Şeytan-Cin
30
ALLAH Şeytan’ın şerrinden korusun.

3
ALLAH kötü kuldan,
şeytan şerrinden muhafaza etsin.

2 mart
ALLAH gönüldekini bilir,
yolunu verir, dileyene gösterir.
ALLAH bozmasın, şeytana uydurmasın.

6
Hayır yoluna dua edin.
YAZAN bozar, güzel gün gösterir.
Yanılmayın şaşmayın,
gönle duman koymayın, düşmezsiniz.
Üzmeyin üzülmeyin, kaderden bahsetmeyin.
Şeytana ortak olmayın.
Kötü diyen bulur, iyi diyen görür.

8
Gönüller bozmadıkça, niyetler tozmadıkça;
kulun yolu değişmez, şeytan ona erişmez.

7-1
Nasibe boyun eğin.
Gülmeyi gösteri olsun diye değil,
gönülü parlatsın diye kullanın.
Öfkeyi korku versin diye değil,
kaldırıp çöpe atın.
‘Umduğum olsun.’ derseniz,
önce dünya yükünü atın.
Suyunu almış, yolunu bulmuş kula;
dünya yükü ağır gelir.
Dünya yükü size,
gönül rızası ile değil,
şeytanın havalesi ile gelir.
Her kula öyledir.
Uzak tutmak kulun elindedir.
Onun için derim, akla geldikçe
‘ALLAH’ım SANA sığındım.’ deyiniz ki,
yükü sırtınıza almayasınız.
Dünya günümde an geçmedi,
ALLAH’ıma sığındım.
ALLAH’ımla arama dünya yükü koymadım.
Dediğim, yolumun sırrıdır.
‘Sırrı.’ dediğim gizlilik değil, görene açıktır.
Ne mutlu size ki, açmayı EMİR aldım,
sevgili kullarına verdim.
ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun.
MİM, Name verelim; ZU, amin.
(Şeytan hakkında soru sorulur)
‘Maznun olma yolumuzda,
duman koyma gönlümüzde,
tanık olma sorumuzda.
Senden uzağız,
ALLAH’ımın HİMAYESİ’ndeyiz.
Seni, ne kötülüğümde andım,
ne olanı senden bildim.’ deyin,
ALLAH’ıma sığının.
Şeytan şerrinden uzak olursunuz.
Masal demeğe değil, yol göstermeğe gelirim.
Olayları elerim,
elek üstünde kalanı çöpe atarım.

12
Daha önce dedim, şeytanı görmedim.
Onu gören, varlığını kutsal bilen;
dünyaya inmeyen RUHLAR’dır.
‘Cinler.’ denilir.
Değil, bedenlenmesi yasaklanan RUHLAR.

30
ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun.
Şeytan kula esir gelsin.
Yersiz kul olmaz.
Yolsuz olanın, ALLAH’ım YARDIMCISI olsun.

4-2
MELEK dünyaya vardı, şeytan oldu.
Kul kulluğundan vermedi.
Onun için kulları, ALLAH’ımın sevgilileridir.

30
‘Şeytana uydum.’ diyen,
ALLAH’ımı gönülden çıkarandır.

21
Zaten şeytan ruhuna, asla tesir edemez.
Anlatalım;
RUH sadece ALLAH’ımın NURU’dur.
Onda hiçbir katık yoktur.
Nefis, beden yapısındadır, mantığına bağlıdır.
Mantığını RUH’unun ölçüsüne uydur ki,
nefsini çiğnemiş olasın.

12
ALLAH’ımın BİRLİĞİ’nde,
kulunun kaderi bilinmez mi?
Kulunun kaderi,
cin taifesi denen yobazdan mı sorulur?
‘Yumuşak yol vereyim,
kulunun yolunu açayım.’ diyeceğine,
kulunun önüne
koskoca bir kaya örtmeye çalışan kula;
yobaz denmez mi?
ALLAH’ım kulunun kaderini,
imanını, ona olan güvenini;
cin taifesine mi teslim eder?
KUR’AN’da görmez misin?
‘ALLAH’ım!’ demez misin?
Şüpheyi silesin, verilenin mutluluğuna eresin.
Dünyayı cin taifesine asla nasip etmez.
Niyette kulu yanıltmaz.
‘ALLAH’ım!’ diyen kulun yanına,
şeytanı yaklaştırmaz.
Daha önce vermedim mi,
‘Bizim olduğumuz yerde hata gelmez.’
demedim mi, ölçüsünü vermedim mi?
Olduğumuz yere,
yumuşak yol bulmamış RUHLAR dahi gelemez.
Tecrübe yapanlarda, ispatı verilmedi mi?
‘MEVLÂNA’yım!’ denilende,
GARİB’e ilk görünen,
HAZRETİ MUHAMMED olmadı mı?
‘Şeytanı bildim.’ diyen,
şeytanın TEVHİT çekemediğini bilmez mi?

Kulun iradesine ALLAH’ım dahi karışmazken,
cini mi karıştırır?

17
Bedenin gelişmesi, gönlün oluşması için;
ALLAH’ım kainata düzen kurmuş.
Kulun gördüğü de, bu düzendir.
Hiçbir varlık, kulun ne bünyesine,
ne kaderine hükmedemez.
‘Cin tayfası.’ diyen,
YARATAN’ın YÜCE VARLIĞI’na
ortaklar saymış olur.
YÜCE VARLIK,
kuluna hükmeden ortak yaratmadı.
HÜKÜM, TEK BİR VARLIK olan ALLAH’ımdadır.
Sana hükmeden bir varlığa inandığın anda,
‘ALLAH!’ değil ‘TANRI'lar’ demiş olursun.

19
YUVA’nıza şeytan yer almaz.

23 nisan
‘ALLAH’ım’ diyen kulun;
ne yoldan, ne kuldan,
ne şeytandan zarar aldığı görülmez. 

mana imtihanları, maddenin zorlusudur,
amma tatlısıdır.
Şaşırtmaca olmaz,
manaya geçene şeytan karışmaz.
Çünkü şeytan dünyaya karışabilir.
Manaya uzak kalır.
Onun için yuvanızda, kaygunuz olmasın.

25
CAN ile cini karıştırana de ki;
‘CAN CANAN ile, cin şeytan ile.’
CANAN ile oldukça, cinde ne aradın?
Şeytana uymakta ne buldun?
Şeytanı andığın,
hatana ortak tuttuğun müddetçe; kork.

16
Dünyayı YARATAN,
kulunu GÖZETEN ALLAH’ım;
seni cin ile mi yanıltır?
Gaye yanıltmak mıdır?
Öyle ise neden şüphe edilir?
Onu diyenin aslında diyecek ehliyeti yok.
Bunca PEYGAMBER gelmiş,
EVLİYALAR göndermiş;
hangisi cinden söz etmiş?
Gönüller pak olsun,
yolunuz HAK olsun.
Dilimizde ADI,
gönlümüzde ateşi daim kalsın.
‘LÂİLÂHE İLLALLAH’ dedikçe,
çevrende toz dahi kalmaz.

20
Vazifesi olmayanın yaratılması düşünülemez.
Şeytan senin dostun mu, düşmanın mı?
Şeytan isyanın örneğidir.
Eğer şeytan olmasa,
sen senliğinde kalırsın, benliğini bulamazsın.
‘Ben.’ deyip, kendini silemezsin.
Öyle ise, şeytan dosttur.
Şeytan dahi seni kazandırır.
Beni kazandırana, neden düşman olayım?
Onu bilgimden sileyim?
Neden sohbeti hata görülür?
Sohbet, sohbet bilmeyenden öğrenilir.
Şeytan, YÜCE’nin yarattığı değil mi?
Kulu; YÜCE’nin DİLİ’nden,
O’nun SÖZÜ’nden ettiği anda,
şeytana söz vermez.
ALLAH’ımın dilinden konuşan kul,
şeytana söz verdiğinde
YÜCE’nin DİLİ’nden çıkmış olur.
Mümin olan şeytandan korkmaz.
Onun ÖZ’ü de O’dur.
Şeytandan korkulması gerektiği gösterilir.
Ona değil, cümleye örnek verilir.
Müminlerin dayısı,
bu örneğin temsilcisidir.

8
‘Olayda hata benimdir.’ dersen,
şeytan sana gelir mi?
‘ALLAH’ım affet, şeytana uydum.’ dersen;
ALLAH’la arana, şeytanı koymuş olursun.

20 haziran
MEVLÂNA der ki:
“Kulundan sözü,
şeytandan kozu bilmeyelim.
Söz de O’ndan,
koz da O’ndan,
uzak duralım KUR’AN’daki şeytandan,
kendi yarattığımızdan değil.
‘Nedir?’ dendi, şeytanın varlığı soruldu.
‘LAİLAHE İLLALLAH
MUHAMMEDÜR RESULULLAH’ın
olmadığı yer şeytanındır.
Madem ki
‘LAİLAHE İLLALLAH
MUHAMMEDÜR RESULULLAH’ın
olmadığı yer yoktur,
şeytana da yer yoktur.
O da sadece ALLAH’ımın yarattığı bir var olandır. KUR’AN’ın yazdığı gibi,
kulunun çözdüğü gibi değil.”
OMAR der ki:
“Varlığına beni mi katmaya çalışırsın?
Ben O’ndanım.
Bedenimi uydurmayı,
ALLAH’ımın izninde olmaya adadım.
Gücün benden öte mi?
Ona de ki ‘Şeytan madem suçuna ortaktır,
neden sevabını da paylaşmazsın?’
Hatan oldu mu; şeytana uydum dersin,
sevabını kendine mal edersin.
Suç da sevap da, kulun sadece kendinindir.
Ne alınır, ne satılır, ne de paylaşılır.”
dedi cümlenizi selamladı.

20
Şeytanı kul kendi gönlüne koyar.
Eğer gönlün ALLAH ile doluysa,
şeytan nereye girer?
Yoluna dursa yanar, yönüne gelse donar.

18
ALLAH'ım kullarını aydınlatmaya
Şeytan’ı değil, seçilen kullarını vazifelendirir.
Şeytan’ın vazifesi, kulu aydınlatmak değil,
günahlarını paylaşmaktır.

Daha önce verdik, sorana söyledik.
Sorulan, 'Şeytan’ı gördün mü?' sorusu idi.
Dedik ki: 'Görmedim bilmedim,
ALLAH'ımla arama sokmadım.'
'ALLAH'ım!' diyene,
ALLAH'ım sözcü gönderir.
ŞEYTAN, günahını paylaşan tarafından çağrılır.

12-2
Sözümüz ÖZ'ümüzdür, yolumuz HAKK'ımızdır.
Dosdoğru bilelim, sohbette sözümüzü alalım.
'Dosdoğru denilen nedir?' dendi.
Her yuvanın bacası vardır.
Baca, dumanı atmaya gereklidir.
Daha önce soruldu, Şeytan ile dostluk yoruldu.
Sizden değil.
Bacan olmasa dumanını atamazsın,
Şeytan olmasa günahını satamazsın.
Öyle ise Şeytan'a dahi lanet demiyelim,
her yaratılanı yerinde bilelim.

9
Bağımsızlık; aslını bilmezsen, şeytanındır.
KENDİ’ne, andı ile bağlamaz elbet.
Mesafe ölçüsünü bildirir,
kulunun bilgisinden şüpheyi kaldırır.
Kapanmış kapı, RABB’imin ADI’nı alamaz;
niyazını bilen, kayıtsız kalamaz.