Yeni
8
"...Dünyaya geldiklerini bilsinler,
bildiklerini unutsunlar."
Unutmakta selamet vardır.
Bilmekle bulunmaz,
çünkü bilmenin hududu çizilmez.
Bildiğini unutan, yeni bilgi arar.
Her aradığında, yeniden ‘ALLAH’ım!’ der, yanar.
YUNUS ALEYHİSSELAM yoldaşlarından birine:
‘Bildiklerini anlat ki, bilgime ekleyim.’ dediğinde,
‘Ben senden öğrendiğimi, sana mı vereyim.’ der.
YUNUS ALEYHİSSELAM:
‘Ben onu dün biliyordum, bugün yeni doğdum.’
Doğuş, yenileniştir.
Bir bildiğini, bir daha tekrarlarsan;
geriye dönmüş olursun.
Halbuki dönüş yoktur.
Yeniyi yola verdik,
 selamımız ile gönülden aldık.
HATİCE

25
eskiyi silmeyen yeniyi bulmaz.
YUNUS

21
Yeninin güzelliği, eskinin özelliği vardır.

25
MESNEVİ dendi, sohbete bağlandı.
Her batış, doğuşun müjdesini verir.
Dünya kaydı, medeniyeti yazıldığı yere kadardır.
Yazı bittiği yerde kalır.
Çünkü, yeni doğacağa gün açılır.
Batan demeyin, biten deyin.
Batan gönüldedir, biten yeniye yer verendir.
Yeniye gidişi KUR’AN’ın vermedi mi?

25
Yenilene değil, eğilene dönelim.
Yenilenin görüşü, eğilene uymaz.
Sohbetten söz bilmeyen, ‘Yazılandır.’ demez.
Yerden alır, elden bilir.
Yolunu yeniye değil, eskiye uydurur.
 Eski, atılandır;
yeni, bilinen, doğruya götüren.
Yeni; geldiğinden, güne eskimeyendir.
Kıyamete kadar, eskimeyecek olan.
Çünkü her gün yenilenir.
(KUR’AN-I KERİM mi?)
EYVALLAH.

11 ekim
Yeniyi ek diye,
eskiyi çok diye bilenin; hatası büyüktür.
Eski, ektir; yeni, çoktur elbet.
Yeni, yazılır; eski, ona eklenir.
Öyle oldukta, yeni çoğalır.
Çözümü açık. Yanılmayın!
Daha önce verilen, ‘Eskiyi sildi.’ denilen,
verilene uymayan, yeniyi arayandır.
Eskiye uymayan, yeniyi nasıl bilir?
Çünkü yeni, geçende eskir.
Öyle oldukta, hep yeni beklenir.
Nereye kadar?
Aynayı bulana, kendini görene,
‘HAY ALLAH!’ diyene kadardır.

3 ocak
Yeniyi eski ile ölçen, araya fark koyandır.
Ne var ki, eski yeninin başıdır.

24
Perdeyi aralasan, hakikati görsen;
yeniyi benden ayırmazdın.
 ‘Yeni nedir?’ denildi.
Gelişimiz-verişimiz-yazıya girişimiz.
Yazı, verilendir; ‘Filiz.’ denilendir.

5 aralık
Neden ‘Gez-gör.’ denilir?
Güzelliğin tümü bulunur da ondan.
Sanat elde yatkındır,
edebiyat dilde, AŞK gönülde.
 ‘Her yönü göreyim,
ömrü öyle öreyim.’ dersen,
yeniyi kendinde bulmuş olursun.

7
Ağlayanın elini tutmayı vazife bildikte;
yeniyi bilmiş olmaz mısın?
Öyle oldukta gülene gülmez misin?

16
Eski, silinen amma görünmeyendir;
 yeni, okunan amma çözülmeyendir.

5 ağustos
Yeni’yi YEMEN’de değil gönlünde ara.

Her an yenidir.
Gelecek, yeniden yeni.

12 ekim
Gönül zenginliği, yeniye yol açar.
Mutluluk, gönüldedir.

10
Açsak sandığı,
yeniyi bulur muyuz, eskiyi alır mıyız?
KUMANDAN

15
Güzel güzeli arar, güzel güzele sorar.
Yeniyi bilen, her olayı hayra yorar.

18
YUNUS'um der ki:
"Yaprağı toprağa şahit mi diyeyim?
Toprakta suya eğit mi diyeyim?
 Eğittiğini öğüt mü diyeyim?
Demeye ne hacet, bekleyim göreyim,
gördükçe seveyim, sevdikçe yayılayım.
 Sevgi yayılır, kimsede kalmaz.
Yeni denilen odur; sevgiye dönüştür..."

4
Yeni olaylara düzen verecek olan,
sevgi akımıdır.
 Kullar arasında dinler-ırklar,
ancak sevgi bağı ile birbirine katılır.

12-1
'Sizlerle yaşıyoruz.' demekten maksat;
Anılıyoruz.
Yaratılan her varlık,
aynı zamanda birbiri ile de yaşar.
 'Sizler olmasanız...' derken,
yaratılmamış olmanız gereklidir.
Yaratılmış, yaratılmış ile yaşar,
HAK ADI'na koşar.
Gerçeği yeni'de bilen her kulu,
'Giden gelen' demez, 'Yaratılan.' der.

16
Yeniye dönüş dedik, günde öyle verdik.
Yeni ile kıyam, yorumun değerine bağlıdır.
Olaylarda bilinecek olanı,
kehanet misali söylemeye kalkarsak;
soylu ile soysuz yerinden oynar,
darda olana taş koyar.
Kıyam, olaydır; yeni, beklenendir.
Yapıda değil, sözde özür olur.
Yeniye uymayanda özür aranırsa;
yapıdan değil, sözdendir,
görmeyen gözdendir.

15-1
"...Yeniyi bilen gölgeyi silendir,
her var olanı kendi gibi görendir.
Olmuş meyveyi önce dağıtan
sonra kendine alandır.
‘Çözdüm düğümü.’ dersen,
 kendinde güç görürsen,
‘Yeniden nasibin yok.’ derim."
dedi, YUNUS’um yürüdü.

23-2
MUSA tohum;
İSA toprak,
MUHAMMED eken...
'Yeni'; MUHAMMED'in ektiği,
bizlerin biçeceğidir.
Verdiğini herkes biçebilir mi?..
Kimi biçecek,
kimi harmanlayacak,
kimi değirmene götürecek.

7
Saymayı bildiğimiz kadar ölmeyi dilersek,
eskiden yeniye dönmüş oluruz.
Ölmekten maksat;
hal ile bulmak, halinizde kalmak.
 Ölmeden ölmek, yenide buluşmaktır.
PİR SULTAN ABDAL