![]() (...manaya sırt çeviren batıya mana önderliğini yapa gelmiş olan doğu, ne zaman ve nasıl yol gösterecek, uyarıda bulunacak?) Sorguda sevginin önemi görüldü. Kayıptan korku olmasın. Her olay zirveyi buldukta, dalga misali iner çıkar. Günün olayı da odur. Onun için derim, hata aramayın. Göze hoş gelmeyen, töreye uymayan yadırganır. Aslında, arayıştır. ‘Tekniğe isyan’ denirse de, aslına dönüştür. Sizlerin ‘Hipi’ deyip beğenmediğiniz, aramayı bilmiyor ise; hata onun değildir, ona vermeyenindir. ‘Vermeyen kim?’ demeyin. Daha önce verdim, dalga misali iner çıkar. İniş olmadıkça, çıkışa yol bulmaz; duruş olmadıkça, yola dayanılmaz. Batının iniş yerinden, çıkışa dolar. Elbette ki batının çıkışında, doğu iner. Daha önce verdik, batıya doğuyu açacak kapı; içinde bulunduğunuz, ‘Vatanım’ dediğiniz yerdir. Unutmayın, oralara YUNUS adı, MEVLÂNA adı yürümüştür. Aslında HAKK’ın ADI’dır o. Ne var ki dünya kulu, kendinden temsilci arar. Kendi adını oraya verir. Söylenen O’nun ADI’dır, O’nun yadıdır, O’nun anılışıdır. Yanılan odur ki; ‘MUHAMMEDİ’ dedi, ayırdı. Çünkü ne HAZRETİ İSA, ne HAZRETİ MUSA ‘Ayır!’ demedi. YUNUS’um der ki: “Döne-döne geldim, doğudan batıya kuzeyden güneye baktım durdum. ‘Ne gördün, baktın?’ derseniz; doğuda yatanı, batıda tutanı, güneyde arayanı, kuzeyde yağız ata bineni. ‘Ne demek?’ denmesin, günü gelir yorum kendini verir. Elbet güzeldir, güzelden güzeldir. Gedik doğudan açılır, güneyden geçilir, kuzeyde ‘YA ALLAH!’ denilir, batıda kainatın süsü görülür. Kainatın süsü nedir? Yağız ata eden binilir? Olumunu bilene sorduk. Dedi ki: Müminin sesidir, kainatın süsü. YUNUS oldum, döndüm-döndüm. Süs olsam dile gelirdim, dile getirene yardımcı olurdum. Ona de ki: El ele verelim, beraber dile getirelim. Suyun aktığı yer, batının baktığı yerdir. Suyun aktığı yer, YUNUS’un anıldığı, anıtının dikildiği yerdir. ‘Anıtın nerde ya YUNUS?’ derseniz; anan gönüllerdedir. Beraber dönelim, döne-döne sunalım.” dedi YUNUS diyesiniz. ![]() Aydan alan, yıldızı bilen Güneşi nasıl inkar eder? Elbet GÜNEŞ’i kainat bir gün görecek. Gördükte, kayıtsız şartsız uyacak. Doğu batı o gün bir olacak. Güneyden kuzeye dönüşen her olayda, doğu ve batının yeri mevcuttur. Doğudan batıya her gelen, batıdan doğuya her bakan; aynı güzeli görmeli, ipliğini bildiğince bükmeli. 'Cehli, kendimi bildiğim gün bıraktım. Doğudan aldığım ile batıyı aydınlattım. ALLAH'tan beklediğimi, kuluna ilettim. Bilen bilir, görmiyen yanılır. "Şarkı dedim, türküde durdum. Doğu dedim, batıya vardım." dedi, YUNUS'um 'Kader, çizildiği yönde yarına kalmaz! Doğuya yön veren batıyı silmez. 'ALLAH'ım!' diyen, alacağını bilsin, 'Doğu-Batı el ele versin! MERYEMOĞLU İSA yolu göstersin.' derlerse, sesimiz yücelir. İSA Bildik geldik, şark ile garpta BİR'liğe çağırdık. MERYEM Doğudan atılan, batıdan tutulan konuda, kaygusuz kalınız. ...dilenen gelecektir batıya, meraka yer yok, son verilir katıya. Doğunun sıcağı elbet batıya akışır, sanılmasın bilinen çatışır. Aymayı bilecekler, denileni bulacaklar, elbet olacaklar. Çünkü HAKK’ın MURADI oluşturmaktır, ne derse desin buluşturmaktır. Rum'un dağıttığı eklenti değil beklenti olacak. ('Rum'dan maksat nedir? - Bir can ekler- 'Yabancı devletler' dedi) EYVALLAH. Doğuya batıya güldük, gülene elimiz verdik, ‘Suyu kaynağında’ dedik. Gel gülelim, ‘Selam cümleye!’ diyelim. ‘ALLAH! ALLAH!’ diyenlerle, kapıda bekleyenlerle diz çöktük başımız büktük. El ele verdik, ayağa kalktık. Doğuya döndük, eli elde bulduk. ‘Dünyaya adımız vereceğiz’ dedik, kapı-kapı dolaşmadan, istenmeyen yolu aşmadan, doğuşa geliyoruz! Kapanan kapılara gülüyoruz. RABİA Doğruda kalana, doğuda doğruyu verene selam olsun! KUMANDAN “Kapı açık yerden göğe, kapı açık doğudan batıya, kapı açık hem yumuşak hem katıya” dedi, SARI SALTUK Manaya yönelsinler, ‘TEKLİK HAKK’ın MURADI’dır!’ desinler. Bölenden olmasınlar! ‘Manaya yönelmek yeterli değil mi?’ derlerse de ki: Mana tektir sana da bana da! MERYEM “ 'Biz ile bize katılınız, gönül seferine atılınız. Gelecek gün sizlere, sizlerle cümleye, hazır olan her kula.' dedi, doğudan batıya güzelliği RESULÜ müjdeledi. Hazırlanan tezgah budur. Hazır olunuz. Her ağaç nakildedir, her konu fikirdedir.” dedi, ALİ Hayır denen her olaya, sefer doğudan batıya ![]() “Doğuya RAHMET veren, batıyı da görendir, duvarda kapı varsa niyaz ile açandır. ‘YA ALLAH’ diyelim, her lokmayı ADI ile yiyelim, duvarın ötesinde de O’nun yarattığı var, bilelim.” dedi, HACI BAYRAM ![]() dost ararsan, hem doğuya, hem batıya; post ararsan, gitme sakın katıya; derlerse ‘Çatmayasın kötüye’, bilesin ki her anında, her yönünde, RABB’im kulunun yanında. RABİA “Doğu’yu denedim, Batı’yı kınadım. Gördüm ki, Batı benden aldığını satar; Doğu Batı’dan geleni, ‘Haram’ diye tutar. Batı, her çözümü KUR’AN’dan alır. (‘KUR’AN’da her şey mevcut’ demek mi?) EYVALLAH. Olmayanı değil, olanı ilim çözer.” DOST ADI’na HAMZA DOST sözü aldı |