Cemiyet
 17
Verişimiz boş değildir elbet.
Alamayacak kula ALLAH’ım bizleri göndermez.
Olamayacak kul zaten alamaz, olamayacağı için alamaz. Alabilecek her kulunu ALLAH’ım yoklar.
Yanlış anlaşılmasın.
ALLAH’ım cümle kullarını yoklar,
alamayacak kuluna bizleri göndermez.
Olamayacak kul alamayan kuldur.
Olamayacağı için alamaz.
Yumurta yuvarlanır, sert yere geldimi kırılır.
Olamayacak kul da öyledir. Hep güzellik arar.
Güzel görmezse, güzel gördüğünün hakkına el uzatır. Devletten evvel, cemiyeti suçla.

25
Cemiyet bağa benzer, asmalar kula.
Budanan ağaç, bakılan bağ verimli olur, verimi bol olur. Aşağı bakma düşersin, yukarı bakma dönersin.


7
Adamak güzel, aldığına sevinmek ondan güzel.
Güzel olmayan, yolun doğrusunu bulmayandır,
cemiyete uymayandır.
Yanılmayın, cemiyet dedim,
yanılmış cemiyetten söz etmedim.
‘Yanılmış cemiyet nedir?’ der ÇAKIR düşünür.
Cemiyetin doğrusu; aldığına uyuşudur,
gayesini bilişidir, güzel konu buluşudur,
yardıma ihtiyacı olana el-ele verip koşuşudur.
Boş gün için kurulan cemiyet;
boş havada gezer, yüreğini ezer.


8-1
Doğru bilinen, vicdanına yük olmayan
hiçbir iş günah değildir.
Kul için değil, yaptığını ALLAH’ım için yapmalısın.
Kuldan korku niye?
Cemiyetin baskısını, PEYGAMBER dahi bastıramamış. Yaptığını, ‘ALLAH’ımın EMRİ!’ demiş,
meydana çıkmış, korkuyu gönüle koymamış.
ALLAH’ına sığınıp yaptığın işten korku duyma.
Zaten hayır olmayan işi,
KENDİ’ne sığınan kuldan uzak tutar.


12
Müslüman cemiyette, uyuşan her söz yerindedir.


Demokrasi, cemiyetin özgürlüğüdür.

4
Cemiyet bozukluğunun tek sebebi;
sevmeyi bilmeyenler,
‘Yalnız benim’ diyenlerin yoludur.


8
Maz, yasanın; kanun, yumağın.
Maz yumak: yasa, örf ve adet, cemiyetin kurduğu kanun. Yapmazsan, kanun seni cezalandırmaz.
Ancak, cemiyet cezalandırır.
Kanun her zaman seni bağlar.
Onun için, kendini önce yasalara alıştır ki,
kanun zorlu gelmesin.


10-1
Cemiyetin hatası, bir kula yüklenmez.

2 Kasım
Kul dilediğini duyup, dilemediğini duymazsa;
cemiyetin verdiğini alamaz.
‘Kul oldum’ der, cemaate karışırsa,
kayıtsız şartsız uymaya amade olmalı

8
Yozanın yozması, uyacağın bozmasındandır.
Yaşmak baş için olsa da,
yerinde koymazsan söze düşersin.
Söze düştüğün gün; yoldan çıkmış, yozmuş olursun. Aymayı bilmeli, sözü yerden değil cemiyetten almalı. Cemiyete uymayan, toprağa odun dikmeye çalışandır.

10
Kamu kulun ölçüsü olmalı, kulun görgüsü kamuya uymalı.

Bir lokma bir hırka günü geçeli asırlar oldu,
günde kul kamuya uydu.


25
Cemiyete uymak, gönül ile yakmak;
bedeni cemiyete,
RUH’unu ALLAH’a bağlamak.

Cemiyete uymayan, yerini silendir.
 
Cemiyet günün yaşantısını verir.
 
Sorulan İslamiyet’in şartları, KUR’AN’dadır.
RESULÜMÜZ onu da verdi.
KUR’AN’da verilenin, gününe uymasını;
her mümin kuldan istedi.
“Zamana kendini uydur.” dedi.

Cemiyete kendini uydur.
Kendine baktırmayacak şekilde.

Dozun sözünü vereyim;
kendine açıklık içinde çok örtü ile de baktırırsın.
Senin sorduğun, edebe örtü demektir.
Emevi. Yenmese, yerini bulmasa;
söz edilmezdi, hatun kula örtü konmazdı,
günde yerini vermezdi.
Unutulmasın;
RESULÜMÜZ hatunlarını örtmedi,
cemiyetten uzak tutmadı.
Daha önce verdim ya,
'Edep örtüsü' dedim ya.

25
RESULÜMÜZ der ki:
“Gününe uy.
Cemiyet ne derse, onu duy.
Uymazsan, seni ezer geçer.”
Ne senden bir şey alır, ne sana verir.
Dünyada yaşamak,
cemiyete bir şeyler verebilmektir.

14
Cemiyette düşünce ferde düşmez, fertlere düşer.
Eğer fertler bağımsız iseler,
cemiyet de çiçeği dökülmedik ağaca benzer.

11
Cemiyeti suçlayan, kendini dışında bilendir.
İçinde bilsen, kendini suçlarsın.

13
Cemiyetler; cemaatlerin düzenidir, düzen bulmuşudur.
Her kul düzenini buldukta, cemiyet tüm kalbolur.
Öyle cemiyette küfür kaybolur.
Sulh, dileyenindir.
Cemiyet kalb oldukta;
sulha mühür atmış olur, hukuk düzenine uymuş olur. ‘Nedir?’ derseniz;
ALLAH’ım dünyayı parselleyip, kuluna vermedi.
Ancak kul; ‘Düzen kurayım, adıma dünyaya temel atayım’ derse, düzende aşırı giderse ne olur?
Elbet mücadele gerekir.

7
...cemiyetin yargısından cemiyetteki sorumludur.
Cemiyet yargılarken,
cemiyettekine verdiğinden kendini sorumlu tutsa; cemiyettekini yargılarken daha insaflı olurdu.
Cemiyet, cemiyettekine verdiği ile öğünmeli;
vermediyse döğünmeli.
Tüm cemiyetin hatasını bir kuldan sormamalı.

2
Cemiyete üye olan, kaidesine uymaya mecburdur. ‘Uymayım’ dersen; haklı bile olsan, cemiyet seni ezer. Mümin olmak, sadece secdeye varmakla değil.
Cemiyete uymak ta, müminin vazifesidir.

6 aralık
...cemiyetler, asla yolsuz eyleme izin vermezler.
‘Olanlar nedir?’ denirse, olumlu ile olumsuzun çelişmesi. Olumsuz, hiçbir cemiyette barınak bulamamıştır.
Çünkü olumsuzlukta, dilenen yere hala varılamamıştır.

27
Tüzel bağlarda, mantık çerçevenin çok dışına taşar.
Öyle oluşta, kaderin seçtiği kişinin vicdanı,
topluma yön verir.
Tolumun mantığı bir çerçeveye alınırsa,
bağımsızlık açıklığa kavuşur.
Eğer toplumun mantığı çarpışıyorsa, kader kedere döner. Özde değil, gözde döner.

30
Cemiyetin gelişmesi değişmez.
En küçük cemiyeti al,
en büyük cemiyetin maketi olduğunu görürsün.

11
Görgüyü gelenekten bekleme, cemiyetin yargısına uy. Gelenek, her çevrenin kendi ölçülerinde kayıt bulur.
Soyut gelenek, somut kuralı çiğneyemez.

26
Yaprağı yapraktan ayırma, ‘sararan yaprak dökülür’ deme. Geyik misali, ormanın yöresine uy, töresine uydum de, bil. ‘Sevdim sevildim, yerimi öyle buldum’ dersen
artanı görmezsin.