Toprak
20
  ‘Funda.’ denir, dağdan söz edilir.
Dağın vergisi, kulun görgüsüne göredir.
Toprak kula yakındır, çünkü kul toprağa yakındır.
Evet, kul her an toprak ile haşır-neşir.
Dağ ile; sözle halleşir, gözle dertleşir.
NUMAN der ki:
“Dağın verdiği, kulun gördüğü kadardır;
toprağın verdiği, kulun doyduğu kadardır.
Cümle dünya kullarının nasibini verir.”

22
YUNUS’um der ki:
“Yola çıktım niyet ile, dönüş gördüm kısmet diye.”
Postu sersem, yolu dürsem;
ne yol dürülür, ne post serilir.
Bir karış toprakta, beden verilir.
Toprağa verdiğini, toprak örter mi?
Niye verdin diye seni dürter mi?
Her verdiğini alır, sinesinde değerlendirir;
sana en güzelini verir.
Toprağın sana verdiği, sayıya vurulur mu,
kuyuya atılır mı, boş kuyuda ses kalır mı?

28
YUNUS’um der ki:
“Yamamazsan yenini, giyemezsin eskini,
düşünmezsen VEREN’i, göremezsin DEREN’i.
VEREN de o, DEREN de o.
Toprak senden almadı ki sana versin.
Verdiğini söylemezsin, söyleyemezsin.
Sen onu elledin, sen onu belledin;
o seni yine de, derledi topladı,
kucağında büyüttü.
‘Nasıl büyüttü?’ dersen,
gönül yapını besledi.
Gülü ile sümbülü ile,
bağrındaki üzümü ile.”

29
Zengin olsam sofra açsam,
kaç kulunu doyururum?
AŞK’ım desem sözünü etsem,
kainata duyururum.
Aslında doyuran da O,
giydiren de O.
Nerden gelsen, nerden bitsen;
O’nun toprağındansın,
O’nun yaprağındansın.

27
toprak veresiye kul alasıyadır.
Toprak verir bıkmaz, kul alır bıkmaz

16
Zulmünle yıllarca beşik salladım,
toprağı verir diye belledim,
yeşermesi yakındır diye bekledim.
Bilmedim ki, toprağı çorak imiş.
Çorak toprak kul olmaz,
üzerine o yükü vurmaz.

25
‘Yerden almadığımı, HAK’tan dileyim mi?’ dersen,
yerden aldığını kimden almış olursun?
Karşımızda olana dedim.
Yamaya yer veren, elbet açığını örtendir.
Yaprakta yer, toprakta ser arama;
kuluna yolunu açar, her dileyen üzerinden geçer. Topraktan şikayet gelir mi, kul toprağa verir mi?
Verir dersen yanılırsın.
Söyle toprağa ne verirsin?
Su dersen rahmetten,
el dersen zahmetten söz etmiş olursun.

13 şubat
Toprak: Çokluk,
Taş ise: Teklik.

5 kasım
Yağmur;
gökyüzünden her damlası aynı düşer.
Ne var ki düştüğü yerde şekil alır.
Deryaya düşen deryada kaybolur,
göle düşen gölle bir olur,
toprağa düşen, toprağın canını besleyendir.
Toprağı besleyip, çiçek ile süsleyendir.
YUNUS

7 nisan
Yaprak ile toprakta çeşit görürüz,
eşit ararız aslımızı öylece sorarız.
Toprak vereni, yaprak alanı temsil eder.

30
Basılan toprak ne senin, ne benimdir.
Her var olan SAHİBİ'nindir.
Gölde balık avlayan, tadını kendi bilir,
kokusu etrafa yayılır.
Deyme toprak anaya, sövme toprak anaya.
Her dilediğin gelişir, gelir sende buluşur;
bilinen birbirine karışır.
MERYEM

25
Dünyanın düzeni toprakta kayıtlı.
Su toprağa, Güneş toprağa, toprak da kullara.

26
‘Buluşmaktan maksat nedir?’ denilir.
Ezelden geldik, ebedde BİR olacağız,
cümlemiz buluşacağız.
(‘İnşallah!’ denilir) EYVALLAH!
(Göçte mi, kıyamette mi?)
Yaprak düştüğünde değil
toprağa karıştığında toprak sayılır.
Ağacın gölgesine cümlemiz katılalım,
kuru yaprak misali toprağa atılalım,
kurudukça dağılıp toprakta eriyelim,
birlikte BİR’den bilip
sadece toprak diye anılalım.

24
silinen her nefis artığından,
toprak dahi arınsın.

23
“Bayrak her Devletin Beyliğini gösterir.
Toprak, kainatın sabrını bildirir.
 ‘Nerden, nereye?’ denilir.
Kulun ayağından, karıncanın yuvasına kadar;
çiçeğin kökünden, böceğin çevresine kadar.”
dedi, BEHLÜL’üm

19
Toprağı tek-tek elesen, yaprağı sarıp belesen;
   her bir tanesinde, bin BİLGE’nin bilgisini bulursun.
   Toprak, gömdüğün bedeni besler.

13
“...DOST olduk toprak ile,
post bulduk toprak ile,
aldık verdik toprak ile…”
dedi, BEHLÜL’üm
her güzeli yerinde kodu, selamladı.

4
“Yerin kulağına ses verdim,
dedi ki ‘Nefesim yetmez’;
‘Söz ver’ dedim, ‘Kalemim yetmez’ dedi.
Çiçeklere böceklere, yaratılmış her canlıya,
taşa toprağa omuz verdim;
büyüttüm, her halimle eğittim,
yetmediyse öğüttüm.”
‘ALLAH. ALLAH’ dedi de,
toprak ile söyleşe-söyleşe
PİR SULTAN ABDAL geldi:
“Toprak seni severim, bilgini de överim,
‘Ben, sana öğreteyim’ diye diledikçe döverim.
Kimi yerinde ot biter, kimi yerinden kul kaçar.
Ne sende, ne bende,
RABB’im vermese umut yok.
Vergisi, umudumuza Güneş’tir.”
dedi, PİR SULTAN ABDAL selamladı.
(Topraktan murad ne?)
MEVLÂNA’yım!
Kendinden kendine bak,
dost ile çubuğunu yak.
Toprak; sana verilen bilgidir.
(Madde bilgisi mi, mana bilgisi mi?)
Manayı bildirir, madde ile buldurur.

6 mart
 “Toprak; aldığınca verir,
verdiğince gürlenir,
sanılmasın basan ezen ile zorlanır,
dağlardan yarlardan ne gelse toplanır,
gün gelir altı üstü katlanır,
YAR ADI’na dost olur,
DOST’u bilir,
‘ÖRT!’ dediğini örter,
‘DÜRT!’ dediğini tartar,
suyun en güzelini sunar,
soydan geleni bilir,
gerçeğe soyar.”
dedi, YESEVİ selamladı.