![]() Olgunluk, ayırmadan sevmede. Olgunluk, hatalı olsa bile övmede, övülecek güzelliği bulmada. ‘Hata sende değil, bendedir.’ demede, kendi körlüğünü duymada. Eğer ben körlüğümü duydu isem, gören göze sahip oldum demektir. ALLAH’ımın LÜTFU’na erdim demektir. ‘Güzeldir’ dediğin güzel de, güzel görmediğin çirkin midir?” YUNUS’um ![]() hiçbir övüntü sende kalmasın. ![]() Ağacın vergisi ile övündüğü görülür mü? ‘Övünmesini bilir mi?’ derseniz, dileseydi öğrenirdi. Nasıl ki hayvanlar, yavrularını sakınır; ağaç da meyvesini saklardı. ![]() Ağaç vergisinden, soruya alınmaz; kul övdüğünden, nafaka sormaz. YUNUS ![]() Avdan boş gelen, boş övünür. ![]() Geçen ile değil, olan ile öğün. ![]() Saran gönüllerde, soran dillerde, açan güllerde; aranan nedir? Saran gönül, sevgiden; soran dil, övgüden; açan gül, saygıdan görülür; defterine kaydı, öyle yapılır. ![]() Ne vergin ile övün, ne yargın ile yerin. HACI BEKTAŞ ![]() Güzellik sevmededir, özellik övmededir, her olayı YARATAN'dan diye görmededir. ![]() Güzel dedik, her varolanı övdük Yedek olandan değil, aslını bulandan olasınız. Yapacağın ile değil, yaptığın ile öğünesiniz. Öğünmekten maksat: kendine mal ettiğin ile sevinesiniz. ![]() Güzellik heveste değil nefestedir. Güzellik gölgede değil, Güneş'tedir. Her adımda övünen, her duruşta dövünür. ![]() “Doydum çağına, girdim bağına, her kulu yerden göğe öğüne.” dedi, YAHYA ![]() “...övününüz gönlünüzdeki köşk ile.” dedi, NUMAN ![]() Sevindik sevineceğiz, kuluyuz övüneceğiz, kaygu dersek dövüneceğiz HACI BAYRAM ![]() DOST odur ki; ALLAH’ını sevendir, yarattığını övendir; yaratılanı bilen, yaratıldığı için övünendir ![]() ‘ALLAH’ım!’ dedim, kulluğu ile övündüm. ![]() “...MERYEM diye anıldık, OĞUL ile övüldük; sert geleni ovduk yumuşattık, mert geleni övdük, dağılanı topladık.” dedi, MERYEM ![]() Övünmeye değil sevinmeye çalışırız ![]() BİNBİR ADI’nı biliniz, ahdinizi gönlünüzde bulunuz; saymayı, sevmeyi, övmeyi hal edininiz; saymayı bilmeyen ile, sevmeyi bilmeyenden uzak kalınız! |