Er
8
MEYDAN’a ER gerek, ER’de yürek gerek.
Yürek olmayana, ER denmez,
ER olmayan MEYDAN’a gelmez.

ER MEYDAN’da, namert MEYDAN’ın dışında. 

10-2
ALİ’yim geldim, sözü aldım.
ER ile ar bir olmalı, yudum alan bunu bilmeli.

24
"...'ALLAH'a yol aldık, yolumuz cümle ile.' deyiniz,
cümle ile olunuz! BİR'lik ERLİK’tir, ERLİK dirliktir."
dedi, YUNUS'um

21
ER olmayan nasib almaz, yumuşak yolu bulmaz.

2-1
Güneş misali veririz, olaylarda HAK olanı görürüz,
ermeyi dileyene 'ERLİK’te kalsın!' deriz.
ER'lik BİR'liğe, BİR'lik dirliğe götürür;
ERLİK’ten oluşur, sevgide buluşur;
'Ereyim.' diyen, düzende karışır.

18
ER'lik makamdır; dirlik, mekan.
YUNUS

11
Tek ayak yol vermez, ayak askıda kalmaz,
kimse kimsenin sözünü bağlamaz.
ER kişi alandır, ER kişi bilendir,
ER kişi ayırmadan uyandır.
Her kişi 'Bilirim!' diyendir.
'Bilirim!' diyenin değil,
'Severim' diyenin,
sevgisini sergiye koyanın ERLİK’i kayıttadır!

4-2
Ak duman seherdedir,
   çok giden seferdedir.
   Kâl, ER'in sırrıdır,
   hal, kulun kârıdır.
   'Gel!' diyene uyarsan,
   HAK AŞKI'na düşersen,
   gönül yandı, korudur.

13
"...Mutluluk cümlemizin olsun,
her kulu ER’liğe soyunsun.
ER’lik yola bağlı kalmaktır.
ER’liğe soyunmak,
nefsinde olan her yükü
almamacasına atmaktır!
(Nefis ile mücadele mi?)
Mücadelenin ötesinde!
Kendini silip; ‘HAK vardır, ben değil!
HAK bilir, sen değil!
HAK görür, yalan değil!’ "
dedi, HAMZA DOST

10
ER’lik olana adım atmak,
kendinde olanı tutmaktır.
Yakındır, kement yerden de gelir.
MEVLÂNA’nın YUNUS’un okuduğu, ayrı değil.
Ayrı ağaca baksan, yoldan geleni beklesen,
kumda oluşanı bilmezsin.
O GÜN; kuma adım atan,
kendinde olanı tutandır.

28
Her sayfada düzen, her satırda sır vardır.
'Gör!' dedi isek, göreceksin.
ER'de asla itiraz yoktur!
Yol bizim değil, sizindir.
GÜL cümlenizindir.
'Nerden geldik nereye gideceğiz?' demeden
bekledik, en güzeli yolumuza ekledik geldik.
Gelişiniz öyle olur!
ALİ

8
Gayretin verdiğine uyduk,
‘ER MEYDANI’ dedik HAKK’a yöneldik;
sanmayın yanıldık, günlük hayale kapıldık.
ER olan bilir, ALLAH’ım bilenden RAZI olur.
PİR SULTAN ABDAL

9
Her kulu O’nundur, O’ndandır,
ER kulu O’nadır!
‘ALLAH!’ diyenin yönünü
biz değil ALLAH’ım tayin eder!

19
Her damlayı saymadan,
her zerreyi soymadan;
BİLGİSİNİ alamazsın,
bilmediğin bilginin bilgesi olamazsın!
ER’liğe soyunalım, bilgi ile giyinelim,
SABRINA bürünelim diyelim ki:
‘O’ndan O’nu bulacağız,
O’nun ile kendimize döneceğiz,
O’nu bildikte, beni sileceğiz!’

23
HAMZA DOST ER ile erliğe giyinen,
körden hizmetini esirgemeyen kullara
yardımcı olacağını söyledi

21
"...‘ER kuluna erlik yakışır.
Kaygusuz kalırsa, hoşnutsuzluğu silerse,
dünyaya bağını bölerse;
dünyada gölgeden kurtulur,
kavuşma hazzı ile dolar."
dedi, YUNUS’um

27
ER’lik; söylenemeyecek kadar büyük,
yaşandığında ulaşılacak yakınlıktadır.

19
ERLİK’te; sefer değil,
seher gerçeği gösterir.
Seher: aydın güne açılan,
bilgiye soyunan kişinin yorumudur!

24-1
Cümlenize selam olsun,
ER’liğe yol açıldı gönüller kayguyu silsin!
ERLİK’ten maksat;
DOST haline bürünmek,
kulunu kulunda bulmak,
kulluğu ile övünmek.

12
“Gökler yere inecek,
ERLER ata binecek,
serdar yola düşecek.
Manaya açılan kapılar,
yolunu konuktan bildirecek.”
dedi, SARI SALTUK

ERLİK’te terlemek vardır gürlemek değil,
gayret vardır, zorlamak değil!
SARI SALTUK

28
(ER kişi, kimdir?)
Dağdan taştan dem vuran,
yolun başında duran,
komşu ile söyleşen,
konuk ile paylaşan her kulu,
ER’liktir yolu.
MİMAR SİNAN

9
Gün gelir güzelden-güzeli getirir,
gün gelir bilmeyende kayguyu bitirir.
Selam olsun bilenlere, elden-eli verenlere,
ER yüzüne gülenlere.
ER'lik yolun hızıdır.
Yerden-göğe çalışılır,
bir yoncaya alışılır.
YUNUS