz.


8
EFENDİMİZ’in Selamı ile geldim.
O’nun sözünü verdim:
“Uyumayın, gönülden dağılmayın.
Cemiden, yüzümü değil ÖZ’ümü arayın.
Saçımı değil, yazımı tarayın.” dedi, bana öyle izin verdi.
“Onlar ileyim beni bilirler ise,
onlar ileyim ‘ALLAH’ım!’ derler ise,
onlar ileyim bilseler-bilmeseler,
onlar ileyim deseler-demeseler,
onlar ileyim yansalar-yanmasalar,
onlar ileyim sönseler-sönmeseler.
Dünyaya geldiklerini bilsinler, bildiklerini unutsunlar.”
Hazreti Hatice

29
ADEM’de görmedin mi, HAVVA’da duymadın mı,
İBRAHİM’e sormadın mı, İSA’ya bakmadın mı,
MUSA’dan almadın mı, MUHAMMED’e uymadın mı?
Öyle ise, “Kimi kimden ayırayım, hangi kulu kayırayım?”
der mi YÜCE ALLAH’ım?

Yunus

 29
MUSA sarayı terk etti, İSA kainatta noktayı buldu.
HAZRETİ MUHAMMED; çölü yol etti, kumu bir etti,
ADEM’den bugüne ALEM’i bağlattı.
Düğüm o’ndadır.
‘Ondan gelmeyen?..’ denmesin,
her gelen o’ndandır.
Yunus

14
Bebeğe gülmeyi öğretin ki;
hep gülsün, GÜL’den geldiğini bilsin,
VEREN’den nasibini alsın.


8
BEZM-İ EZEL’de kulun kaderi yazılıdır, AŞK’ı değil.
AŞK’ı oradan yazılaydı;
ne HAZRETİ MUHAMMED mağaralarda olur,
ne İSA çarmıhta görülür,
ne MUSA tur dağına varırdı.
‘AŞK O’ndan, meşk O’ndan.’ der otururdu.
Halbuki hepsi O’nun AŞKI’nı aradı.
En son aradığını gönlünde buldu.
Yunus

20 haziran
‘LAİLAHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH’ın
olmadığı yer şeytanındır.
Madem ki ‘LAİLAHE İLLALLAH
MUHAMMEDÜR RESULULLAH’ın
olmadığı yer yoktur, şeytana da yer yoktur.
O da sadece ALLAH’ımın yarattığı bir var olandır.
KUR’AN’ın yazdığı gibi, kulunun çözdüğü gibi değil.
Yunus

20
Mademki ALLAH’ım RESULÜ’nü KENDİ’nden ayırmaz,
‘ALLAH’ım!’ diyen RESULÜ’nü de anmış olur.


20
YARATAN; TEK YARATMIŞ,
"RABBÜLALEMİN!" DEMİŞ.


27
İslam olmak, RESULÜ’nün her Hali’ne uymaktır.
Her Hali’nden biri, FAHRİ KAİNAT oluşudur.
Cümleye kucak açmıştır.


26
Yanılan odur ki; ‘MUHAMMEDİ.’ dedi, ayırdı.
Çünkü ne HAZRETİ İSA, ne HAZRETİ MUSA ‘Ayır!’ demedi.
Bildiğim yol budur, gördüğüm kul budur.
MUHAMMED yolu, cümlededir kolu.
İSA-MUSA el-ele, cümlesi bir çembere.
Yunus

26
Güzel, en güzel, sen güzel, ben güzel.
Ne var ki, o en güzel.
İki alemin biri, cümlenin PİRİ, HAKK’ın HABİBİ.
Şefaati üzerinizde olsun;
müslim, gayrimüslim kundağında sarılsın.
 


24
Doğuşun kutlandığı gecede, DOĞAN’ın selamını alınız.
“Ten gibi beni ansalar, ille ALLAH deseler,
ter misali nefsi akıtsalar;
geliş buluş an gibidir. ‘Aşamayacağım.’ demesinler.
Su gibi akar ümmetim, denilen yere.
Kul, çağrıldığı yeri bilir, şüphesiz gelir.
Ümmet Ben’dedir, cennet sendedir, MUHAMMED cümlede.
Günün gecenin yargısı, kulun kaygusu olmasın.
‘ALLAH’ım!’ demeden gelmesin.
‘ALLAH’ım!’ demeyen var mıdır?
Öyle ise kalan yoktur.
Gerçek bilenindir.
Bilen kim? YARATAN. Yaratıp GÖZETEN.
Gönderip ÇAĞIRAN.
‘ALLAH’ım!’ demeden çağırmaz;
çağırdığında gidenden şüpheye düşülmez.”
dedi, gönülleri yokladı.


2 mayis
Anamdan babamdan aldığım beni,
GÜL’ümden aldığım gönlümü eğitti.

Ebubekir

27
Havadan MELEKLER sorumludur.
Hepsinden RESULÜ.
Dördün tamamı o’dur.


10
"YA RESULÜM!
VERİLENİ YAYMAK VAZİFENDİR;
KOLAYLAMAK BİZDEN.”
denildi, RESULÜ’ne öyle verildi.


              

         4       5