Hak
14
Şerri kul yaratır, yanına-yönüne-yorganına düşman olur; ALLAH’ın verdiğine kanmaz, başka kulda gözü olur. Onunkine yolu olur, kötü düşünür;
düşündüğünü günde yapar,
yumaktaki hata onu kötüye atar.
Kötülüğü yense, ‘HAK hayır verir’ dense;
kötülük olmaz. ALLAH’tan gelmez.
ALLAH öyle kulu cezalandırır.
Yolunda olan bilir; YARATAN, yarattığını görür.
Kul bilmez, haklıyı haksızı ayıramaz.

18
 Hakkınızdan hak tanıyın.

5
Kulun hakkı kula geçmez,
ALLAH’ım buna izin vermez.
Alan, layığını bulur.

7
Meyveler oldu, sergiye vardı;
elini sürme, olgunu ezme haramdır.
Alışını verdim, sizlere dedim.
Sergi niye kurulur, niye teşhir edilir?
Beğendiğini alırsın, beğenmezsen yürürsün.
Elini sürersen, ‘Seçeyim’ diye ezersen;
senden sonraki alıcının hakkına el uzatırsın.
Hak yemek, günahtır.

9
Madem ki yarattı, bana verdiği de haktır.
Ettiğimi bulurum, ektiğimi alırım.
Değirmene un verdim;
unu verilir mi, buğday verdim, un aldım.
Unu değirmenciye verdim.
Elbet hakkını ayırdım.

4 aralık
Sevgimiz bakidir, layık kulun hakkıdır.
HAK’tan gelen esirgenmez,
kul hakkı kula değiştirilmez.

9
Adaletten çıkılmaz, haksız olan yapılmaz.
Hak edilen, niyetine uyandır.
HAZRETİ OMAR der ki:
“Adaleti içinde duyan,
‘Adam sende’ demeyene;
hak korumaya kalkma.
Kalkarsan;
hem sen, hem o zararlı çıkarsınız.”

26
Dünyanın malı, ne senin ne benim; sadece ALLAH’ımın. VERDİĞİ kadar gelir, dilediğin kadar değil.
Geleni kimse almaz, senin hakkına el uzatmaz.
Hak olanı, hakkı olan alır.

4
Her şey ALLAH’ımdan dilenir.
Hak yiyeni ALLAH’ım şaşırtır.
Onun nasibi olmayanı,
eline alsa bile elinden kaçırır.

16-2
‘Hak olan, HAK’tan’ dersen, hakikattir.
Hak olanı HAK’tan ayırırsan, kulu kula kayırırsan;
HAK YOLU’nu çiğnersin, çiçekleri ezersin.
Düşünün, bahçede yürüyüş yolu varken,
çiçeklerin arasından geçersen;
çiğnersin, ayağın çamur olur, üstün tozlanır.

20
Hak yiyen olmayın, kula cefa etmeyin.
Kula cefa da hak yemektir.
Yağmadan gelen, yağmaya gider.
Olağandır öyle şeyler.

Asmayı budayan değil, üzümü bekleyen alır.
Elbet budayanın gözü kalır.
 Onun da hakkını ver ki, yoluna gitsin.

27
Hak arayan, kul kapısı çalmasın,
‘Hakkım sende’ demesin.
ALLAH’ımdan dilesin, ADALETİ’ne sığınsın.

22
ALLAH’ım hak yiyene, sevap yazmaz

5
Halktan almaya muktedir olmayan, HAK’tan alır.
Hakkını korumaya kanun yetersiz ise,
HAKK’ın ADALETİ tecelli eder.
HAKK’ın ADALETİ, haklı olanda tecelli eder.
Terazisi, kainatın kuruluşundan bugüne şaşmamış,
haktan ötesini aşmamış,
O’na sarılan kul düşmemiş.

17
‘Dünyaya kök salayım’ diyen bedenin yolu,
dünya ile evren arasında kalır.
Korkulan cehennem odur.
Oranın yüceliği şuradadır ki,
en geride olan dahi bu aleme giremez.
Her gelen, geldiği gibi olduğunu,
‘ALLAH’ımın takdirinden’ der;
kendi dünya dolayından aldığı mertebeye,
kayıtsız şartsız boyun eğer.
Çünkü öyle bir MAKAM’dadır ki,
adaletin hak olduğu,
kul hakkının en önde geldiği yerdir.
Hiçbir kul,
ALLAH’ıma isyan ettiği için mertebesinden düşmez.
Af dilemesi yeter.
Sadece kula ettiğinin cezasını görür.
Kul hakkını düşünelim,
sadece para ile ölçmeyelim.
Kul hakkı beden ile, kul hakkı gönül ile,
kul hakkı sevgi ile ölçülür.
Sevgisini esirgersen,
bedenine cefa edersen,
gönlünü kırarsan,
ve parasını haksız yere iktisap edersen;
ALLAH’ım seni AFFETSİN.
Kulunun affettiğini, ALLAH’ım da AFFEDER.
Seni senin ile değerlendirir,
seni benim ile değerlendirmez.
Ne sen beni, ne ben seni yüceltemeyiz.
Seni de beni de yüceltecek olan, gönül yapımızdır.

31
Kuldan gelen hata, ne kadar büyük olsa da;
ALLAH’ımın AFFI’ndan büyük değildir.
Yeter ki kul hakkı, kulu tutmasın.

5
Her iki taraf ta, ‘Ben haklıyım!’ der.
Ne var ki, hak olanı sadece ALLAH’ım bilir.

14
Eğer devlet, haktan uzak kalmış ise,
yükümünde milleti parçalamıştır.

30
‘Benim hakkım, bende kalandır’ dedin mi,
mutluluk senindir;
ötesini diledin mi, gönlüne duman serdiğindir.

7 haziran
“ ‘Ay!’ diyen yanılır,
‘HAY!’ diyen alınır,
‘HAK!’ diyen uyanır.
Uyansa-uyanmasa,
HAKK’ın dediği olur.”
dedi, YUNUS’um

7
"Toprağı taşı ayırsam, kulu kula kayırsam;
sevenden olur muyum,
YUNUS diye anılır mıyım?"
dedi, YUNUS'um sözü aldı.
"HAK ile BİR olayım dersen,
halkı bul, halkta HAKKI gör!
'Aç aça el açmaz, tok aça gönül açmazsa
halkın seyri bozulur.' diyene de ki:
Halkın seyri HAK'tan uzak kalırsa bozulur.
Ne var ki, halktan uzak kalırsa, yozulur.

17
"...Halk ile BİR’liğe gidersen,
kendini HAK’ta bulursun"
dedi, ALİ

19
 ‘Nefsimi yenemedim,
kulluğu denemedim’ dersen, kırılacak haldesin.
‘Kırılmak, HAK’tan mı halktan mı?’ denilir.
HAKK’ın verdiğini kulu bilmezse,
halk ile karşı karşıya kalır,
karşılıkta kendini bulur.

17
Değirmene su geldi ise, değirmenci güler.
Değirmenci güldü ise, halkın yüzü güler.
Ne HAK uzaktır, ne halk
OMAR

5 temmuz
“AŞK ile geldik söze, duralım dedik dize.
Sözümüz cümlenindir, gönlümüz HAK ile, yolumuz halk ile. Kanmadan yürüdük geldik, yanmadan arayıp bulduk, RESULÜ ile konuya girdik.”
dedi, ALİ

6-2
kul hakkına kul rızası ile girilir.