![]() Açık rüya sorulmaz, başka şeye yorulmaz. ![]() Rüyanı görürsün, ‘Hayırdır’ dersin beklersin. Hakikat olanı da var, hayali süsleyeni de. ![]() Rüyanda uyanık iken düşündüğünü değil, bazen hiç aklından geçirmediğin olayı da görürsün. Bu da yumağın öbür cephesidir. Her kulun görülen ve görülmeyen cephesi vardır, bu da ancak rüya ile kendisine belirtilir. Elbette her görülen belirti değildir. Müstesna rüyalar kulu etkiler. ![]() Kader değildir, yumağın masalı. Aynada hakikat görülür, rüyada masal yaşanır. Rüya da özentili bir yaşamdır. Gündüz kuvvetini harcarsın, öyle yaşarsın. Gündüz beden için, gece RUH’un için yaşarsın. RUH’un ispatı biraz da rüyadadır. Kulun rüyası da gönül yapısını gösterir. ![]() Rüyalar tefsire yol alır. Ne var ki hepsi değil. Müstesna rüya tesirini gösterir. Her rüyanın tefsiri olmaz. Aydın rüya, aydın yolun müjdecisidir. ![]() Rüyanın özelliği dünyanın güzelliği olsa gerek. ![]() Rüyayı nasıl görsen, hayırdan başka şeye yorma. ![]() Rüyada ‘Hayır’ densin, yorumuna yol açılmasın. ![]() ‘Rüya nedir?’ diyene, bir perde. Ahret penceresi desem yerini bulur mu? Gönüle koyanın, ‘ALLAH’ım’ diyenin; gün gelir niyazı kabul olur. Rüya ile bir perde açılır. ![]() Rüyalar, kulun yaşantısı. Olağanüstü görülen rüya, zaten senin dilini bağlar. Çünkü her rüya paylaşılmaz. ![]() Rüya, kulun bedeninde kaldığı müddetçe günün kaygularıdır. RUH bedenden uzaklaştıkça, perde-perde açılır. Olağanüstü rüyalar, o perdelerden gelir. Faydası ve zararı, kulun yorumundadır (Bir arkadaşın gördüğü rüyanın mahiyeti ve rüyada gördüğü zatın kim olduğunu yani kendini tanıtmadığı hususundaki izahına karşılık) Görülen zatın bildirilmesi gerekseydi, rüyada verilirdi. Hata yok. Görülen bizce bilinir, ne var ki sorgusuz kalmak daha hayırlıdır. Rüyanın görüldüğü gerçektir elbet. Kulun her güzel rüya dediği, korkulu rüyadan kaçtığı vakidir. Hata, yoruma kötü denilmesindedir. Mademki ALLAH’ımdan kötü gelmez, rüya da kötüye yorulmaz. ‘Cinler?’ demeyin, her yaratılan O’ndandır. Rüyanın iki şekilde olduğu söylenir; şeytani, RAHMAN’i. Şeytani denen; RUH’un bedende olduğu zaman görülendir. Yani gelişi güzel, anlamı olmayan. RAHMAN’i; RUH’un bedenden ayrıldığı, öylece gezdiği, bedene naklettiği rüyalardır. Çünkü bedenle teması kesilmez, kesildiği an geri dönemez. Mümin olan kulun RUH’u, ölçüsü derecesinde yükselir. ![]() (rüyamda altın harflerle, bir levha üzerine Arapça olarak yazılmış KUR’AN-I KERİM’den bir ayet gösterildi. Bu ayet hangi surede ve manası nedir?) ALLAH’ımın, MELEKLERİ ile verdiğidir. Yememiş olsan, yediğinle kalsan; yolun gine O’nadır. YASİN SURESİ on sekizinci ayet. ![]() Rüyayı görenin, yerini soranın sohbeti dağınık olur. Rüya bedenin dışında olur; RUH'un yerini aradığı görülür. 'Her rüya mı?' dendi. Değil elbet. Kulun rüyası, niyetine-niyazına uyar. 'Nasıl?' denilir. Ermiş kulunun rüyası, ERENLER'in sofrasıdır; kalmış kulun rüyası, ömrünün sahrasıdır. Günün yorumunu rüyaya bağlayanın, yumuşak yoldan uzak kaldığı görülür. 'Neden?' dendi. Çünkü yorum, gören gözün, duyan kulağın marifeti olur, ehil dilden dökülür. 'Olmaz.' denmesin. Güneşin görüldüğü rüyada, 'Yorum...' diyen, dilde günün hayrını söyler. Ne var ki, her gün hayırdır. Güneşin vergisi, kainatın sergisidir. Öyle oldukta yorum, özbaşına olmaz. Özbaşı; aynaya bakan ÖZ'ünü gören, ne var ki çözüme varamayandır. Özbaşı dendikte, kendi kendine bakıştır. Halbuki güneş cümleye aynı hız, aynı haz ile bakar. Öyle oldukta, yorum cümle içindir. Yeniye yol alır. 'Güneşin.' dedik, dağdan söz edelim, cümleye yol açtığını görelim. Genişliğe açıldıkta RUH'un yerini bulduğu görülür, kuluna öyle gösterilir. Rüya; duyanın görenin yorumunda hakikat olur, bilmeyenin yorumunda karanlık kalır. Onun için denir: 'Gördüğün sende kalsın.' 'Şeytani rüya nedir?' denildi. Dendiği gibi, kulun niyeti diyetine eşittir; gördüğü rüya elbet ona karşıttır. Ne var ki, daha önce dedik. Kul, kendi bulamayacağı yolda yardımcısı gelir; niyaz ile ruhuna yardımcı olmaya çalışır. Orada görülen rüya, rahmanidir. ![]() Rüya, yorgun oldukta YUNUS misali yolda geçer. 'Nasıl?' denilir. Kul yorgun ise rüyada durmadan yürüdüğünü görür. 'Niyete uyandan mı?' dendi. Daha önce dedim; uykuda RUH bedenden ayrılır amma tamamen kopmaz. İşte yorgun kul, gidişi dahi bilebilir. ![]() 'Dünya kulu, rüya ile ölçüsünü verir.' denilirse de; tarikat ehline öyle bir Şeyh gereklidir ki, dosdoğru yorum yapabilsin. 'Tarikata intisap ettim.' diyen, yolun yöntemini gösterir. ![]() Rüyalar şekiller ile tefsir edilir, ayrı özelliği yoktur. Nasıl ki yeşil gören, 'Muradımdır.' der. Görülen her rüyada elbet özellik olmayabilir. Yorumu onun için en güzeli olsun. Öylece gönlünü eğitsin. Rüyadan iyi yorum başlar; hayatta görülen her olay, öylece güzele gider. ![]() Her rüyada yorum, sahibine aittir. MERYEM ![]() Her rüyada ÖZ’ün sözü vardır, gerçeğin sesi vardır; o zaman, gerçek sonsuz, kainat bilgisi dardır. |